Çok sinirliyim hele o son sayfalara. Hayır Ömer kişisi defalarca kez ölmemiş gibi sonlarda da sar baştan tekrar Ömer'in başına bir şey geliyor tam bir komedi! Yazarımız onu öldü sanalım diye de çok uğraşmış! Daha fazla tahammül edemeyip o son…devamıÇok sinirliyim hele o son sayfalara. Hayır Ömer kişisi defalarca kez ölmemiş gibi sonlarda da sar baştan tekrar Ömer'in başına bir şey geliyor tam bir komedi! Yazarımız onu öldü sanalım diye de çok uğraşmış! Daha fazla tahammül edemeyip o son bir iki bölümü okumadım. Ben Ömer gibi bir eş istemezdim Rabb'im korusun inşallah. Hoş Ömer de sanırım benim gibi birini istemezdi. Hislerimiz karşılıklı merak etme komiser!
210125_1k
Yeni yıla daha önce okuduğum bir kitapla başladım. Yanlış bir karardı zira yılın geri kalanına dağılması gereken okuma hevesimi yok ediyor. Ha kitabın bana daha önce de olan ve şu an da tekrarlayan bir faydası var ki o da şu…devamıYeni yıla daha önce okuduğum bir kitapla başladım. Yanlış bir karardı zira yılın geri kalanına dağılması gereken okuma hevesimi yok ediyor. Ha kitabın bana daha önce de olan ve şu an da tekrarlayan bir faydası var ki o da şu an yazım dilime yansımış vaziyette😁
Kitap Gözlerini Haramdan Sakın serisinin ikinci kitabı. Daha önceki kitabında yazara olan hayranlığımdan bahsetmiştim. Dengesiz kişiliğimi gözler önüne sererek bu kez de içimde ona karşı oluşan minicik öfkeden bahsedeyim. Bir kere Ömer Günsur karakteriyle kendi karakterindeki kendine dair bilgileri pek paylaşımcı olmayan yanını açığa vurduğunu düşünüyorum. Çünkü çoğu kez anlamadığım postları oluyordu. Ömer Günsur'a kitabı tekrar okuduğumda biraz daha büyümüş bir ben olarak feci sinir oluyorum. Abi neden o kadar kasıyorsun ya nedeen? Evet yazımın bu kısmına kadar ki kısımda bana kitabın yazım dili hakim olmuştu az önce gerçek benliğim ortaya çıktı🤭
Sinirden saçımı başımı yolucam ha. Abi duygularımıza oynamayı ne zaman bırakacaksınız? Normalde çok duygusal bir insandım Kore dizisi izleye izleye duygusuz birine dönüştüm. Ne bu dizide ne de diğer kore dizilerinde kimseye üzülmedim üzülemiyorum. Abi siz şaka mısınız yoksa emeksiz…devamıSinirden saçımı başımı yolucam ha. Abi duygularımıza oynamayı ne zaman bırakacaksınız? Normalde çok duygusal bir insandım Kore dizisi izleye izleye duygusuz birine dönüştüm. Ne bu dizide ne de diğer kore dizilerinde kimseye üzülmedim üzülemiyorum. Abi siz şaka mısınız yoksa emeksiz yemek olur mu sanıyorsunuz? Kim size durduk yere o kadar para verir ki? Ki kim zorunda buna?
Hayır hint dizilerindeki saçma sahnelere bile bu kadar yükselip sinir olmuyorumdur ya. İllaki bir abartı olacak yoksa dizi yapamıyorlar!
Sırf izlemek için izledim, aklımın bir köşesinde kalmasın diye,sonu nasıl olmuş diye. Aslında bok gibi olacağını bilip izlememeliydim. Abartılı mimikleri yüzünden normalde sevdiğim oyunculara bile ilgim kalmıyor. TOP ortaokulda kpop hayranı arkadaşım sayesinde tanıdığım bir şarkıcıydı bir tek ona o kadar sinirlenemedim sanırım.
Bir de bence eşcinsel güzellemesi yapılmış. Ya da belki o adam çok dışlanma gördüğü için herkese yardım etmeye çalışıyordur emin olamadım. İroniye bakın ki adam askermiş sonlarda herkese silah kullanmayı gösteren de oydu. Neyse şimdi gidip Murat Sonerin eleştirisini izliycem. Diziyi daha izlemeyen varsa izlemese ne güzel olur, kendine bir iyilik yapmış olur.
