Uykusuz bir sabaha yine merhaba 😶. Sabah sabah bir şiir bırakasım geldi güne. Müjde Bilir'e İki sigaram kaldı bu gece için maviş anne İki muhabbet kuşum. İki kendim varmış maviş anne Biri benmişim, biri mutsuz Ben ölürsem maviş anne, mutsuza…devamıUykusuz bir sabaha yine merhaba 😶.
Sabah sabah bir şiir bırakasım geldi güne.
Müjde Bilir'e
İki sigaram kaldı bu gece için maviş anne
İki muhabbet kuşum.
İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim, biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuza kim bakacak?
Dünyaya bile bir dünya anne lazım.
Biri sen ol maviş anne, biri ben.
Dünyanın bütün sabahlarına iki bilet al da birlikte gidelim maviş anne
Bana da kendi serüvenimden bir yer ayırt, Şefkate söyle o da gelsin.
Özledim onu, o da gelsin saçlarıma dokunsun Bilir misin, büyüler bile ninniyle büyür Temiz kokan pazen gecelikler, şehriye çorbası...
Hepsi, hepsi ninniyle büyür.
Bilir misin maviş anne?
Ben çekildiğim her fotoğrafta
Defolu bir kelebek gibi çıkarım.
Didem Madak
✨
Mrs. Filmi dansçı olan Richa'nin görücü usulü doktor ile evlenmesi ve her şey iyiye giderken kadına dayatılan evinin kadını diktesi, erkeğin çalışıyor diye ev işlerine asla karışmaması ve rıza gözetmeksizin "çocuk yapmak" uğruna yapılan birlikteliklere dikkat çekiyor. Kimisi filmi feminizm…devamıMrs. Filmi dansçı olan Richa'nin görücü usulü doktor ile evlenmesi ve her şey iyiye giderken kadına dayatılan evinin kadını diktesi, erkeğin çalışıyor diye ev işlerine asla karışmaması ve rıza gözetmeksizin "çocuk yapmak" uğruna yapılan birlikteliklere dikkat çekiyor. Kimisi filmi feminizm propagandası olarak eleştirmiş ama filmde asıl değinilen şey kadına yüklenen sorumluluklarının yanında aşılan saygı duvarı ve bireyselliğinin hiçe sayılması. Ataerkil zihniyetin diktelerine ilgi çekmek amaçlı çekilen güzel bir film izlerken yer yer sinirlerim gerilse de en sonunda o pis suyu eşi vasfındaki şahsın başına dökmesi içime su serpti. Ayrıca sonda ki dans showu da müthişti. Neyse yine sabahladım:(
Uykusuzluk başa bela filmi seçmeden gönderi diye attım resmen 🙄. Neyse fark edip düzeltebildim ajjajsjs
Film ikinci dünya savaşı sırasında geçen dramatik bir aşk hikayesini konu alıyor. Biraz uzun ve yavaş ilerlemiş de olsa genel olarak görseller, oyunculuklar ve müzik seçimleri ile dolu dolu bir filmdi. Fazlaca keyif aldım. Kadının eşini aldatması kısmı sinir bozucu…devamıFilm ikinci dünya savaşı sırasında geçen dramatik bir aşk hikayesini konu alıyor. Biraz uzun ve yavaş ilerlemiş de olsa genel olarak görseller, oyunculuklar ve müzik seçimleri ile dolu dolu bir filmdi. Fazlaca keyif aldım. Kadının eşini aldatması kısmı sinir bozucu da olsa ölümü fazla dramatikti.. 9 tane Oscar ödülü almış bir yapım ve fazlaca hak ettiğini düşünüyorum. Gece gece iyi geldi😶.
Korkunun en büyük olduğu dönemlerde inanç elbette artar. Önemli olan da bu: korku inancı doğurur; bir tanrıya gereksinim duyarız ve onu isteriz,ama istemek onu var etmez. İnanç ne kadar ateşli, ne kadar saf,ne kadar etkileyici olursa olsun tanrının varlığının gerçekliği…devamıKorkunun en büyük olduğu dönemlerde inanç elbette artar. Önemli olan da bu: korku inancı doğurur; bir tanrıya gereksinim duyarız ve onu isteriz,ama istemek onu var etmez. İnanç ne kadar ateşli, ne kadar saf,ne kadar etkileyici olursa olsun tanrının varlığının gerçekliği konusunda bir şey söylemez.
