Son zamanlarda köpeklerini gazete kağıdıyla eğitenleri çok sık duyuyorum. Bu konuyu uygulamanın doğru ya da yanlış olmasından ziyade tamamen hayvan psikolojisi ve kognisyon olarak geçen bilişsellik üzerinden değerlendiriyorum. İstisna, köpekler binlerce yıllık evrimsel süreçleri sayesinde insan seslerine, nidalara ve sosyal…devamıSon zamanlarda köpeklerini gazete kağıdıyla eğitenleri çok sık duyuyorum. Bu konuyu uygulamanın doğru ya da yanlış olmasından ziyade tamamen hayvan psikolojisi ve kognisyon olarak geçen bilişsellik üzerinden değerlendiriyorum.
İstisna, köpekler binlerce yıllık evrimsel süreçleri sayesinde insan seslerine, nidalara ve sosyal hiyerarşiye çok net tepkiler verebiliyor. Örnek olarak bir köpek vazo kırdığında ona gazete kağıdıyla vurduğunuzda ya da yüksek sesle bir tepki gösterdiğinizde hem davranışınız, hem ses tonunuz ile irkilir. Çıkan gürültülü ses ve sert reaksiyon karşısında durumu hemen analiz ederek "Sürü liderim memnun değil, ben kötü bir şey yaptım ve bir daha o vazonun yanına yaklaşmamalıyım" çıkarımını yapma eğiliminde. Ama bunun farklı yöntemleri de var. Kırılmamış her vazo için bir ödül maması onu vazoların galaktik koruyucusu statüsüne de çıkarabilir.
Ancak aynı cezalandırma yöntemini, örneğin gazete kağıdı ile vurmayı veya su fışkırtmayı bir kediye uyguladığımızda işler tamamen farklı bir boyuta geçiyor.
Kedi vazoyu kırdıktan 2 saniye sonra arkasını dönüp gittiğinde ona su fışkırtırsanız kedi bu iki olayı zihninde birleştiremez.
Hayvan davranış biliminde eylem ile cezanın eşleşmesi için kedilerde maksimum 1 2 saniyelik bir algı penceresi var. O süre aşıldığında kedi vazoyu kırdığını unutur ve ortada sadece durduk yere ona saldıran bir insan kalır.
Kedi olaya anlam veremez ya da vazo kırıldığında çıkan yüksek sesten zaten korkup paniğe kapılarak etraftaki diğer nesneleri de kırabilir. Eğer o ilk anlık zaman diliminde uyarılmazsa, olaya hiçbir anlam yüklemeden arkasını döner ve yoluna devam eder.
Diyelim ki vazo kırılma anında, anında reaksiyon gösterip yüksek sesle "şşt" diyerek ortaya bir nida bıraktınız. Bu ani uyarıcı, kedinin o anki eylemini durdurabilir. Fakat kediler köpekler gibi insanı memnun etme dürtüsüyle yaşamadıkları için bu kural kalıcı değil.
Kedi 5 dakika sonra o uyarıyı unutup vazonun yanına tekrar gelir. Sizin her 5 dakikada bir aynı tepkiyi vermeniz gerekiyor ki bu sürdürülebilir olsun. Ama mümkün değil.
Bu noktada kedi psikolojisi uzmanlarının ve veteriner hekimlerin tavsiyeleri olan altın kural devreye giriyor "Kedi eğitilmez, çevre kediye göre düzenlenir".
Yani bir vazo sürekli tehlike altındaysa yapılması gereken tek ve en mantıklı seçenek o vazoyu ortadan kaldırmaktır.
Olayı sadece kediyi o bölgeden kaçırmak üzerinden kurgularsak, vazo henüz kırılmadan kediyi gazete kağıdı veya su spreyi ile uzaklaştırmaya çalışmak da amaca hizmet etmez. Kedi bu eylemi vazo ile bağdaştırmaz. Sadece o ortamdan uzaklaşması gerektiğini kavrayacak ama vazoyu kırıp kırmaması gerektiğiyle ilgili hiçbir ders çıkarmayacak.
Üstelik bu durum kediye "Vazo kırmak yasaktır" mesajını değil, "Bu insan elinde sprey ve burulmuş gazeteyle dururken bağırıyorsa onun yanında bulunmak tehlikelidir" mesajını verir.
Eylemle doğrudan bağdaşmayan bu ceza, davranış düzeltmek yerine sadece kedinin size duyduğu güveni zedeler.
İşin belki de en ilginç ihtimali, kedinin sizin yüksek sesli tepkinizi ve cezanızı tamamen yanlış anlaması. Vazo kırıldığında ilk 10 saniye içinde hem bağırıp hem de su fışkırtırsanız, kedi düşen nesnenin çıkardığı sesi ve sizin abartılı reaksiyonunuzu interaktif bir oyun bile sanabilir ve koşarak bir köşeye saklanır, siz gelene kadar bekler ve geldiğinizde ayaklarınıza atlayıp sizi korkuttuğunu sanır ve kıkırdayarak kaçar.
Hatta zihninde "Ben bu vazoyu yanlış kırdım, geride kırılmadık parçalar kaldı ve insanım bana su fışkırtarak vazoyu neden daha güzel kıramadın diyor" şeklinde bir kurgu bile yaratabilir. Canı istediğinde arkasını dönüp uzaklaşmış gibi yapar, sizin olayı unuttuğunuzu sandığı bir anı bekler ve sinsice geri gelip istediğinizi sandığı şekilde o vazonun kalanını da kırar. Böylece sizden hoşnutluk bekler.
Sonuç olarak kedilerin dünyasında suç veya ceza kavramı yok, sadece neden sonuç ilişkisi ve güvenlik algısı var.