İlk Wattpadde ve ortaokula giderken okudum bu kitabı. O zaman öyle bir hayran olmuştum ki yazarın diline wattpadde bu kadar kuvvetli bir kalemi olan birinin olması hayrete düşürmüştü beni. Sonraları birkaç defa daha okudum. Şimdiyse giden okuma alışkanlığımı tekrar kazanmak…devamıİlk Wattpadde ve ortaokula giderken okudum bu kitabı. O zaman öyle bir hayran olmuştum ki yazarın diline wattpadde bu kadar kuvvetli bir kalemi olan birinin olması hayrete düşürmüştü beni. Sonraları birkaç defa daha okudum. Şimdiyse giden okuma alışkanlığımı tekrar kazanmak için okumaya başladım bu seriyi. 2024 yılının son kitabı. Aslında Aralık ayında da bitebilirdi ama ben bütün hevessizliğimle elimde süründürdüm kitabı.
Merve Özcan hem kalemini hem de çizimlerini beğendiğim aynı zamanda kişiliğine de imrendiğim bir insan. Hem aile bakımından hem de bizzat kendisi tarafından iyi yetişmiş biri diye düşünüyorum. Bir gün tanışmak nasip olur inşallah.
Betül'ün Ömer'in gözlerine olan aşkına ve onun bakışlarına ulaşma isteğine kendimi o kadar kaptırmış olmalıyım ki sevgilimin gözleri de yeşil. İnsan bilemiyor işte ortaokul velediyken ileri ki zamanlarında onu kimlerin beklediğini😁
İsminin hakkını bu kadar daha veren bir film izledim mi, hatırlamıyorum. Son zamanların tekrar gözdesi olmuş yaklaşık üç yıl kadar önce birinci sezonu yayınlanan Squid Game dizisinin bir benzeriydi Animal World filmi. Mantık aynı, yine uğrunda insanların canını ortaya koyduğu…devamıİsminin hakkını bu kadar daha veren bir film izledim mi, hatırlamıyorum. Son zamanların tekrar gözdesi olmuş yaklaşık üç yıl kadar önce birinci sezonu yayınlanan Squid Game dizisinin bir benzeriydi Animal World filmi. Mantık aynı, yine uğrunda insanların canını ortaya koyduğu bir oyun söz konusu. Bu sefer tek oyun; taş, kağıt, makas. Oyunculara on iki kart ve üç yıldız veriliyor oyunun sonunda en az üç yıldızınız ve hiç kartınız kalmamalı ki oyunu bitirebilesiniz. Hiç yıldızı kalmayanlar ise eleniyor ve akıbetleri belli değil. Oyun boyunca elenenlerin denek olarak kullanıldığı söyleniyor.
Filmi izlerken ve sona yaklaştıkça bir canın milyonlarca dolardan daha değerli olduğunu düşündüm. Sona yaklaşınca diyorum çünkü sonlarda bizi ve diğer iki baş karakteri kandırdığını itiraf eden gözlüklü adam elenen arkadaşlarını kurtarmak yerine daha fazla para kazanmaya bakmaları gerektiğini söylüyordu üçüncü kişiye. Oyuncular, kurgu ve yaşatılan evren gerçekten ama gerçekten Hayvanlar Alemi isminin hakkını vermiş. Bir kere en başından beri karşılaştığımız bütün kilit karakterler acıması olmayan kişilerdi. Kandırmaya meyilli tiplerdi.
Bu tarz filmleri izledikten sonra dünyada kimsenin merhameti olmadığını ve herkesin bir başkasının zaafını kullanabileceğini düşünürüm. Nede olsa bu oyuna düşenlerin hepsi normal insanlardan daha aşağıda bir yaşam sürüyor, paraya fazlasıyla muhtaç bir şekilde. Filmi izlerken bir nevi ben de yaşamış gibi oluyorum çünkü o ortamda mecburiyetten bulunduklarının verdiği bilinç bütün algımı kilitliyor ve kendi gerçek dünyamdaki çıkış kapılarını da kapatmış oluyor. Karakterlerin çaresizliğini ve sıkışmışlığını birebir yaşamak açıkçası beni bu tarz filmler izlemekten alıkoyuyor. Sanki gerçek hayatımız yeterince zorluklarla dolu değilmiş gibi ekstra zorluk eklenmiş kurgular bütün enerjimi sömürüyormuş gibi hissediyorum.
