Merak ettiğim bir soru var, Raf uygulamasını nasıl keşfettiniz? Bir YouTube videosu ile mi? Arkadaş önerisi mi ? Yoksa araştırarak mı buldunuz. Ben ekşi sözlükte bir yazarın önerisiyle yüklemiştim mesela. Sizde nasıl?
Romantize edilmiş bir hayal olsa da Heybeli'de Büyük Ada'da veya Burgaz'da ufak bir sahaf dükkanım olsun isterdim. Günü raftan bir kitap alıp okuyarak tamamlamak, aralarda gitarımı çıkarıp çalmak gelen gidenle sohbet edip eve dönmek güzel olurdu sanki. Koşturmasız telaşsız... İlle…devamıRomantize edilmiş bir hayal olsa da Heybeli'de Büyük Ada'da veya Burgaz'da ufak bir sahaf dükkanım olsun isterdim. Günü raftan bir kitap alıp okuyarak tamamlamak, aralarda gitarımı çıkarıp çalmak gelen gidenle sohbet edip eve dönmek güzel olurdu sanki. Koşturmasız telaşsız...
İlle de şehirde olacaksam da konsept full polisiye çizgi romanı, mangası, romanı satan. Polisiye konsepti bir kitap kafem olsaydı. Madem şehir çukurunda debeleneceğiz biraz olsun mutlu ederdi belki.
Yıllar sonra tekrar izledim, oldurmaya çalışıp bıkınca kolay yolu seçsen de kaderini değiştiremeyeceğini harikulade anlatan bir film. Bir barı açıyorum İki Ayla ile aramı düzeltiyorum Üç babamı da yanıma alıyorum Olay bitmiştir (şüpheli)
Ne kitap ama ... Fransız edebiyatının o betimleme hastalığı bu kitapta da olsa da Proust sevgiden doğan kıskançlığı o kadar güzel anlatmış ki, üzerine birçok psikolojik analiz yapılabilir. Zira terk edilme korkusu, altıncı his huzursuzluğu ne ararsanız en zarif biçimde…devamıNe kitap ama ...
Fransız edebiyatının o betimleme hastalığı bu kitapta da olsa da Proust sevgiden doğan kıskançlığı o kadar güzel anlatmış ki, üzerine birçok psikolojik analiz yapılabilir. Zira terk edilme korkusu, altıncı his huzursuzluğu ne ararsanız en zarif biçimde mevcut.
"... Ancak çoğunlukla yaptığımız bir kaygıdan sıyrılıp diğerine kapılmaktan ibarettir."
"Şimdikinin ıstırabı hiç o kadar yüzeysel değil, katlanması çok güç, yüreğin çok daha derin bir katmanına çöküyor."
.. hiçbir açıdan tadına varamamış olduğu bir hayatın değeri, belki de tam canından olacağı anda kafasına dank ediverir. "
" Saçma sapan izler peşinde değerli zamanlar yitirirken hiç farkına varmadan gerçeği ıskalarız"
" Aşk deva bulmaz bir hastalıktır "
Bunlar bazı altını çizdiğim cümlelerdi. Kısa ama etkili bir kitap. İyi ki denk gelmişiz.
Arka sokakların hikayesi; romantize etmeden, zorlamadan nasıl anlatılırsa öyle anlatılmış. Mahsun, adının hakkını veren; sadece ısınmak için araba çalıp geceyi geçirdikten sonra temizleyip paklayarak aldığı yere koyan, çok aç kaldığı için tavus kuşu çalan ama yine de kimseye yaranamayan bir…devamıArka sokakların hikayesi; romantize etmeden, zorlamadan nasıl anlatılırsa öyle anlatılmış.
Mahsun, adının hakkını veren; sadece ısınmak için araba çalıp geceyi geçirdikten sonra temizleyip paklayarak aldığı yere koyan, çok aç kaldığı için tavus kuşu çalan ama yine de kimseye yaranamayan bir gariban. Arkadaşları, ona yardım etmek isteyen insanlar hepsi bir araya gelince trajikomik bir anlatı çıkarmış ortaya. Trajediyi özenle anlatan hangi filmdir deseniz bunu gösterirdim.
Kaçırılmış bir hayatın sancısını izliyoruz. Bu filmi ikinci kez izleyeyişim. Zeki abinin hizmetçi metaforuz arkadan gelen TV sesleri ve kapılar burada da mevcut. Ama asıl vurucu olan kaçırıldığı düşünülen bir hayatın sancısını harika bir şekilde göstermesi. Senin hayalini sen yaşayamazken…devamıKaçırılmış bir hayatın sancısını izliyoruz. Bu filmi ikinci kez izleyeyişim. Zeki abinin hizmetçi metaforuz arkadan gelen TV sesleri ve kapılar burada da mevcut.
