"Bazı şeylere çok fazla gönül bağlıyorsun Anne." dedi Marilla. "Korkarım hayatın boyunca seni bekleyen pek çok hayal kırıklığı olacak." Anne, "Ah, Marilla! Bazı şeylerin verdiği hazzın yarısını beklenti oluşturuyor. "dedi heyecanla. "İstediklerini elde edemesen de hiçbir şey, beklenti sevincini engelleyemez.…devamı"Bazı şeylere çok fazla gönül bağlıyorsun Anne." dedi Marilla. "Korkarım hayatın boyunca seni bekleyen pek çok hayal kırıklığı olacak."
Anne, "Ah, Marilla! Bazı şeylerin verdiği hazzın yarısını beklenti oluşturuyor. "dedi heyecanla. "İstediklerini elde edemesen de hiçbir şey, beklenti sevincini engelleyemez. Bayan Lynde diyor ki 'Beklenti içinde olmayanlar kutsanmıştır, hayal kırıklığı yaşamayacaklar.' Bence hiçbir şey beklememek hayal kırıklığı yaşamaktan daha kötü."
Yeşilin Kızı Anne kitabından. Ne zaman beklentilerim beni yorsa bu alıntıyı hatırlatıyorum kendime. Beklenti içerisinde olmak hayatın akışında olması gereken bir durum. Kral o askere verdiği sözü unuttuysa bu kralın kusuru.
Uzuuun bir aradan sonra izlediğim anime filmi. Okuldan çok tatlı bir arkadaşımın önerisiyle izledim. Ben izlerken ağlamıştım demişti o zaman ben hiç izlemiyim diyip izlememe kararı almıştım ve unuttum sonrasında. Tekrar sorunca hatırına izledim. Bence herkes izlemeli. Akran zorbalığı diye…devamıUzuuun bir aradan sonra izlediğim anime filmi. Okuldan çok tatlı bir arkadaşımın önerisiyle izledim. Ben izlerken ağlamıştım demişti o zaman ben hiç izlemiyim diyip izlememe kararı almıştım ve unuttum sonrasında. Tekrar sorunca hatırına izledim.
Bence herkes izlemeli. Akran zorbalığı diye çok acı bir gerçek var hayatımızda. Ve kendi hayatlarımızda ya zorbalığa uğrayan olmuşuzdur ya da zorbalık yapan. Filmde de ilkokulda işitme engelli sınıf arkadaşına zorbalık yapan bir çocuk var ama sonrasında pişman oluyor. Ortaokula geçtiğinde ve daha öncesinde ilkokulda kendi arkadaşları tarafından zorbalanmaya başlayınca kendini düzeltiyor. Böyle anlatınca filme haksızlık ediyormuş geçiştiriyormuş gibi hissediyorum. Ama detaylandıramam da. En iyisi izleyin;)
Japonya ve Kore gibi ülkelerde okullarda zorbalık yaygın diye biliyorum. Belki de filmin yapımcısı zorba bir öğrencinin sonradan kendini düzeltebileceğini böyle tatlı bir kurguyla anlatmak istemiş olabilir. Zira filmde bir kız arkadaşımız aynı sınıfa düştüklerinde onun zorbalığını tekrar hatırlatıyordu o ilkokulda bir kıza zorbalık yapmıştı diye. Hani yani yapımcı bu konuda affedici olunması gerektiği mesajını vermiş olabilir. Ya da ben öyle anlamak istiyor da olabilirim.
Filmde sinir olduğum karakterler vardı ama filmin akışında karakter kişiliğinde yumuşamalar olunca geçti o sinirim.
