Çok diyaloglu, karakterleri ustalıkla birbirine bağlayan, müzikleriyle soft eski Amerikan filmlerini çağrıştıran, klasik bir Woody Alan filmi. Öyle sizi şaşırtan bir senaryo değil ama o anki ruh haline göre izlettiriyor.
Wonka'nın bu saflığı beni öldürüyor 😃 İnsanlara güvenerek ilerlemesi karakteri bayağı sevilesi yapmış. Timothée Chalamet de o saflığı ve enerjiyi çok güzel yansıtmış, izlerken gerçekten Wonka'yı seviyorsun. 🍫
Açıkçası bu kadar eski bir filmden bu kadar etkilenmeyi beklemiyordum. Film sadece vampirlik olayına odaklanmıyor, karakterlerin yaşadıkları ve zamanla nasıl değiştikleri daha çok ön planda. Louis’in insanlığını kaybetmemeye çalışması baya hoşuma gitti. Lestat zaten başlı başına olay, adamın rahatlığı ve…devamıAçıkçası bu kadar eski bir filmden bu kadar etkilenmeyi beklemiyordum. Film sadece vampirlik olayına odaklanmıyor, karakterlerin yaşadıkları ve zamanla nasıl değiştikleri daha çok ön planda. Louis’in insanlığını kaybetmemeye çalışması baya hoşuma gitti. Lestat zaten başlı başına olay, adamın rahatlığı ve vampirliğini kabullenişi Louis’le olan zıtlığını daha da güzel yapmış. Atmosferi de ayrı güzel, karanlık ve biraz kasvetli ama filme çok yakışıyor. Bazı yerleri ağır ilerliyor ama genel olarak hiç sıkılmadım. Özellikle karakterlerin arasındaki ilişki filmi benim için daha ilgi çekici yaptı. Eski olmasına rağmen hâlâ izlenir bir film bence.
Serinin en iyisiydi bence. Hannibal’ın nasıl bu hale geldiğini görmek, yaşadığı acıları ve intikamının nasıl şekillendiğini izlemek gerçekten etkileyiciydi. “İntikam soğuk yenen bir yemektir”. Karanlık, sert ve intikam duygusunu sonuna kadar hissettiren bir filmdi.
Filmi izlerken başta biraz “ne oluyor ya?” oldum ama sonra olaylar açıldıkça baya sardı. Vera’nın geçmişteki olayları değiştirmeye çalışması ve bunun her şeyi daha da karıştırması bence filmin en güzel kısmıydı. Bazı yerlerde ne olacağını tahmin ettiğimi sandım ama film…devamıFilmi izlerken başta biraz “ne oluyor ya?” oldum ama sonra olaylar açıldıkça baya sardı. Vera’nın geçmişteki olayları değiştirmeye çalışması ve bunun her şeyi daha da karıştırması bence filmin en güzel kısmıydı. Bazı yerlerde ne olacağını tahmin ettiğimi sandım ama film yine ters köşe yaptı. Özellikle sonlara doğru olayların nasıl bağlandığını görünce şaşırdım. Açıkçası sıkılmadan izledim, hatta bitince biraz daha devam etseydi keşke dedim.
Filmin o karanlık, kasvetli havası bayağı iyi verilmiş. Özellikle süvarinin ortaya çıktığı sahnelerde gerilim gerçekten hissediliyor. Hikâyesi de sadece “önüne geleni öldüren hayalet” mantığında değil, altında bir gizem var. Çok korkunç bir film diyemem ama atmosferi ve hikâyesiyle kendini izlettiriyor.…devamıFilmin o karanlık, kasvetli havası bayağı iyi verilmiş. Özellikle süvarinin ortaya çıktığı sahnelerde gerilim gerçekten hissediliyor. Hikâyesi de sadece “önüne geleni öldüren hayalet” mantığında değil, altında bir gizem var. Çok korkunç bir film diyemem ama atmosferi ve hikâyesiyle kendini izlettiriyor. Ben sevdim, özellikle böyle gotik ve karanlık filmleri sevenler kesin bakmalı.
Film bitince insan bir süre kendine gelemiyor. O kadar insanın çaresizliği, korkusu bir yana, Jack ile Rose’un birbirine tutunması ayrı dokunuyor. Sonu zaten insanın içine oturuyor. Yıllar geçse de unutulmayan filmlerden biri gerçekten.
En acısı da şu: Bir yanlış, bir iftira yüzünden iki insanın koskoca hayatı mahvoluyor. Birbirlerini deli gibi seviyorlar ama hayat onları hep ayırıyor. Yıllar geçiyor, savaş bitiyor ama kaybolan zaman geri gelmiyor. Finalde insanın boğazı düğümleniyor zaten. Çünkü anlıyorsun ki…devamıEn acısı da şu: Bir yanlış, bir iftira yüzünden iki insanın koskoca hayatı mahvoluyor. Birbirlerini deli gibi seviyorlar ama hayat onları hep ayırıyor. Yıllar geçiyor, savaş bitiyor ama kaybolan zaman geri gelmiyor.
Finalde insanın boğazı düğümleniyor zaten. Çünkü anlıyorsun ki bazı hataların gerçekten kefareti olmuyor. Geriye sadece “keşke” kalıyor.
tam böyle “açayım kafa dağıtsın” filmi. Başta klasik prenses masalı gibi başlıyor diyorsun ki “tamam evlenecek mutlu son falan.” Sonra olay bir anda dönüyor, kız resmen hayatta kalma savaşına giriyor. Ejderha sahneleri baya iyi olmuş, geriyor bazı yerlerde. Millie Bobby…devamıtam böyle “açayım kafa dağıtsın” filmi. Başta klasik prenses masalı gibi başlıyor diyorsun ki “tamam evlenecek mutlu son falan.” Sonra olay bir anda dönüyor, kız resmen hayatta kalma savaşına giriyor.
Ejderha sahneleri baya iyi olmuş, geriyor bazı yerlerde. Millie Bobby Brown da filmi tek başına sırtlıyor zaten. Ama hikâye aşırı derin mi? Değil. Bazı şeyleri önceden tahmin ediyorsun.