Ama asıl vurucu olan kaçırıldığı düşünülen bir hayatın sancısını harika bir şekilde göstermesi.
Senin hayalini sen yaşayamazken bir başkasının kolaylıkla yaşaması, her şeyi içine atarak yaşamak ve en sonunda iyilik gösterdiğin, herkesin hakir gördüğü birine yaptığın iyiliklerin bile görülmemesi üzerine görülen patlama.
....
Ada havası, vapurlar, inkarlar, balık sofraları arasında; İki farklı ruh, birbirlerinin dünyasına yakın olmakla olmamak arasında gelip giden. İp çekme oyununa dönmüş bir duygu seli ve yüzü duvara dönük muhteşem resimler gibi tavan arasına gizlenmiş, belki de yazık olmuş bir…devamıAda havası, vapurlar, inkarlar, balık sofraları arasında;
İki farklı ruh, birbirlerinin dünyasına yakın olmakla olmamak arasında gelip giden. İp çekme oyununa dönmüş bir duygu seli ve yüzü duvara dönük muhteşem resimler gibi tavan arasına gizlenmiş, belki de yazık olmuş bir sevda.
Kısacık ama upuzun bir romanı okumuş hissi veren, bu zamana kadar keşke izleseydim dedirten bir film.
Dili tahmin edeceğiniz üzere sade, bir arkadaşının son evre kanser olması üzerine hem anı kalsın hem de iyi gelsin diye tüm kıyıyı dolaşmak için yolculuğa çıkıyorlar. Kaş, Ölüdeniz vs derken yolculuğa okuyanı da katıyor. Şöyle kafam çok dolu biraz yormayan…devamıDili tahmin edeceğiniz üzere sade, bir arkadaşının son evre kanser olması üzerine hem anı kalsın hem de iyi gelsin diye tüm kıyıyı dolaşmak için yolculuğa çıkıyorlar. Kaş, Ölüdeniz vs derken yolculuğa okuyanı da katıyor. Şöyle kafam çok dolu biraz yormayan şeyler okuyayım evresindeyseniz okuyup geçin.
40 metrekare bir alanda geçen film metaforlarla bezeli. Her sahnesinde ayrı bir anlam yatıyor. Nice prodüksiyonların yapamadığını düşük bir bütçe ile yapmışlar. Dümdüz izlerseniz sıkıcı gelebilir, ancak tarihi okuyarak ilerlerseniz tam bir dönem filmi olduğunu fark edeceksiniz. Sanırım Şener usta…devamı40 metrekare bir alanda geçen film metaforlarla bezeli. Her sahnesinde ayrı bir anlam yatıyor. Nice prodüksiyonların yapamadığını düşük bir bütçe ile yapmışlar.
Dümdüz izlerseniz sıkıcı gelebilir, ancak tarihi okuyarak ilerlerseniz tam bir dönem filmi olduğunu fark edeceksiniz.
Sanırım Şener usta kanlı canlı Tiyatro'da oynuyor bu senaryoyu, izleyenlerin şanslı olduğunu düşünmekle birlikte, filmin izlenmesi gerekenler listesinde olması gerektiğini düşünüyorum.
Nispeten taşra sayılacak bir yerden New York'un hızlı ve suç dolu dünyasında dava kaybetmeyen bir avukatın hikayesine üçüncü gözle bakıyoruz. İlk başta hayatını sıkıcı bulan muhteşem avukatımız ve eşi, paranın ve gösterişin verdiği ışıltıyla gözlerini kamaşırken buluyor. Daha sonra ise…devamıNispeten taşra sayılacak bir yerden New York'un hızlı ve suç dolu dünyasında dava kaybetmeyen bir avukatın hikayesine üçüncü gözle bakıyoruz.
İlk başta hayatını sıkıcı bulan muhteşem avukatımız ve eşi, paranın ve gösterişin verdiği ışıltıyla gözlerini kamaşırken buluyor. Daha sonra ise bu ışık onları bir boyutta kör edip farklı ve görmek istemeyeceği bir dünyaya tabiri caizse ışınlıyor.
Yoğun saatler, suç dosyaları, ahlak dışı birçok olay sonrası avukatımız kendi şeytanı ile tanışıyor. Buradan sonra izleyeceğimiz her şey bir iç hesaplaşmasından ibaret.
Oyunculuklar harika, senaryo da öyle sayılır. Lakin tipik Amerikan film endüstrisinin dayattığı mistik öğeler ve "Erdal bakkal aslında tuzlukmuş " sonu filmi gözümde birkaç puan düşürdü. Rus sinemasında benzer bir konu işlense ve aynı oyuncular olsa belki daha da efsane olabilirdi.
Dümdüz bir film olarak izlemeyip metaforları yakalamanızı ve sabretmenizi öneririm. Şeytanla hesaplaşma sahnesi müthiş.
İyi seyirler.