Kemal Tahir'in en sağlam romanlarından biri olan Kurt Kanunu'nu pek de iyi yansıtamamışlar. Romanı okunmalı. Ballı Naciye karakterini hele hiç beğenmedim. Sıfır oyunculuk. Hele bir sahne var. "Eyvah basıldık!" diye güya telaşa kapılışı o kadar ruhsuz ki. Pelin Akil, dizi…devamıKemal Tahir'in en sağlam romanlarından biri olan Kurt Kanunu'nu pek de iyi yansıtamamışlar. Romanı okunmalı. Ballı Naciye karakterini hele hiç beğenmedim. Sıfır oyunculuk. Hele bir sahne var. "Eyvah basıldık!" diye güya telaşa kapılışı o kadar ruhsuz ki. Pelin Akil, dizi versiyonunda çok daha iyi oynuyordu bununla mukayese edince. Abdülkerim karakteri tip olarak iyi seçilmiş ama onun da aktörünü pek tutmadım. Semra Hanım karakteri daha iyi işlenebilirmiş ama 2 saatlik film sonuçta çok derinlemesine girmemişler. Rasim Öztekin'i görünce bir anda şaşırdım. Yan karakter gerçi çok bir rolü yok. Bir tek Perihan Hanım'ı oynayan aktrisi beğendim diyebilirim onu da simaen bildiğimden herhâlde. Onun haricinde pek bir oyunculuk yok.
Romanda da sıkıntılı yerler yok değil. Tahir'in Kara Kemal'i bir çeşit filozof kral gibi kurgulaması daha doğrusu yazar olarak fikirlerini ona söyletmesi pek uygun gelmiyor bana. Onun haricinde dönemi tahlil edişi muazzam tabii. İttihatçıların ayrışması ve son halkada Mustafa Kemal'e biat edenlerin etmeyenleri tasfiye etmesi.. Öyle ki bir yerde Kel Ali [Çetinkaya] sanıklardan birine "Şu vakit şu evde ne işin vardı" minvalinde bir şey sorduğu vakit sanık da verir cevabı "Bunu bana niye soruyorsunuz ki? Bunu siz de gayet iyi bilirsiniz zira siz de oradaydınız!" der. O bakımdan romanın ikonik lafı "Kurtlukta düşeni yemek kanundur." müthiş bir özettir.
Abdülkerim: Bizi temizlemeye mi karar verdiler abi?
Kara Kemâl: Hiç şüphem kalmadı. Bir taşla üç kuş vuracaklar. Muhalif mebusların gürültüsünü, paşaların ordudaki nüfuzunu ve İttihatçılığın kökünü... Hep birden kazıyacaklar.
Emin Bey: Peki, önlenemez miydi? [Mahmut Şevket Paşa suikastı]
Kara Kemâl: Önlemek mümkün değildir. Ordu bizden yana hesabıyla, devlet elden gidiyor aldatmacasıyla suikastçı söz anlamaktan çıkar. Şükrü ile konuştum kaç kez. Anadolu Savaşını İttihatçıların kazandığına inanıyordu. Hakkı yenilmiş sayıyordu kendini. Anlatamadım, muhalefette kaldığı için böyle düşünmekte olduğunu. Halk Partisi'ne girseydi bizim kelden daha iyi becerirsin oysa İstiklal Mahkemesi başkanlığını...Bir gün Yahya Kemâl, Gazi Paşa'ya İttihatçılarla anlaşmak gerekse bu işi Kara Kemâl'le yapsanız diyince Paşa gülmüş "Bazı eski İttihatçılara yaptırdığımın sözünü bile edemem Kara Kemâl'e" demiş. Askerî zaferin politikada ne kadar ağır basacağını, karşımdakinin bunu ustalıkla kullanacağını ölçüp biçmedim değil. Gene de yanılıp tarafsızlığı seçtim.
Yenik düşmüştük bir kez. Bir politikacı için en büyük ceza devletin kendi elinde batmasıdır. Kurtlar boğuşmasına girdik, yenik düştük. Kurtlukta düşeni yemek kanundur.