Filmin başı ve sonunun hatırına Mein Herz Brennt ve Anasına sövmek için yine Rammstein - Mutter dinleyin bu filmi izledikten sonra. Öylesine öfke doluyum ki, ne edeceğim küfürün kıymeti var ne de boğazımın düğüm düğüm olduğunu yazmamın.
Predestination ile Dark arasında gidip gelen, kıllı sakallı heriflerin çırılçıplak görüntüleri ile zaman zaman kusturan, ara bölümlerde yavaşlamasına ve sıkılmama sebep olan ama final bölümünde ki bir kaç kusur haricinde toparlayan ve başta bahsini ettiğim iki yapımın gölgesinden sıyrılmayı başaran…devamıPredestination ile Dark arasında gidip gelen, kıllı sakallı heriflerin çırılçıplak görüntüleri ile zaman zaman kusturan, ara bölümlerde yavaşlamasına ve sıkılmama sebep olan ama final bölümünde ki bir kaç kusur haricinde toparlayan ve başta bahsini ettiğim iki yapımın gölgesinden sıyrılmayı başaran tek sezonluk orta halli bir dizi olmuş.
İlk hikayede Roberto Benigni'yi görünce bir umutlanıyorsunuz ama... Çok çok çok kaliteli isimler yer almasına ve bende Kahve bağımlısı olmama rağmen... Iggy Pop / Tom Waits ikilisi, Casino filminden hatırlıyorum ben bu italyan aksanını dediğim ve haklı çıktığım Joseph Rigano…devamıİlk hikayede Roberto Benigni'yi görünce bir umutlanıyorsunuz ama... Çok çok çok kaliteli isimler yer almasına ve bende Kahve bağımlısı olmama rağmen... Iggy Pop / Tom Waits ikilisi, Casino filminden hatırlıyorum ben bu italyan aksanını dediğim ve haklı çıktığım Joseph Rigano / Vinny Vella muhabbeti ardından kapattım. Bir şey anlamadım çünkü. Tek düze muhabbetler, havadan sudan konuşmalar. Bu kafayı ben anlamıyorum. Daha Cate Blanchet, Bill Murray, Jack White isimleri falan vardı ama sarmadı.
Son Sessizlik adını son sahneden alıyor ve film genel olarak bu sessizliği işliyor. Bu filmin diyalogsuz ve sıkıcı olduğu anlamına gelmiyor ama yönetmenin yaptığı diğer işlere oranla daha sakin bir yapım. Düşündürmesi, sorgulama hissi uyandırması, çok yüksek olmasa da verdiği…devamıSon Sessizlik adını son sahneden alıyor ve film genel olarak bu sessizliği işliyor. Bu filmin diyalogsuz ve sıkıcı olduğu anlamına gelmiyor ama yönetmenin yaptığı diğer işlere oranla daha sakin bir yapım. Düşündürmesi, sorgulama hissi uyandırması, çok yüksek olmasa da verdiği gerilim hissi, ahlaki boyutu izlemeniz için çekici unsurlar.
Yazmadan edemeyeceğim, öyle görünürde sizi kusturacak bir sahneye denk gelmeseniz dahi konu sizi yeterince rahatsız edecek.
Ah ben ne büyük hata yapmışım. 3. Sezon 7. Bölümde ki buluşma hikayesinden sonra 1. Sezon 8. Bölümü izliyorum, yok böyle bir muhabbet. Sadık Ağabeyin muhabbeti mükemmel. Zaten geçmişte Rabarba Radyo programları ile sevdiğim Mesut Süre'nin ilişki testi serisi ile…devamıAh ben ne büyük hata yapmışım. 3. Sezon 7. Bölümde ki buluşma hikayesinden sonra 1. Sezon 8. Bölümü izliyorum, yok böyle bir muhabbet.
Sadık Ağabeyin muhabbeti mükemmel. Zaten geçmişte Rabarba Radyo programları ile sevdiğim Mesut Süre'nin ilişki testi serisi ile bağımlısı olmuşken bu programa sırt dönmem büyük hataymış.
Şiddetle tavsiye ederim.
Raf uygulamasının kullanım amacına geri dönersek... Flanagan sen bir efsanesin. Yaptığı işleri hastalık derecesinde çok seven birisi olarak bu işi de efsane olmuş diyebilirim. Kendisini suçlamıyorum hatta hak vermemek mümkün değildi ama @wolverineh in beni korkuttuğu kadar yoğun bir eşcinsel…devamıRaf uygulamasının kullanım amacına geri dönersek...
Flanagan sen bir efsanesin. Yaptığı işleri hastalık derecesinde çok seven birisi olarak bu işi de efsane olmuş diyebilirim.