Baş rol karakterin kendini bir palyaçoya benzetmesi detayı çok hoşuma gitti ama. Sahne aralarına giren kötü adamları değişik yaratıklara benzetip kendini de onları kesip biçen bir palyaço gibi hayal etmesi metaforu çok yerindeydi. Gerçi bu durumu başta abartı ve gereksiz buldum. Biraz tiksindiriciydi de aynı zamanda. Normal insanlar birden eli ayağı, yüzü gözü değişik yaratıklara dönüşüyordu hani onları bu şekilde hayal edince verdikleri ruhsal bunalımdan kurtulmak daha kolay oluyordur belki ama ben beynimin görünüşlerinin bir türlü normal olmadığını söyleyip durmasıyla izledim filmi. Tabii ki normal değillerdi!
Filmi keşfet tavsiyem üzerine izledim. Gördüğüm küçük kesit bana gelecekte geçen bir kurgu izleyeceğim izlenimi vermişti zira konuşan yaşlı adam oyunculara dağıtılan cihazların bir tür dil çeviri cihazı olduğunu söylüyordu. Nerden bileyim Squid Game benzeri bir film izleyeceğimi!
Sıkılmadan izledim belki ama dediğim gibi bu tarz filmleri arka arkaya izlemek insanlığın vicdanına olan güvenimi sarsabilir. Kalkıp bir başkasına da tavsiye etmem mesela. Biraz şeker kız candy gibi takılmak, dünyayı toz pembe görmek isteyen bir yanım var. Gerçekte zaten hayatın acımasızlığının fazlasıyla farkındayız bir de ne gerek var böyle absürt abartı içerikler izleyip kalan iki gram hayat enerjimizden olmaya.
Şimdi benim Çinceye de bir ön yargım vardı açıkçası. Kulak tırmalayıcı ve sürekli aynı vurguya sahip bir dil gibi ama nedense bu filmde beni rahatsız etmedi. Ana karakter abilerimiz Çinli yani dört elemandan ikisinin kandırıkçı olduğunu düşünürsek Çinlilerin ne olduğu ortada! Hayır yabancı biri bir Türk filmi izleyip aynı yorumu Türklere yapsa ağrıma gider şimdi yalan yok. Dört abimizin bir tanesi de hayret verici şekilde dürüst ve güvenilir biri. Sözünün eri. Öyle ki son sahnelerde beyaz adam “ilginç” diyor. Düşünün yani bir Çinlinin bu derece güvenilir olması şüphe uyandırıcı. Tamam tamam o adamda bir b*kluk çıkmıyor. Baya dümdüz iyi biriymiş, helal süt emmiş, ana baba duası almış.
Yalnız filmde acayip bir görsel efekt kullanılmış. O yaratıklar, palyaçonun hareketleri, araba sahnesi ve sonrasındaki sineğin uçtuğu sahne. Filme çamur atmışım gibi olduysa da şimdi toparlama vakti. Epey bir emek var görmezden gelemem. Hep de hayret ederim be efektli montajlı sahnelere, nasıl yapmışlar bir gün ben de yapabilir miyim ki diye.
Biraz oyunculardan da bahsedip noktalayayım yazımı iyice boş yaptığım bir yazı olmasın. Dedim ya hepsi Çinli diye bir tanesi var sanrım İspanyoldu, abi sen ne ara araya karıştın da sen de kurnazlık yapar oldun demiyoruz çünkü insan bu çiğ süt emmiş, beyaz adam amcamızın da dediği gibi orada ırkının ne olduğu işlemiyor. Akıllı arkadaşımız kafasında planlar yapıp kredi çekerek milletten kağıt satın alırken bu İspanyol abi duymuş diyor ki sen taşları alırken ben de kağıtları aldım nabeer. Beyaz adam amca zaten bu oyunu hep oynatıyor olmalı ki illaki her oyunda bir kartı biriktiren olur diyor. Adama beyaz adam diyorum çünkü film boyunca birkaç kişi de aynısını diyerek adamı küçümsedi. Sözünün eri akıllı arkadaşımızın arkadaşına ta en başından güvenmemiş ve demiştim ki bak akıllı arkadaşım elindeki tek mal varlığın olan babadan kalma evini bu adama verme. Ama yok film ya bu illaki bir çatışma olacak ya işte adam yerine koyup dinleyen de olmuyor haliyle. Neyse güvenmemekte haklıymışım sonlarda bu adam gözlüklü adamın aklına uyup daha fazla para kazanmaya bakıyor ve elenen arkadaşını kurtarmaktan vazgeçiyor. Bir adam daha var o adam için öyle bir oyuncu seçmişler ki adamın yüzü falan ondan nefret etmemize yetiyor. Hani bu rolü başka biri oynayamazdı cinsinden biri. Helal süt emmiş arkadaş ne kadar sözünün eriyse bu adam da o kadar sahtekar ve kurnaz. Siyah ve beyaz gibi iki uç nokta. Böyle zıtlık, bu derece iyi ve kötü ayrımı bir Servetifünun edebiyatında görülmüştür herhalde.
