Spoiler içeriyor
Filmi dünkü psikiyatrik sınavı için izlemiştim sınavda soracak diye ama tabii ki sormadı. :') Madem sınavda sorulmadı ben de buraya yorum yazayım dedim ahshah İzlerken bir yandan Benni'nin davranışlarına anlam vermeye çalışırken bir yandan da bu çocuğun hayatının nasıl bu…devamıFilmi dünkü psikiyatrik sınavı için izlemiştim sınavda soracak diye ama tabii ki sormadı. :') Madem sınavda sorulmadı ben de buraya yorum yazayım dedim ahshah
İzlerken bir yandan Benni'nin davranışlarına anlam vermeye çalışırken bir yandan da bu çocuğun hayatının nasıl bu noktaya geldiğini düşündüm. Film boyunca en çok hissettiğim şey çaresizlikti. Çünkü karşımızda sadece öfke kontrolü olmayan, sürekli çevresine zarar veren ya da bulunduğu ortama uyum sağlayamayan bir çocuk yok. Aslında görülmek, anlaşılmak, sevilmek ve bir yere ait olmak isteyen küçük bir kız çocuğu var.
Benni'nin annesiyle olan ilişkisi filmin en önemli noktalarından biriydi bence. Annesini çok seviyor, onunla yaşamak istiyor ve annesinin kendisini kabul etmesini bekliyor. Fakat annesi Benni'nin davranışlarıyla baş edemiyor ve onunla aynı evde yaşamaktan korkuyor. Benni'nin annesinden vazgeçememesi, her defasında ona dönmek istemesi ve annesinin yanında olabilmek için gösterdiği çaba gerçekten çok etkileyiciydi. Çünkü bir çocuğun en temel ihtiyaçlarından biri güvenli bir aile ortamında büyümek ve koşulsuz kabul görmek. Benni ise bu ihtiyacını karşılayabilmek için sürekli mücadele ediyor.
Filmde çocuk koruma sisteminin, kurumların, sosyal çalışmacıların ve bakım verenlerin ne kadar zor bir süreç içerisinde olduğu da açıkça görülüyor. Benni bir kurumdan diğerine gönderiliyor, farklı uzmanlarla ve bakım verenlerle karşılaşıyor. Herkes onun için bir çözüm bulmaya çalışıyor ama kalıcı bir çözüm üretmek oldukça zorlaşıyor. Bir süre bir yerde kalıyor, ardından yaşanan bir sorunla yeniden başka bir yere gönderiliyor. Burada beni düşündüren şey, çocuğun sürekli değişen ortamlara uyum sağlamasının beklenmesi ama kendisinin gerçekten güven duyabileceği, kalıcı bir ilişki kurabileceği bir ortamın oluşturulamamasıydı.
Özellikle Micha'nın Benni ile kurduğu ilişkiyi çok önemli buldum. Micha, Benni'ye sadece sorun çıkaran bir çocuk gibi yaklaşmıyor. Onu anlamaya, onunla iletişim kurmaya ve güven ilişkisi oluşturmaya çalışıyor. Benni'nin zaman zaman Micha'ya yakınlaşması, onunla vakit geçirmek istemesi ve kendisini onun yanında daha güvende hissetmesi çok kıymetliydi. Çünkü bazen bir çocuğun hayatında onu gerçekten dinleyen, yargılamadan anlamaya çalışan tek bir yetişkin bile çok şey değiştirebilir.
Bu kısımları izlerken aklıma takılan tek şey şu oldu: Ben de bu işi yapabilecek miyim? Yaparken böyle hikayelerin, böyle hayatların içinde kalabilecek kadar güçlü olabilecek miyim? Bir çocuğun yaşadıklarına tanıklık edip onun acısını, öfkesini, çaresizliğini dinlerken ne kadarını kaldırabilirim? Bazen bölümü okurken insanlara dokunabilmenin, hayatlarında bir şeyleri değiştirebilmenin ne kadar kıymetli olduğunu düşünüyorum ama böyle filmler izleyince mesleğin ne kadar ağır bir tarafı olduğunu da daha iyi anlıyorum. Her zaman bir çözüm bulamayacağımızı, bütün çabamıza rağmen bazı şeyleri değiştiremeyebileceğimizi bilmek de ayrı bir ağırlık. Bir yandan böyle çocukların hayatına gerçekten dokunabilmek çok güzel bir şey, diğer yandan onların yaşadıklarını dinlerken kendi duygularımı nasıl yöneteceğimi, mesleki sınırlarımı nasıl koruyacağımı düşünüyorum. Açıkçası bütün bunları kaldırabilecek kadar güçlü olabileceğimi de pek düşünmüyorum. Özellikle çocuklarla çalışırken... Her şeyden fazlasıyla etkilenen, bazen duyduğu bir şeyi günlerce kafasında çeviren biri olarak sanırım bu konuda kendime pek güvenemiyorum. Neyse, artık yolun sonuna da yaklaşmış sayılırız, bunca zamandan sonra bırakacak halimiz yok ahdhsh Bir şekilde öğreneceğiz, alışacağız, güçleneceğiz herhalde. 🫣