dağılmış bir samanlık gibiydi içim toplanamayacak kadar dağınık dağınık bırakılamayacak kadar tehlikeli bi kıvılcım yeterdi her yeri yakmaya bir kıvılcım sadece içimdekileri dökememiş olmanın verdiği öfke, haksızlığa uğramışlığın o korkunç sessizliği her geçen gün ruhumun parçalara ayırmaktaydı yağmurlu havada güneş…devamıdağılmış bir samanlık gibiydi içim
toplanamayacak kadar dağınık
dağınık bırakılamayacak kadar tehlikeli
bi kıvılcım yeterdi her yeri yakmaya bir kıvılcım sadece
içimdekileri dökememiş olmanın verdiği öfke, haksızlığa uğramışlığın o korkunç sessizliği her geçen gün ruhumun parçalara ayırmaktaydı
yağmurlu havada güneş açmasını bekliyordum içimdeki buz kütlesini eritmesi için
gökkuşağı olmak istiyordum etrafa renkler dağıtmak
aldım elime boya kovasını ve fırçayı madem güneş açmıyor ben boyayacagim dedim
her sey hazirdi ki aniden bir ruzgar cikti tum kovalar devrildi
butun renkler birbirine karıştı
en son hatırımda kalan şey ise yerdeki tamamı siyaha dönmüş boyalarla gökyüzünü boyadığımdı..