Karmakarışık filmin kıyısından sahneler içeren bir yazı oldu anlaşıldıysa ne ala bana ve tabii bir dönüşünüzü de beklerim😊
8125_2
Spoiler içeriyor
Abii! Tamam kurgu da adamın münasip ikinci organından ne istediniz be? Senenin ilk filmi. Canım bir şeyler atıştırırken bir şeyler izlemek çekti. Ama çıtırtı sesinden de filmi duyamıyorum. Yine de izlemeye başladım. Bir yanda -o eski günler diye başlayacaktım hehe-…devamıAbii!
Tamam kurgu da adamın münasip ikinci organından ne istediniz be?
Senenin ilk filmi. Canım bir şeyler atıştırırken bir şeyler izlemek çekti. Ama çıtırtı sesinden de filmi duyamıyorum. Yine de izlemeye başladım. Bir yanda
-o eski günler diye başlayacaktım hehe- finallerim var bir yandan da hayatımla ilgili önemli bir karar vermem gerekiyor. Ama ikisini de yapmayıp filmi izledim, alkış alkış! He aslında kafam bu ikisinde olduğu için odaklanarak da izleyemedim ne yalan söyleyeyim.
Film yoruumuma gelecek olursak çıtır çerez, nasıl oldu da tek gönderi girildi anlamadığım bir film.
Bakmışlar adam sürekli düğününe gitmeyi unutuyor en sonunda buldukları çözüm robotu onun yerine düğüne göndermek olmuş! Hayır, kesinlikle çözüm onu da düğüne kendileriyle beraber götürmek değil! Hayır!
Aslında pek de anlatılacak yanı yokmuş:D en beğendiğim kısmını da yazdım zaten. Orası ayrı bir komikti şimdi. Neyse kafamda fantastik karakterime nasıl bir ekleme yapsam da biricik hocamın başarılı bulmasını sağlasam diye düşünüp duruyoruum. Keşke bölümümden biri olsa da bana bi yardım eli uzatsa🥺
Spoiler içeriyor
Ne zamandır izleme listemdeydi en sonunda bugün izledim. (29.12.24) Filmin amacı başrol karakterinin kendine özgü bağnaz inançları olduğunu anlatmak mıydı, tam kestiremedim. Kadın da mesela annesinden kalan bir geleneği sürdürmeye devam ediyordu. Bence yavaş ilerledi ya da iki saat uzun…devamıNe zamandır izleme listemdeydi en sonunda bugün izledim. (29.12.24)
Filmin amacı başrol karakterinin kendine özgü bağnaz inançları olduğunu anlatmak mıydı, tam kestiremedim. Kadın da mesela annesinden kalan bir geleneği sürdürmeye devam ediyordu.
Bence yavaş ilerledi ya da iki saat uzun bir süreydi demeliyim. Hayır film kısa sürede olabilirdi demiyorum. Bence gayet yerinde bir süre ve ilerleyişi vardı ama işte sona yavaş geldi. Çikolatanın bu kadar iyileştirici yönü olduğunu zaten kavramıştık di mi Lupin severler;)
Bu arada çocuklar tekerlek çeviriyor düşünsenize telefon yok! Ben bile filmi izlerken birçok defa telefona baktım bu yazıyı da filmi henüz bitirmeden yazıyorum:)
Sevindirici bir anımı da şuraya ekliyim kedim iki dakikalık da olsa oturduğum koltuğun arkasına yayıyılıverdi😌Kedisi pek kendini sevdirmeyen cinsten olanlar bu duygumu anlayacaktır.
