2026 (37. Film) 2024'ün en çok ses getiren yapımlarından bir tanesi. Her ne kadar "En İyi Film" dalında Oscar'ı alamasa da Adrien Brody'nin En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alması ile birlikte adından oldukça söz ettirdi. Film kendi içinde 2 parttan…devamı2026 (37. Film)
2024'ün en çok ses getiren yapımlarından bir tanesi. Her ne kadar "En İyi Film" dalında Oscar'ı alamasa da Adrien Brody'nin En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alması ile birlikte adından oldukça söz ettirdi. Film kendi içinde 2 parttan oluşuyor. Partlar arasında bir 15 dakikalık mola verilmiş. Onu kırparsak karşımızda 200 dakikalık (3 saat 20 dakika) upuzun bir yapım var.
Filmin konusu; bir mimar olan László II. Dünya Savaşından kurtularak ABD'ye varır. Burada bir türlü kendi işini yapamaz farklı işlerde sefilce çalışır, çeşitli iftiralara uğrar ve pek istenmez. Ancak bir gün şans yüzüne gülecek ve işler rayına oturmaya başlayacaktır. Açıkçası filmin çok uzun olduğu noktada bence hemfikir olmalıyız. 3 saatin zaten ortalamadan uzun bir süre olduğu kesin. Lâkin benim asıl söylemek istediğim film konu itibariyle gerçekten çok uzun tutulmuş gerek var mıydı? Şahsen atılan bir yarım saatlik kesik filmi daha derli toplu ve izlenilebilir kılardı. Filmin çekim açıları ve kullanılan renk paletleri son derece başarılı. Adrien Brody zaten oldukça başarılı bir aktör, bu performans hele ki Piyanist'te bize sunduklarından sonra çok şaşırtmadı. Ancak sanki rakipleri biraz daha sağlam performanslar sergilemiş isimler olsa Oscar'ı alamazmıştı diye de düşünmüyor değilim. Bir önceki senenin kazananı Cillian Murphy (Oppenheimer) kadar da etkileyici bir performans değildi. The Amazing Spiderman 2 filminden tanıdığım Felicity Jones'u 10 yıl sonra çekilen farklı bir filmde görmek keyifliydi. Filmin sonlarına doğru var olan "eşcinsellik" sahnesine de mesela ben gerek olduğunu düşünmüyorum. O karakter farklı bir konu bağlamında ortadan tüy olup Sosyal Merkez projesi farklı bir şekilde anlam kazanmalıydı.
Sonuç olarak izlemesi oldukça zahmetli. Uzun film izleyemem, durağan filmler beni hiç sarmıyor diyorsanız hiç bulaşmayın derim. Bu tarz bir sıkıntınız yoksa eğer görsellik ve oyuncu kadrosu anlamında oldukça zengin bir iş. Tavsiye ederim.
7.2/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Film tamamen 70mm olarak çekildi. Bu, günümüzde Christopher Nolan'ın bile nadiren yaptığı, inanılmaz pahalı ve zahmetli bir teknik.
2- Yönetmen Brady Corbet bu filmi çekebilmek için tam 7 yıl boyunca finansman aradı. Kimse bu kadar uzun ve ağır bir filme para yatırmak istemedi.
3- Başta başrollerde Joel Edgerton ve Marion Cotillard vardı. Takvimler uymayınca Adrien Brody ve Felicity Jones devreye girdi.
4- Adrien Brody’nin annesi de Macar bir göçmen ve fotoğrafçı. Brody, karakterin o "yabancı hissetme" halini annesinin hikayelerinden esinlenerek oynadığını söylüyor. (Hoşuma giden detaylardan bir tanesi.)
5- Film Venedik Film Festivali'nde ilk gösterildiğinde tam 12 dakika boyunca ayakta alkışlandı.
6- László Tóth tamamen kurgusal bir karakterdir. Ancak yönetmen onu o kadar gerçekçi anlatmış ki, izleyen pek çok kişi Google'da "László Tóth kimdir?" diye arama yapmış.