Bir de bu anime filmi izlemeseniz bile Your Name'i mutlaka izleyin. Çok beğenmiştim. Benim izlememin üzerinden üç yıl geçmiştir tekrar izleme ihtiyacı duyduğumda izleyebilirim ancak. Şu an hala hatırımda olduğu için elim gitmiyor pek izlemeye. Sanırım o anime benim için unutsam da tekrar izlesem cümlesini kurduran bir yapım. Şarkılarıyla da çok uyumluydu. Bu da böyle bir öneri olsun😁
Spoiler içeriyor
✨Geçmiş, konunun geçtiği zaman aralığı ve gelecek sahneleri filmde bölünme hissettirmeden birbiriyle harmanlanarak çok güzel bir şekilde verilmiş. En çok bu kısım beni etkiledi çünkü bu geçişler bazı filmlerde kafa karışıklığı yaratabiliyor. ✨Alan'ın arkadaşının ona hastalığından bahsetmemesi çok üzücüydü. Arkadaşımla…devamı✨Geçmiş, konunun geçtiği zaman aralığı ve gelecek sahneleri filmde bölünme hissettirmeden birbiriyle harmanlanarak çok güzel bir şekilde verilmiş. En çok bu kısım beni etkiledi çünkü bu geçişler bazı filmlerde kafa karışıklığı yaratabiliyor.
✨Alan'ın arkadaşının ona hastalığından bahsetmemesi çok üzücüydü. Arkadaşımla ilgili böyle bir şeyi onu kaybettikten o artık hayatımda yokken öğrenseydim yaşamak epey zorlaşırdı benim için diye düşündüm. Tolstoy'du sanırım eşimi kaybettikten sonra eve gidip ona şimdi ne yapmam gerektiğini sormak istedim gibi bir cümle kuran. Bende de tam böyle bir etkisi oldu o sahnenin. Okuldaki diğer öğrenciler Alanı dışlarken onunla arkadaş olan tek kişiydi o, Alan'ın bağlanmasını anlayabiliyorum.
✨Filmin süresinin uzun olmaması karakterler arasındaki ilişkilerin süreyle orantılı gelişmesi de etkili bir diğer yanı benim için.
✨Filmde beni kızdıran ve sonucunu özendiğim kısım Alanın Clarke seni sevmedim diyerek ona kendini kötü göstererek onun kendinden vazgeçmesini sağlamaya çalıştığı andı. Clarke'nin tokat atmasını özendim biraz, o derece kızdığım bir insana yapmak istediğim şey bu olurdu çünkü.
"Hayatımın büyük kısmını benim için ne düşündüğün konusunda endişelenerek geçirdim. Ya da ailemin, kulübe 8deki çocukların veya kulübe 3teki kızların."
✨"İnsanlar savaştan medeniyetler arasındaki destansı savaş diye bahsediyorlardı. Zulme karşı özgürlük nazizme karşı demokrasi."
✨ Savaşı tanrı değil biz kazanmıştık.
Filmi başrol oyuncunun başka bir filmiyle karıştırıp izledim desem. Detachment filminin kesitleri keşfetimde karşıma çıkıyordu ve ben bu iki filmi aynı film sanarak izledim. Hatta adam sonunda kurtulup öğretmen oluyor sanırım ve öğrencilere yaşadıklarından dersler anlatıyor diye tahmin yürüterek izledim…devamıFilmi başrol oyuncunun başka bir filmiyle karıştırıp izledim desem. Detachment filminin kesitleri keşfetimde karşıma çıkıyordu ve ben bu iki filmi aynı film sanarak izledim. Hatta adam sonunda kurtulup öğretmen oluyor sanırım ve öğrencilere yaşadıklarından dersler anlatıyor diye tahmin yürüterek izledim epey bir. İki filmden bağımsız bir film çıkarmışım ortaya. Ama piyanist de izlemek istediğim bir filmdi. Ama Yahudi soykırımını anlattığını bilmeden. Şu sıralar neye elimi atsam bu soykırımdan bahsediyormuş gibi geliyor bana ve bu da içime bir şüphe düşürdü açıkçası. Biraz sinirle izledim bu yüzden. Geçmişinden, tarihinden ders almak Yahudilerde ters işliyor olabilir mi? Hayır kendilerine yaşatılan acıyı şu anda Filistinlilere yaşatıyor olmalarını başka türlü açıklayamıyorum da ben.
