Film, dans ve müzik ikilisiyle harmanlanmış "Terko" diye adlandırdıkları bir topluluğa üye olan ispanyol bir gencin hikayesini konu ediniyor. Dram türünde olmasına rağmen ben pekte dramatik bir unsur göremedim. Çoğu yeri ileri aldım. İzlemeyiniz...
İstemeden varım ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum. /Fernando Pessoa
Spoiler içeriyor
Bir zombi salgını düşünün. Tüm dünyayı ele geçirmiş durumda. Ama bazılarımız kendini koruyarak sağ çıkmayı başarabilmiş! Yarı zombi yarı insan çocuklar düşünün. Zehirli mantar tohumları patlayıp tüm dünyaya yayılırsa ne olur? Zombiler ülkesi olur:) kısacası izlemek hoşuma gitti. Zeki çocukları…devamıBir zombi salgını düşünün. Tüm dünyayı ele geçirmiş durumda. Ama bazılarımız kendini koruyarak sağ çıkmayı başarabilmiş! Yarı zombi yarı insan çocuklar düşünün. Zehirli mantar tohumları patlayıp tüm dünyaya yayılırsa ne olur? Zombiler ülkesi olur:) kısacası izlemek hoşuma gitti. Zeki çocukları severim :D
Umay hanımın hapisteki Atilla bey'e yazdığı kısa yazlardan oluşmakta olan bu kitap umay hanımın özlemini ve duygularını içermektedir. Kısadır, okunabilir, okuyunuz efendim:)
Cahit Sıtkı Tarancı'nın birbirinden güzel şiirinlerinin yer aldığı Otuz Beş Yaş kitabını tüm şiir severlerin okumasını tavsiye ederim. Ve en sevdiğim şiiriyle sizleri baş başa bırakıyorum :) Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum…devamıCahit Sıtkı Tarancı'nın birbirinden güzel şiirinlerinin yer aldığı Otuz Beş Yaş kitabını tüm şiir severlerin okumasını tavsiye ederim. Ve en sevdiğim şiiriyle sizleri baş başa bırakıyorum :)
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.