Mini dipnot: Tanrı inancı ve dinlerin çıkış noktası bı nevi bu korku hali. Korku temelinde kendinden üst varlık aramaya iter bireyleri. Bazen hatalarımız için kurban olarak bazen çektiğimiz acıları hafifletmek için bu inanca sığınırız. Deist,agnostik, teist gibi inançları benimsenmesinin nedeni de budur ya, insanın tam reddedişe gidecek bir cesareti ve umutsuzluğu yok hâlâ medet umma durumu var. İnançlar her ne kadar serap gibi de olsa bireyi hayata bağlayan yegane şeyler niteliği taşıyor bu sadece dini inanç değil. Sonuçta inanç doğma değil. Fakat tanrı figürü bireyi olağan yalnızlığından koruyan bir kalkan görevi şekilde de düşünülebilir.
Vasatın altında bir filmdi, boşuna zaman harcadım, neden izlediğimi sorguluyorum şu an. Ya da türünden dolayı cezbetmemiş de olabilir 🙄. Neyse kendimi kandırmaktan vazgeçmeliyim kötü idi ya başka yorum yapmıycam:((
Farkındalık yaratmak amacıyla çekilmiş, kadın–erkek fark etmeksizin herkesin izlemesi gereken bir belgesel. Kadın olmanın zorluklarını, toplumun kadına biçtiği rollere karşı kadının tutumunu ve bu rollerin kadınların duygu dünyası üzerindeki etkilerini ele alıyor. Farklı milletlerden kadınlara yer verilmesi ise, coğrafya fark…devamıFarkındalık yaratmak amacıyla çekilmiş, kadın–erkek fark etmeksizin herkesin izlemesi gereken bir belgesel. Kadın olmanın zorluklarını, toplumun kadına biçtiği rollere karşı kadının tutumunu ve bu rollerin kadınların duygu dünyası üzerindeki etkilerini ele alıyor. Farklı milletlerden kadınlara yer verilmesi ise, coğrafya fark etmeksizin kadınların ortak dertlerinin benzerliğini göstererek meselenin evrensel boyutunu ortaya koyuyor. Ayrıca anlatılanların hâlâ devam ediyor oluşu ,özellikle de kadın sünneti kısmı çok acı verici bir durum. Kadın sünnetini konu alan çöl çiçeği filmi de güzeldi. Her ne olursa olsun kadınların hem fiziksel manada hem de mental açından güçlü olduğunu, toplumdaki ataerkil zihniyetin baltalamalarına rağmen istedikleri her şeyi yapabilme potansiyeline sahip olduklarını da gösteren güzel bir belgesel olmuş. İzlerken gözlerim doldu ;(
Neyse iyi geceler yine sabahlıycam galiba 😶
Ebeveynlerimizi yitirdiğimizde kendimizi kırılgan hissederiz çünkü bir yandan kayıpla baş etmeye çalışırken bir yandan kendi ölümümüzle yüzleşmemiz gerekir. Yetim kaldığımızda artık mezarlarla aramızda kimse kalmamıştır demektir. Mini dipnot: Bu tasvir her ne kadar ölüm üzerine olsa da manevi kayıplar veya…devamıEbeveynlerimizi yitirdiğimizde kendimizi kırılgan hissederiz çünkü bir yandan kayıpla baş etmeye çalışırken bir yandan kendi ölümümüzle yüzleşmemiz gerekir. Yetim kaldığımızda artık mezarlarla aramızda kimse kalmamıştır demektir.