Filme dair uzun yorum girmek istemiyorum. Biraz ağlayarak biraz sinir olarak izledim. Ama bir film yorumu da böyle yapılmaz sanırım. Yine de bir şeylere kızgın olduğum için yazamayacağım.
Tarihin Almanya tarafını bilmek için güzel bir film ama. Tarih konusunda o kadar az bilgim var ki cahilliğim ortaya çıkmasın diye de yorum girmiyorum. İtiraf edeyim. Bütün insanların ama bütün insanların bildiği tek bir soykırım varsa o da Yahudi soykırımıdır herhalde. Hani çok değil bir yirmi beş otuz yıl öncesine gitsek benzer şekilde uygulanmış bir soykırıma rastlamayacakmışız gibi zaten bildiğiniz bu soykırım hakkında duygularınız biraz daha sömürülsün istiyorsanız izleyin elbette!
Filmi bitirdim. Seyir zevki vermedi. Ne anlamalıyım diyerek izledim. Her film bir şey anlatmalı mı bilemiyorum ama geleceğe yönelik bir film bir şeyler anlatmalı bence. Ayrıca gelecekte teknolojinin uçan arabalar kadar gelişeceğini düşünmenin seksenlerden bu yana aynı olması ve filmin…devamıFilmi bitirdim. Seyir zevki vermedi. Ne anlamalıyım diyerek izledim. Her film bir şey anlatmalı mı bilemiyorum ama geleceğe yönelik bir film bir şeyler anlatmalı bence. Ayrıca gelecekte teknolojinin uçan arabalar kadar gelişeceğini düşünmenin seksenlerden bu yana aynı olması ve filmin geçtiği 2019 yılını geçmiş olmamıza rağmen uçan arabaların gökyüzünü doldurduğu bir dünyada olamayışımız çok ironik ve biraz acınası, biraz. Filme dair kötü yorum girmek istemiyorum. Seksen ikide çekiliyor ve o zamanın insanına göre çok enteresan ve yerinde bir film diye görülürken (tahminim) kırk yıl sonranın insanı olarak aynı beklentilere ve tatmin seviyesine sahip değilim. Bir de filmi izlerken geleceğe yönelik bulundukları tahminlere hala ulaşamamış olmamız bana bizim gelecek hakkındaki tahminlerimizin de o günler geldiğinde gerçekleşmemiş şeyler olabileceğini düşündürdü. Uçan arabalar, kopya insanlar, yemek yerine haplar. Yazılım ve yapay zeka yoktu mesela ama görüntülü konuştukları ekranlar vardı. Ya da komut vererek çalıştırdıkları ekranlar. Ya da gelenin kim olduğunu söyleyen bir ses akıllı ev tahmini olabilir! Oyuncuların mimiklerini abartılı buldum benim için dayanılmaz bir yanı vardı.
Bir de filmi Emrah Yücel'in bir röportajında görüp izleme kararı almıştım. O yüzden de burada toplu bir yorum yapalım istedim. Filmleri izlerken ne anlatmak istediğine, oyunculuklara, ayrıntılara dikkat etmeye çalışsam da çok fazla kaçırdığım kısım oluyor.Ve genelde izledikten sonra filme dair diğer yorumları okuyorum. İzleyen arkadaşlardan yorumlarını bekliyorum
Merhaba Dün toplu film yorumlamayla ilgili bir yorum girmiştim. Yorumlarda bu akşam olarak konuştuk katılmak isteyen olursa beklerim. Filmimiz Blade Runner(1982) Ayrı ayrı izleyip gönderi altında düşüncelerimizi belirtebiliriz.
