Anime Schizo Rambling #3 *Bu konsept benim -genelde animelerle alakalı - aklımda dolaşan fikirlerden kurtulmak için yazdığım yazılar. Önceki ikisi daha yapım süreci ve işin görsel tarafıyla alakalıydı, bu ise daha çok hikaye tarafı ile alakalı. *Bu arada belirteyim: ben…devamıAnime Schizo Rambling #3
*Bu konsept benim -genelde animelerle alakalı - aklımda dolaşan fikirlerden kurtulmak için yazdığım yazılar. Önceki ikisi daha yapım süreci ve işin görsel tarafıyla alakalıydı, bu ise daha çok hikaye tarafı ile alakalı.
*Bu arada belirteyim: ben yazar değilim ve burada yazdığım şeyler de "objektif gerçekler" değil. Sadece gereğinden fazla anime izlemiş birinin kişisel gözlemleri, o yüzden dediklerimi kanun sunuyorum gibi algılamayın lütfen.
Şu animelerden spoiler içerir: Akame ga Kill / Attack on Titan / Made in Abyss / Perfect Blue
Şok faktörü ucuz değildir, taklidi o kadar kolaydır ki öyle gözükür.
Şok faktörü nedir?
Şok faktörü, izleyicinin beklentisini ani ve sert bir şekilde kırarak güçlü bir duygusal tepki yaratmayı amaçlayan anlatım tekniğidir. Bu tepki korku, rahatsızlık, iğrenme, üzüntü veya sadece şaşkınlık olabilir.
Neden şok faktörü ucuz görülür?
Şok faktörü, izleyiciden tepki almanın görece kolay yollarından biridir. Bir karakter ölümü, açık gösterilen bir yara gibi sahneler çok ustalık istemeden de işlenebilen konseptler - bu arada asla ustalıkla yapılamazlar demiyorum, sadece amatörce yapıldığında bile etkileyici olabileceğinden bahsediyorum- olduğundan hikaye anlatımında bunlara yaslanmak ucuz görülür. Bunun dışında izleyici duygusal anlamda manipüle ediliyor gibi de hissedebilir.
Örnek 1: Akame ga Kill
Akame ga Kill animesi şok faktörünün kötü kullanımlarından birine örnek. Anime fantasy/aksiyon animesi olup durmadan karakter öldürmesiyle tanınır. Karakter ölümleri ilk başlarda etkili olsa da, ilerledikçe artık umursamayı bırakıyorsunuz. Bunun iki sebebi var, ilki yoldaşlarının ölümlerinden kalıcı yaralara sahip olmayan karakterler. Bu da "sadece izleyici ağlasın diye mi bu karakterler ölüyor?" düşüncesini tetikliyor. Diğer nedeni de absürt miktarda ölen karakter sayısı, karakter öldürülüp "trajik" backstory'lere bu kadar fazla yaslanınca bir noktada etkilemeyi bırakıyor. Çünkü şok olması gereken şey beklenene dönüşüyor, sadece karakterlerin sırasının gelmesini bekliyorsunuz.
Örnek 2 ve 3 - Attack on Titan/Made in Abyss
Attack on Titan ölümleri olabildiğince rahatsız edici bir şekilde gösterip şok faktörünü sonuna kadar kullanıyor - ama sadece ilk iki sezonda. İlk başlarda karakterler tanıtıldıktan kısa süre sonra ölse de, ilerisi için bir amaca hizmet ediyor: herkes her an ölebilir hissini izleyiciye geçirmek. Bu hissi vermeyi başardıktan sonra rastgele ölümler azalıyor, ölümler artık sezonlar sonra bile etkili olmaya, karakterlerin aksiyonlarına yön vermeye başlıyor.
Başka bir iyi örnek, Made in Abyss ilk sezonu. Anime Abyss'in korkunçluğunu söylese de bunu göstermiyor, minnoş bir macera animesi gibi başlıyor. Abyss'in korkunçluğunu ise bir kırılma anında olabilecek en rahatsız edici şekilde görüyoruz. Burada da bir amaç var: Abyss'in derinlerinin ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlatmak ve yaratılan tezatlıktan en ekstrem biçimde faydalanmak.
Şok faktörü ucuz değildir.
Şok faktörü yukarıda örnek verdiğim gibi pozitif şekillerde kullanılabilir, ama nasıl yapıldığı da ustalık gerektiren bir şey. İki önemli şey var başarılı bir şok faktörü sahnesi için, o ana kadar ne kadar kullanıldığı ve ne amaçla kullanıldığı. Fazla kullanılan şey duygusal etkiyi kaybeder, ve amaçsız olan şey akılda kalıcılığını kaybeder.
Şok faktörü aynı zamanda tehlikelidir.
Her hikaye anlatım aracı gibi şok faktörü de iyi ve kötü kullanılabiliyor, ama kullanımı riskli olduğunu kabul etmek gerek. Örnek olarak Perfect Blue tecavüz sahnesi bir yandan bir amaca hizmet ediyor ve seri şok faktörünün suyunu çıkarmıyor, ama yine de bu kullanımı oldukça rahatsız edici ve tetikleyici olabilir. Etkisi kişiden kişiye farklı tepkiler alabilir - belki bu her hikaye anlatım tekniği için söylenebilir ama burada alınan tepkiler çok daha ekstrem, hem pozitif hem negatif anlamda. Bu yüzden kullanırken iki değil üç kere düşünmek gerekli.
Sonuç
Şok faktörü, başarısız taklitleri nedeniyle insanların zihninde ucuz bir anlatım tekniği olarak kodlanmıştır, ama aslında oldukça güçlü bir silahtır: doğru kullanıldığında bir hikayeyi/sahneyi unutulmaz yapabilir. Şok faktörü ile izleyiciden bir reaksiyon alabilirsiniz, ama asıl önemli olan şey geriye anlamlı bir şey bırakmaktır ve iyi şok faktörü sahneleri bu konuda oldukça başarılıdır.