Mini dipnot: Bu tasvir her ne kadar ölüm üzerine olsa da manevi kayıplar veya yarım kalmışlıklar ve ayrılıklar da böyle hissettirir. Kayıplar yarım kalmışlık ve kırgınlıklarla dolu bir enkaz bırakır geride . Yalomun üstteki açıklaması vurucu ve yüzleştirici bir tanım:(
"Rol yapmazsanız; asosyal, uyumsuz ya da sinir hastası damgası yersiniz." -Romain Gary Bu söz ile toplumum geneline bir yorum yapasım tuttu tabi bu toplumda ben de varım. Personlar(maskeler)ın genel çıkış nedeni de tam olarak bu , yani toplumdan dışlanma korkusu,…devamı"Rol yapmazsanız; asosyal, uyumsuz ya da sinir hastası damgası yersiniz."
-Romain Gary
Bu söz ile toplumum geneline bir yorum yapasım tuttu tabi bu toplumda ben de varım.
Personlar(maskeler)ın genel çıkış nedeni de tam olarak bu , yani toplumdan dışlanma korkusu, sahte uyum çabaları sonucunda insanlar yeni kişilikler çıkarır ve o kişilikleri oyuncu edası ile oynar bazen yarattığı kişileri o kadar benimser ki öz benlik kavramını yitirir yada onu ghosta dönüştürür sonrasında ise kimlik karmaşası yaşar bazen psikolojik problemlere neden olur bazen de yarattığı o persona ile bütünleşir. Son demlerde ya bu durumla yüzleşir yada yüzleşmeden ölür. İşte komün sistemin yaftaları ne kadar acı şekilde tezahür ediyor bireylere acınacak bir durum. Ayrıca persona kavramı bireyi topluma uyum sağlama daha yaşanır kılma açısından da iyi yönlere sahiptir ancak birey maskeleri gerçek öz benlik ile karıştırıp onu benlik kabul ederse işte sorun da orda başlar ki günümüzü ele aldığımızda çoğumuz maskelerimizi benlik olarak adlandırırız ve kimlik kayıpları yaşarız. Gece gece bu konuya nasıl geldim bilmiyorum ama ilgi çekici ve hep güncelde kalan bir durum 😶
Zavallı youqing, sadece bir kumaş parçası ile gömülmüştü. Jiazhen'ın böyle gömülmesine izin vermeyecektim. Ne kadar fakir olursak olalım, ona bir tabut almalıydım. Yoksa içim rahat etmeyecekti. Eğer jiazhen bir başkasıyla evlenmiş olsaydı, bütün bu acıları çekmeyecek, hastalığının bu derece ilerlemesine…devamıZavallı youqing, sadece bir kumaş parçası ile gömülmüştü. Jiazhen'ın böyle gömülmesine izin vermeyecektim. Ne kadar fakir olursak olalım, ona bir tabut almalıydım. Yoksa içim rahat etmeyecekti. Eğer jiazhen bir başkasıyla evlenmiş olsaydı, bütün bu acıları çekmeyecek, hastalığının bu derece ilerlemesine sebep olacak şekilde çalışmak zorunda kalmayacaktı.
Mini dipnot: Kitabı okurken Fugui'ye ne kadar kızsam da sevdiği herkesi teker teker ve acı verici şekilde kaybetmesi o kadar canımı yaktı ki ağlamak istedim, resmen ilk defa okuduğum bir kitabı o kadar içselleştirdim. En çok üzüldüğüm karakter ise zavallı üzümlü kekim Jiazhen oldu. Evliliğinin başında hovarda mirasyedi bir eş sonrasında sefalet dolu günler, çocuklarının kaybı ve acılı ölümü ahh jiazhen. Neyse her şeye rağmen yaşamaya devam eden fugui karakterinin bu trajik hayat öyküsü insanın bunca kayba rağmen hayatta kalma mücadelesini bu mücadele boyunca kaybettiği sevdiklerini anıları ile nasıl yaşattığına değinilmiş gerçekten okunması gereken güzel bir kitap. En hoşuma giden yerlerden biri de tarla sürmek için kullandığı yaşlı ineğine kaybettiği aile fertlerinin adını koyması idi onları hâlâ yaşatma çabası göz yaşartıcı idi;)