Bu arada ben seslendirenin küçük kız olduğunu tahmin etmiştim 😉 ya büyük başarı tebriks bana
-spoilerli yazı- Harika mükemmel ve hatta ötesi bir diziyle geldim. Kdrama fanlarının havada kapıp izleme listesine eklendiğine eminim. Ben harmanlanmış dizileri izlemekten keyif alanların da haberdar olması için buradayım (kıps😉) Harmanlanmış diyorum çünkü bir bakıyorsunuz korku filmi izliyorum bir de…devamı-spoilerli yazı-
Harika mükemmel ve hatta ötesi bir diziyle geldim. Kdrama fanlarının havada kapıp izleme listesine eklendiğine eminim. Ben harmanlanmış dizileri izlemekten keyif alanların da haberdar olması için buradayım (kıps😉)
Harmanlanmış diyorum çünkü bir bakıyorsunuz korku filmi izliyorum bir de bakıyorsunuz aslında altta yatan bir konu var. Yani diziyi tüm bölümleriyle yayınlanmış bir yerden izlerseniz aslında korku dizisi olmadığını anlıyorsunuz. Ben gününde yayınlayan bir platformdan izlemiştim güncel dizi olduğundan. Ee haliyle dört bölüm boyunca iyi korktum.
Şimdi biraz edepsiz olacak ama ben light kelimesinin yazımına sokum yani. Sen ne nalet bir kelimesin ki yazım şeklini aklımda tutmam bu kadar zor!
Dizinin ismi "Light Shop". Bence ligiht shop. Arkadaş bir insan her defasında mı unutur ya? Unutuyormuş görüyorsunuz.
Dört bölüm dedik. Noluyor bu dört bölümde onu da diyelim bi kısaca. Bi kadını hayalet gibi giydirmişler. Aa korku filmi, aa kesin korkucam, izlemesem mi acaba düşünceleri arasında izleyiverdim dört bölümü. Bir de gece izliyorum ha. Evde iyi ki kardeşim vardı yoksa lamba açık uyurdum ben. Neyse ilerleyen bölümlerde bu ablamızın ölmeden önce bu elbiseyi giydiğini görüyoruz. Bakın siz şu işe! Adamlar korku filmi efekti vermek için ilk akla gelen hayalet kostümünü giydirmişler kadına.
Ay ben o kadar çok bayıldım ki diziye nasıl anlatacağımı karıştırıyorum. Hadi bi gidin izleyin.
Diziden sonra gün ışığı gözüme bir başka gelecek diye umuyorum. Saat on ikide yazdığımdan sabaha etkisi geçmiş olabilir. Ama yapmayalım bu nankörlüğü ve bilelim kıymetini bir şeylerin kaybetmeden önce. Işığımız gibi.
Bilmediğimi bildirmek istedim bugün, geçmişteki kendime. İnsta'nın anıları ara ara hikaye olarak karşıma çıkardığı gibi yarın yani 29 kasımın anısını da hatırlattı bana. İki sene önce üni birinci sınıftayken ne çok korkum vardı bölümüme dair. Bir kere doğru düzgün bilgisayar…devamıBilmediğimi bildirmek istedim bugün, geçmişteki kendime. İnsta'nın anıları ara ara hikaye olarak karşıma çıkardığı gibi yarın yani 29 kasımın anısını da hatırlattı bana. İki sene önce üni birinci sınıftayken ne çok korkum vardı bölümüme dair. Bir kere doğru düzgün bilgisayar bilgim bile yoktu! Gel gör ki temeli tasarıma ve günümüze uyarlanmış haliyle dijital tasarıma dayanan bir bölüme yerleşmiştim. Delilik gibi bir şeydi bu. Sonra halk eğitime gittim bir temel atmak için. Gerçi birinci sınıfın sadece yarısını okumak nasip oldu. Sonra ülkemizde acı günler yaşandı malum.
O zamanki korkularım hala devam ediyordur. Ama şimdi şöyle bir dönüp baktığımda ben yol kat etmişim. Çok değil belki, belki bir arpa boyunu bile geçmiyor. Ama ilerledim. Öğrendim, öğrenmeye devam ediyorum. Yaptığım işleri beğenmedikçe bu güzel bir şey diyordu bu süreçte öğrenmeme en büyük katkısı olan hocam. Sonuçta kendimi yerebildikçe ilerlerdim ki ben. Beni ben yapan kendimle olan yarışımdı.
Aferin Ayşe Nur, şimdi farklı bir yola girmek üzeresin. Senin de kaderinde ani zıplayışlar var sanırım. Yine de animasyona olan aşkın hep orda kalsın ve onunla ilerle, onu ilerlet olur mu?
Bazen kendi poponu tekmelemeyi bilmelisin demiş usta bi kız🤭 Vay be çocukluğumuzun animasyonu. Gerçi ben hala çocuğum😁 Abi işte animasyon yapacaksan sonunun kesinlikle iyiler tarafından kazanıldığını garanti edeceksin bize. Ne öyle iğrenç iğrenç karakterler!