Bu diziyi yorumlama fikri yoktu aklımda. Kore dizilerini arka arkaya izlediğim bir dönemde izlemiştim. Baya oldu ama diziye nefretim o derece ki niye sevmediğimi hatırlıyorum ve oyuncularının diğer dizilerini bir türlü izleyemiyorum. Yalnız dizide dikkatimi o yöne toplayan bir detay…devamıBu diziyi yorumlama fikri yoktu aklımda. Kore dizilerini arka arkaya izlediğim bir dönemde izlemiştim. Baya oldu ama diziye nefretim o derece ki niye sevmediğimi hatırlıyorum ve oyuncularının diğer dizilerini bir türlü izleyemiyorum. Yalnız dizide dikkatimi o yöne toplayan bir detay vardı o sebeple yorum giriyorum. Başrol kadın bir yazı yazmak istediğinde ve düşüncelerini toparlayamadığında evi dip köşe temizlemeye başlıyordu. Açıkçası hayran kalmıştım. Kafamızdaki dağınıklığı çevremizdeki dağınıklığı gidererek alt etme çabası diye de yorumlayabiliriz bence bu davranışını. Bu akşam bana da bundan oldu. Ne zamandır evimde temizlemek istediğim ama gözümde büyüte büyüte ertelediğim yerleri ve şeyleri duygularımı toparlayamadığım için yapıverdim. Sonuç başarılı dizi hala can sıkıcı ama. Başlarda çok tatlıydı ya niye ayrıldınız sonra tekrar evlendiniz mi noldu? Yapmayın böyle şeyler iki taraf da birbirini seviyorken niyeydi ki o ayrılık? Neyse öyle hatırlıyorum yanlış da hatırlıyor olabilirim. Bilemedim.
Spoiler içeriyor
Bu filmi üç sene kadar önce izlemek için açmıştım ama o zaman sarmamıştı. Kafa dağıtayım diye açılacak bir film değil. Filmi izlemek için uygun bir zamanın olduğunu düşünüyordum. Sonra keşfetimde birini unutmak için böyle bir şey yapar mıydım? Sorulu bir…devamıBu filmi üç sene kadar önce izlemek için açmıştım ama o zaman sarmamıştı. Kafa dağıtayım diye açılacak bir film değil. Filmi izlemek için uygun bir zamanın olduğunu düşünüyordum. Sonra keşfetimde birini unutmak için böyle bir şey yapar mıydım? Sorulu bir gönderi gördüm. Ben de kendime aynı soruyu sormaya başlamıştım. Filmi izleyip sorunun netlik kazanmasını istedim. İlk baştaki sahneyle üzerimizde oluşturdukları etki çok güzeldi. O sahneden sonraki geçişler kafa karıştırıcı olsa da ben yine de iyi geçiş sağladıklarını düşünüyorum. Kadının ilişkilerindeki kızgınlığı çok iyi anladığımı söyleyebilirim. Kendinden hiçbir şey anlatmayan biriyle bir ilişki sürdürmek zorlar insanı diye düşünüyorum bu da onu kızdırıyordu. Madem anlatacak bir şeyin yok o günlüğe ne yazıyorsun diye çıkıştığını görüyoruz anılarında. Unutmak istemesini de anlıyorum. Başlarda heyecanlı süren ilişkileri artık verecek ve alacak bir şey kalmadığında bir şeylerin gözlerine batması yönünde ilerliyor. Başlarda birbirlerini sevme nedenleri bu sefer o noktadan canlarını yakma nedenine dönüşüyor. Kadının unutma kararı almasının nedeni de bu. Adamın onun canını yakmak istediği için sarf ettiği sözler. Yani ben öyle anladım. Adamı kızdıransa kadının unutmak için böyle bir şey yapması. Beni nasıl unutur, neden unutmak ister, neden böyle bir şey yapar? Sonra ne oluyor? O da madem o böyle bir şey yaptı ben de yapayım diyip aynı işlemi kendine yaptırmaya gidiyor. Kızgınlıkla, öfkeyle. Bu öfke kadını üzmek için sarf ettiği sözlerdekiyle aynı sonradan duyduğumuz ses kaydında anlıyoruz bunu. Ama ne oluyor? Aslında onu unutmak istemediğini fark ediyor ve unutma işlemi esnasında bunun gerçekleşmemesi için çabalıyor. Filmi güzel bağladılar. Baş kısmı ve sonunun bağlantısı çok güzel sağlanmış ve bana çok güzel geçti.