okurken sayfalarda referans olarak kullanılan daha önce duymadığım sanatçı isimlerini ve ortaya koydukları sanatlarını araştırıp, bahsi geçen her filmi izlemeye-her şarkıyı dinlemeye çalıştığım için sancılı ve yavaş bir okuma deneyimi süregeliyor. her ne kadar zorluklar ve dipleri görmüşlük içerse de…devamıokurken sayfalarda referans olarak kullanılan daha önce duymadığım sanatçı isimlerini ve ortaya koydukları sanatlarını araştırıp, bahsi geçen her filmi izlemeye-her şarkıyı dinlemeye çalıştığım için sancılı ve yavaş bir okuma deneyimi süregeliyor.
her ne kadar zorluklar ve dipleri görmüşlük içerse de o bohem, özgür yaşama insan özeniyor.
o kadar çok dilerdim ki etrafımda nice sanatçıyla çevrilmeyi!
ne mümkün!
dibi bilirim diyor ya sylvia, bence patti de biliyor.
içerdiği otoportreler, şiir taslakları, birbirlerine ait resimler kitabı daha romantik, estetik hale getiriyor.
karakteristik kimlikleriyle bu kitap sayesinde tanış olup aşk hikayelerine ortaklık etmekle onur duydum.
altını çizdiğim o kadar şey var ki hangi birinden dem vursam bilemez haldeyim, şu sıralar özellikle cinsel kimlikle ve uyanışlarla ilgili bir yerdeyim ve oldukça ilgi çekici ilerliyor bu bölüm, ayrıca o zamanların dünyasının bu tür kimlik kargaşasına aleni bir şekilde girmeye müsait olmadığını biliyordum.
güzel ruhlar gelmiş geçmiş, bunu hatırlamak bile iyi geliyor.
kronolojik olmayan birkaç alıntı dahi sizi okumaya ikna edecek diye düşünüyorum.
“Bitmemiş şarkılar ve terk edilmiş şiirlerle
Kuşatılmış, dağılmış, hatta felce uğramıştım.
İlerleyebildiğim kadar ilerliyor, sonra hayalimde yarattığım duvarlara tosluyordum..”
"İyi bir insan mıydı, yoksa kötü mü? Emin değildi. Fedakâr mıydı? Yoksa tam bir iblis mi? Fakat tek bir şeyden emindi. O bir sanatçıydı. Ve bunun için asla kimseden özür dilemeyecekti."
"Her şeyin bizden öncekiler tarafından belirlenmesinden ve yol haritasının çıkarıldığı bir dünyada yaşamaktan dolayı kendimi sınırlandırılmış hissetmiştim."
"Sadece bir aptal -ya da bir aziz- sanat tarafından ele geçirilmek istemez."
"küçük zümrüt kuş uçup gitmek ister.
eğer avucumu kaparsam, kalmasını sağlayabilir miyim?"
"Çok yaramaz olduğu için ruhumun ben uyurken gizlice kaçıp sonra da geri dönemeyeceğinden korkuyordum."
"Dünyanın her yerinde insanlar kaybettikleri bir şeye yeniden sahip olma umudunu taşır. Ancak bazen kiminin anılarını küçük pişmanlıklarımızı koyduğumuz çekmeceye yerleştirmek zorundayızdır. Yine de arada sırada, eski bir mendilin katları arasında, bir zamanlar en mutlu öğleden sonralarımızı temsil etmiş bir deniz kabuğuna ya da ufak bir taşa rastlarız."
"Yana yakıla dürüstlük ararken kendi içimde dürüst olmayan bir şeyler bulmuştum. neden kendimi sanata adayacaktım ki? kendimi tanımak için mi, yoksa sanatın kendisi için mi? bir aydınlanma vaat etmiyorsa o kalabalığın içine bir şeyler sokuşturmaya çalışmaya ne gerek vardı?"