Kendisini suçlamıyorum hatta hak vermemek mümkün değildi ama @wolverineh in beni korkuttuğu kadar yoğun bir eşcinsel dayatma yoktu. Yani öyle vıcık vıcık insanın midesini bulandıracak eyleme girişmediler, sadece öyle üstün körü karakterlerin eşcinsel olduğu betimlendi o kadar.
Şimdi gelelim diziye, çok ağır ilerliyor gibi görünmesine rağmen ailenin yaşadığı yükseliş ve düşüş dönemlerini yansıtması açısından işlenen detaylar çok önemliymiş, iyi ki bunu tercih etmiş Flanagan.
(Şunu yazmadan/unutmadan devam etmeyeyim... Mark Hamill, Pym karakteri her ne kadar güçlü gibi görünse de, senaryo içinde bu kadar geri planda kalmasına açıkçası sinir olmuştum ama son bölüm itibariyle o karakterin hakkı fazlası ile verilmiş.)
Gerçi diziyi izlerken aradığınız cevapların neredeyse tamamı son bölümde yer alıyor ama buna rağmen son bölüm ne aceleye getirilmiş ne de cevapsız soru bırakmış.
Sadece Verna karakterini tam olarak bir şey ile ilişkilendiremedim (Şeytan, Ölüm vs.) ama Edgar Allan Poe'nun sık sık kullandığı Kuzgun ile eşleştirirsek Ölüm daha yakın gibi duruyor. Buna ek olarak 3-4 kereden fazla olmasa bile bir Soytarı/Joker karakteri vardı cevap aramama sebep olan, finalde son buldu.
Dizi ilmek ilmek işleniyor herkes hak ettiğini alırken, hiç hak etmediğini yaşayanlar da vardı, bu ne biçim tip her türlü pisliği hak ediyor diyeceğiniz karakterlerin paçayı kurtarması da.
Arthur Pym karakteri ile Mark Hamill başta olmak üzere, Bruce Greenwood ve Mary McDonnell oyunculukları başımı döndürdü. Tabi Flanagan'ın hiç vazgeçmediği oyuncu kadrosu yine muhteşemdi onları artık söylemeye bile ihtiyaç yok.
İster korku olarak bakın, ister dram olarak her bakış açısı sizi öte bir aleme yolculuğa çıkarıyor ve yine Flanagan için aynı cümleleri kuracağım; bu adam ölüm ile yaşam arasında yer alan köprünün tam ortasında duruyor ve ne yaşamın hakkını ne de ölümün kaçınılmaz gerçeklik hakkını elinden alıyor. Her iki gerçekliği de aynı şekilde sırtlanıyor ve olması gerekeni doğrudan seyirciye aktarıyor. Ölümün kaçınılmazlığını ne onu kötüleyerek anlatıyor ne de hayatın acımasızlığını tatlı ballı hikayeler ile.
Diziyi kötüleyenler muhakkak olacak ama bu adamın yaptığı işler bende her zaman ayrı bir yer tutacak.
Yani, eh işte, mırın kırın. Çok fazla korkutma öğesi olmasına rağmen alıştırıyor ve bir yerden sonra kabak tadı veriyor. Kötü değil ama iyi de değil, tam orta karar bir korku filmi olmuş.
Hak ettiğinin çok daha üstünde bir puana sahip olmalıydı. Süpriz-bozan olsun istemem ama az çok sembolizm ile ilgilendiyseniz eğer, film asansöre geçiş yaptığı anda Şeytan'ın kim olduğunu hemen tahmin edebiliyorsunuz. Her karakter bir hedef olmasına rağmen çıkan sonuç sizi şaşırtmaya…devamıHak ettiğinin çok daha üstünde bir puana sahip olmalıydı.
Süpriz-bozan olsun istemem ama az çok sembolizm ile ilgilendiyseniz eğer, film asansöre geçiş yaptığı anda Şeytan'ın kim olduğunu hemen tahmin edebiliyorsunuz.
Her karakter bir hedef olmasına rağmen çıkan sonuç sizi şaşırtmaya yetebilir.
Ahım şahım bir gerilim yoktu, gerilimin olmadığı yerde korku öğesi de pek yer edemeyecek ama kendini izletmeyi başaran çok sağlam bir 75 dakika var ortada.
Dizi çok yavaş ilerliyor ama 4. bölüme kadar sabredip 8. bölümde zirveye çıkan gerilimi tatmanızı çok isterim. Aslında Adrien Brody olmasa bende ikinci bölümde çöpe atardım diziyi ama bu hataya düşmeyin.