Spoiler içeriyor
Uzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu zihinsel olarak yaşıtlarından farklı olan Charlie Gordon’un daha zeki olmak için bir deneye katılmasıyla başlıyor. Charlie’nin en büyük isteği yalnızca zeki olmak değil. İnsanların onu anlaması, arkadaş edinmesi ve ailesi tarafından olduğu haliyle…devamıUzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu zihinsel olarak yaşıtlarından farklı olan Charlie Gordon’un daha zeki olmak için bir deneye katılmasıyla başlıyor. Charlie’nin en büyük isteği yalnızca zeki olmak değil. İnsanların onu anlaması, arkadaş edinmesi ve ailesi tarafından olduğu haliyle kabul edilmesi. Deney daha önce Algernon adındaki bir fare üzerinde uygulanmış ve başarılı olmuş durumda. Charlie de zamanla Algernon’un yaşadıklarının aslında kendi geleceğine dair bir işaret olduğunu fark ediyor.
Charlie’nin zekası arttıkça çocukluğunu, ailesini ve çevresindeki insanları yeniden değerlendirmeye başlıyor. Daha önce arkadaşları sandığı insanların aslında onunla dalga geçtiğini anlaması ve annesinin onu olduğu gibi kabul etmek yerine değiştirmeye çalıştığını fark etmesi karakterin geçirdiği değişimi çok daha anlamlı hale getiriyor. Charlie’nin zekası arttıkça insanları daha iyi anlaması beklenirken aslında onlardan giderek uzaklaşması da kitabın en dikkat çekici taraflarından biri.
Algernon ile Charlie arasındaki bağ ise kitabın en etkileyici ilişkilerinden biri başta yalnızca deneyin bir parçası olan Algernon, zamanla Charlie’nin kendisini gördüğü bir aynaya dönüşüyor. Algernon’un gerilemesi ve ölümü Charlie için kendi sonunu görmek gibi oluyor. Bu yüzden Algernon’un ölümü beni de oldukça etkiledi. Charlie’nin ona yalnızca bir deney hayvanı olarak değil, aynı kaderi paylaştığı bir arkadaş olarak bakması finalde çok daha anlamlı hale geliyor.
Alice ile Charlie arasındaki ilişki de Charlie’nin değişimiyle birlikte farklılaşıyor. Alice onun hem eski halini hem de değişen halini görebilen insanlardan biri. Charlie zekasını kaybetmeye başladığında yaşadığı öfke ve çaresizlik bu ilişkinin ikisi için de ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Buna rağmen Alice’in Charlie’nin içindeki eski kişiyi görmeye devam etmesi benim için önemliydi.
Kitabın en güçlü tarafının zekayı insan değeriyle eşitlememesi olduğunu düşünüyorum. Charlie ameliyattan önce daha değersiz değildi. Sonrasında da daha değerli biri olmadı. Sadece dünyayı farklı bir şekilde görmeye başladı. Hatta en zeki olduğu dönemde yalnızlaşırken, eski haline döndükçe insanlara karşı merhametini koruması bunu daha da açık gösteriyor.
İlerleme raporlarındaki yazım hatalarının zamanla değişmesi de kitabı benim için daha etkileyici yapan ayrıntılardan biriydi. Başta sadece anlatım biçiminin bir parçası gibi görünürken sonunda Charlie’nin kaybettiklerini doğrudan görmemizi sağlıyor. Finalde Algernon’un mezarına çiçek bırakılmasını istemesi de bütün hikayeyi tamamlayan çok dokunaklı bir ayrıntıydı.
Genel olarak Algernon'a Çiçekler benim için yalnızca bir deney ve zekanın değişimi üzerine kurulmuş bir bilim kurgu hikayesi olmadı. İnsanların birbirine nasıl davrandığını, sevilme ve kabul edilme ihtiyacını, yalnızlığı ve insanın kendisini tanıma çabasını anlatan oldukça insani bir kitaptı. Charlie’yi okurken onun zekasındaki değişimden çok, bütün bunların içinde insanlığını nasıl koruduğunu takip etmek beni etkiledi.