10.08.2026 Orijinal yapımı önce izlediğimden olsa gerek, Cam Sehpa'yı izlerken sürekli kıyaslama yaptım ve sonuçtan pek de memnun kalmadım. Bunu yazarken de ister istemez kıyaslama yapacağım. Çoğu yorumda Can Evrenol birebir aynısını uyarlamış denmiş. Asla katılmıyorum. Senaryo, küçük değişiklikler haricinde…devamı10.08.2026
Orijinal yapımı önce izlediğimden olsa gerek, Cam Sehpa'yı izlerken sürekli kıyaslama yaptım ve sonuçtan pek de memnun kalmadım. Bunu yazarken de ister istemez kıyaslama yapacağım.
Çoğu yorumda Can Evrenol birebir aynısını uyarlamış denmiş. Asla katılmıyorum. Senaryo, küçük değişiklikler haricinde tamamen aynı ama ton ve anlatım farkı bariz bir şekilde vardı. Orijinal yapım The Coffee Table daha dramatik, psikolojik ve komedisini sunarken bizi rahatsız eden bir havadayken, uyarlama filmimiz Cam Sehpa dramatikliği pek gösteremiyor, psikolojik tarafı ise tam olarak çalışmıyor çünkü film, psikolojikmen çökmüş bir karakter mi izletecek yoksa az sonra psikopata bağlayacak bir caniyi mi, karar veremiyor. Burada çok net bir Can Evrenol dokunuşu var, kötü mü olmuş? Hayır.
Kötü olan bir nokta var ki o da aslında tüm filme yayılıyor. Orijinalin aksine Cam Sehpa dramatik veya psikolojik gerilim olmak istemiyor. Daha çok aralara sert ve sarsıcı sahneler serpiştirilmiş bir absürt komedi izletiyor Can Evrenol bize. Maalesef ben bu absürt komediyi hiç sevemedim.
Eğlenceli, akıyor ama bir şeyler eksik hissettiriyor ve o eksiği bir türlü bulamıyorum. Oyunculuklar yer yer yapmacık oluyor ama bu, absürt komedinin etkisi mi anlaşılmıyor. Yan karakterler biraz havada kalıyor, yönetmenlik desen hiç üzerine düşünülmemiş, öylesine çekilmiş hissettiriyor. Güzel detaylar elbette var ama Can Evrenol'dan daha farklı bir şey bekliyordum. Bu haliyle ortalama olmaktan öteye gidemiyor Cam Sehpa.
Orijinalin aksine izleyeni sarsacak sahneyi göstermekten çekinmiyor, hatta yüzümüze çarpıyor. "Bak, şöyle oldu, burada bu şekilde oldu." diye bize özenle açıklama yapıyor. Burasını sevdim çünkü orijinalinde bu sarsıcı sahne biraz saklanıyordu.
Ancak daha önce de söylediğim gibi, bu filmin en büyük sorunu, daha doğrusu bana geçmeyen kısmı absürt komedisiydi ve bu yüzden sevemedim. Daha önce bol dramalı bir şekilde izlediğim hikâyeyi burada absürt komedide görünce garipsedim.
Son olarak benim de cam sehpayla bir anım var. Benimki filmdeki gibi dramatik değil, tamamen çocukken yaptığım bir mallıktan kaynaklanıyor olsa da izlerken aklıma gelip durdu. Kuzenimle koşarken düşüyor muyum, ne oluyor bilmiyorum, tam hatırlamıyorum ama alnım cam sehpanın sivri ucuna çarpıyor. Hastaneye gidene kadar birkaç havlu kan akmış sanırım. Sonrasında dikiş midir, ameliyat mıdır, neyse, halletmişler. Alnımda iziyle devam ediyorum. O günü tam hatırlamadığım için bende travma olmamış olsa da o günü yaşayan herkese bir travma bırakmış oldum. Bu bilgiyi de ne yapıyorsanız yapın.
5,74/10