🗯 Sevgili Raf ailesi "Çok kaliteli film izlemekten sıkıldım, azıcık da orta kaliteli film izleyeyim." dediğinizi duyar gibiyim. Bu çağrılarınıza kulak verdim size tam da istediğiniz kıvamda orta kaliteli bir filmle geldim. İyi okumalar, izlemeyi düşünenlere de iyi izlemeler efendim.…devamı🗯 Sevgili Raf ailesi "Çok kaliteli film izlemekten sıkıldım, azıcık da orta kaliteli film izleyeyim." dediğinizi duyar gibiyim. Bu çağrılarınıza kulak verdim size tam da istediğiniz kıvamda orta kaliteli bir filmle geldim. İyi okumalar, izlemeyi düşünenlere de iyi izlemeler efendim.
🎬 Nathaniel müzisyenlere aşık, Beethoven'e ayrıca tutkun olan bir müzik dahisidir. Şizofreni hastası olan Nathaniel hastalığının ilerlemesi üzerine sokaklara düşer, ama müzik tutkusundan hiçbir zaman kopamaz. Öyle ki Steve'nin de dediği gibi ''Hiçbir şeyi onun müziği sevdiği kadar sevemedim.'' Sokaklarda keman ve çello çalmaya devam eden Nathaniel'in hayatı onun yaşamını kaleme almak isteyen yazar gazeteci Steve Lopez ile bir arkadaşlık kurmaya başlamasıyla değişmeye başlar.''
Film hakkında bilgilendirmeler;
°Nathaniel karakterine hayat veren Jamie Foxx bu film için bolca çello dersi almıştır.
°Film gerçek hayattan uyarlamadır. Gazeteci Steve Lopez'in kitabından uyarlanmıştır
Steve Lopez karakterine Robert Downey Jr. hayat vermiştir.
İlk olarak gerçek hayattan uyarlama olması benim daha çok dikkatimi çekti. Gerçek hayatın biraz da yazarın duyguları ile de birleşerek kurgulandığı hikayeler bana çoğunlukla ilham verir, başka bir dünyaya götürür. Sizi sakinleştirecek çerezlik bir film demeyi çok isterdim ama değil. Film hayal ettiğimin aksine çok inişli çıkışlıydı. Aslında filmde şizofreni hastalığı da konu alınıyordu ve bu ani gerilimleri ve çıkışları tahmin etmem gerekirdi fakat ben müzikal şölenin ön planda olduğu bir film düşünmüştüm. Müzikal şölen yok mu? Elbette var. Filmin geçen 1 saat 50 dakikalık süresi boyunca bazen Nathaniel'in parmaklarını çellonun ve kemanın üstünde usulca gezdirip Beethoven'i anmasıyla sakinleştim, bazen de gelen şizofreni sanrıları ile gerildim.
Kısaca oyunculuklara da değinelim. Robert Downey'in iyi iş çıkardığını söyleyebilirim, lakin aman aman bir oyunculuğu yoktu. Fakat Jamie Foxx için övgüler yağdırabilirim. Çello ve keman derslerine çok iyi çalışmış, rolüne çok iyi çalışmış. Nathaniel karakterini oynamamış, yaşamış.
Filmde hatalar var mıydı? Vardı. Denge tam olarak kurulmamış gibiydi, gerilimle müzikal bir sakinliğin arasında sıkışan bir film hissiyatını kapıldım. Aslında buna tam hata denemez, çünkü herkesi rahatsız edecek bir şey değil, sadece beni rahatsız ettiği için belirtmek istedim. Bir de hikayenin yavaş ilerlediğini düşünüyorum. Gereksiz detaylara girilmemiş, lakin yine de yavaş ilerliyordu. Çözemediğim bir ağırlık vardı filmde. İzlenilebilir mi? İzlerseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. 6.5/10'luk en başında da dediğim gibi orta kalite bir film.
🎻Alıntılar
''Hikayenin sadece bir kısmını biliyordum. Sabah güneşinde bir süt kasasında keman çaldığını biliyordum, dahi çocuk ile kayıp gezginin arasında bir yerde.''
''Umarım rahat uyursunuz Bay Lopez. Umarım tüm dünya rahat uyur.''