Babam arkada futbol açmış ben de overthinking köşeme kurulmuşum. O şu an muhtemelen beni süzüp bu kız kiminle mesajlaşıyor aq diye düşünüyor. Bende dahada şüphelensin gıcık olsun diye bişeyler yazayım dedim telefona full odak yalandan gülüş atıyorum rolleniyorum .Bilmiyor ki…devamıBabam arkada futbol açmış ben de overthinking köşeme kurulmuşum. O şu an muhtemelen beni süzüp bu kız kiminle mesajlaşıyor aq diye düşünüyor. Bende dahada şüphelensin gıcık olsun diye bişeyler yazayım dedim telefona full odak yalandan gülüş atıyorum rolleniyorum .Bilmiyor ki kızı kimseyle mesajlaşmıyor, boş boş bir şeyler yazıp sizin kafanızı şişiriyor. Kapalı kapılar ardındaki dertlerimiz adına yazıyorum bunu. Çünkü hepimiz bir şeylerle mücadele ediyoruz. Her evde kimsenin birbirine anlatmadığı küçük büyük dertler var. Bazılarımız geçim derdi yaşıyor, ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Bazılarımız hastalıklarla mücadele ediyor, kendi bedeninin içinde kimsenin görmediği bir savaş veriyor. Bazılarımız sevmediği işlerde ömür çürütüyor, her sabah istemediği bir hayata uyanıyor. Bazılarımız sınavlarla, gelecek kaygısıyla, yetişme telaşıyla boğuşuyor. Bazılarımız ailesinin, çevresinin ya da toplumun üzerimize bıraktığı baskılarla mücadele ediyor. Kiminin borcu var, kiminin ölen kaybettiği biri, kiminin anlatamadığı bir derdi. Bazılarımız bir şeyleri düzeltmeye çalışıyor ama nereden başlayacağını bile bilmiyor. Bazılarımız da hiçbir şey olmamış gibi davranıp günü tamamlamaya çalışıyor. Çünkü insan bazen yaşadığı şeyi anlatacak gücü bile kendinde bulamıyor.
Aynı sofrada oturup herkesin kendi kafasının içinde başka bir hayat yaşadığı oluyor bazen. Birimiz geleceği düşünüyor, birimiz geçmişi, Gelecek kaygısı diye bir şey var mesela. Nereye gidiyorum, yetişebilecek miyim, herkes bir yerlere gidiyor da ben neden hâlâ peronda bekliyorum diye düşünüyor insan. Sonra geç kalmışlık hissi geliyor. İnsan bazen hayatın kendisini beklemediğini düşünüyor. Ve bazılarımız yalnızlığıyla mücadele ediyor bazılarımız Ya bütün bu çabaya rağmen istediğim yere varamazsam diye düşünüyor Ya uğraştığım kadar karşılığını alamazsam, ya sonunda dönüp kendime bakıp bütün bunlar ne içindi diye sorarsam.
Sonra başkalarının hayatlarına bakıyoruz. Biri hayatını düzene sokmuş. Biz de sosyal medyada iki saniyelik bir hikâyeye bakıp kendi hayatımızın kötülüğünü değerlendiriyoruz. Oysa kimsenin içeride ne yaşadığını bilmiyoruz. Gülümseyen insanın gecesini, çok konuşanın sustuklarını, güçlü görünenin yorulduğunu, iyi olduğunu söyleyenin gerçekten iyi olup olmadığını bilmiyoruz.
Belki insanlığın en büyük ortak noktası bu. Hepimiz biraz saklıyoruz kendimizi. Çünkü bazen anlatmak yorucu, bazen anlaşılmamak daha yorucu, bazen de insan sadece iyiyim deyip konuyu kapatıyor. O kapının arkasında ne olduğunu kimse bilmiyor.
Bazılarımız çok sevdiği insanları kaybetti, bazılarımız henüz kaybetmedi ama kaybetmekten korkuyor. Ben o konuda hep şükretmişimdir, sevdiklerim hâlâ yanımda diye. Ama insan sevdiği şeyleri kaybetme ihtimalini düşündükçe hayatın ne kadar kırılgan olduğunu fark ediyor. Belki de bu yüzden küçük şeyler bu kadar kıymetli. Evden gelen bir maç sesi, akşam içilen bir çay, gece herkes sustuğunda gelen o kısa sessizlik, birinin durup nasılsın demesi. Hayatı kurtarmıyor belki ama insanın nefes almasına yetiyor.
Keşke hepinizin derdini anlayabilsem. Keşke elimden gelse de biraz olsun yardımcı olabilsem. Keşke bazen hiçbir şey söylemeden yanınıza oturup sadece sarılabilsem. Çünkü bazen insanın ihtiyacı çözüm değil, birinin yanında olduğunu bilmek.raftaki çoğu kişiyi arkadaşım olarak görüyorum maalesef ben buyum bu kadarım çabuk bağlanır ve değer veririm.
Belki hayatın bütün meselelerini çözemeyeceğiz. Belki bazı şeyler istediğimiz gibi olmayacak. Bazı hayaller yarım kalacak, bazı insanlar gidecek, bazı sorular cevapsız kalacak. Bunu kabullenmek biraz can sıkıcı ama hayat zaten çoğu zaman bizim fikrimizi sormadan ilerliyor. Biz de elimizden geldiğince devam ediyoruz.
Hepimiz bir maçtayız ve maç bitmediği sürece insanın hâlâ bir şansı var.
Belki umut dediğimiz şey de bundan ibaret. Her şeyin düzeleceğine inanmak değil, her şey düzelmese bile yarın yine kalkabileceğini bilmek.
O yüzden Kendimize biraz daha merhametli, birbirimize biraz daha anlayışlı olalım. Çünkü herkesin içinde kimsenin görmediği bir hikâye var. Ve belki de hepimizin ihtiyacı olan şey o hikâyeyi tamamen çözmek değil. Bazen sadece kapıyı çalmak.neyse dostlarım umarım hepiniz mücadele ettiğiniz dertlerden kurtulursunuz hayatta hep güzellikler ile karşılaşırsınız buda böyle bi iç dökmeydi💕💖