7- Film Pensilvanya’da geçiyor ama aslında neredeyse tamamı vergi avantajları ve mimari doku nedeniyle Macaristan’da çekildi. Özellik göçmenlik sahnelerinin çoğu, gerçekliğe sadık kalmak adına bizzat Budapeşte sokaklarında çekildi.
8- Film, devasa görüntüsüne rağmen aslında sadece 10 milyon dolar gibi (Hollywood standartlarında çerez parası) bir bütçeyle çekildi.
9- Filmde ekranın kararıp "Intermission" yazması bir hata değil; yönetmen insanların o arada kalkıp film hakkında konuşmasını istediği için bunu filme ekledi.
10- Iron Man 3'ten de tanıdığımız Guy Pearce, bu filmdeki performansıyla "en iyi yardımcı erkek oyuncu" dalında kariyerinin en iyi eleştirilerini aldı.
11- Filmdeki "Brütalist" yapıların çizimleri için gerçek mimarlarla çalışıldı; o bina gerçekten yapılabilir bir proje olarak tasarlandı.
12- Filmin sarsıcı müzikleri Daniel Blumberg’e ait. Müzikler, binanın betonarme yapısını hissettirmek için kasıtlı olarak "metalik ve sert" bestelendi.
13- Brady Corbet bu filmle Venedik'te "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandı.
14- Bu kadar uzun bir film olmasına rağmen çekimler sadece 34 günde tamamlandı. Bu tam bir prodüksiyon mucizesi.
15- Adrien Brody, Macar aksanını mükemmelleştirmek için aylarca dil koçlarıyla çalıştı ve set aralarında bile aksanını bozmadı.
16- Film 30 yılı kapsadığı için Felicity Jones ve Adrien Brody için tam 40 farklı yaşlandırma makyajı ve kostüm değişimi yapıldı.
17- Film, mimarlık ve birey temalı olduğu için sık sık ünlü yazar Ayn Rand’ın The Fountainhead (Hayatın Kaynağı) kitabıyla kıyaslanıyor.
18- Filmin bazı sahnelerindeki o rahatsız edici sanayi sesleri, izleyicide "inşaat alanındaymış" hissi uyandırmak için özel olarak tasarlandı.
19- The Brutalist, 2024-2025 sezonunun ana akım sinemada vizyona giren en uzun filmi olma unvanını taşıyor.
20- Çekimler tam başlayacakken pandemi patladı ve ekip Macaristan'da mahsur kaldı. Prodüksiyon iki kez tamamen durdurulmak zorunda kalındı.
21- VistaVision kameraları o kadar ağırdı ki, çekimler sırasında bazı sahnelerde omuzda çekim yapmak imkansız hale geldi ve özel vinçler kullanıldı.
22- Filmin ses tasarımı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma gerçek analog kayıt cihazları kullanılarak o dönemin atmosferi yakalandı.
23- Yönetmen Brady Corbet bu devasa işin altına girdiğinde henüz 35 yaşındaydı; bu kadar genç bir yönetmenin böyle "epik" bir iş çıkarması Hollywood'u şaşırttı.
24- Bazı eleştirmenler, filmin başında Brody’nin piyano çaldığı kısa sahneyi, oyuncunun Oscar kazandığı The Pianist filmine bir selam duruşu olarak yorumladı.
25- Senaryo, yönetmen Brady Corbet ve hayat arkadaşı olan yönetmen/senarist Mona Fastvold tarafından birlikte yazıldı.
26- Filmin bütçesi çekimler sırasında birkaç kez bitti; Adrien Brody ve diğer oyuncuların projeye olan inançları sayesinde çekimler tamamlanabildi. (Filmdeki finans muhabbeti belki de buradan geliyordur, kim bilir:))
27- László Tóth ismi, tarihte Michelangelo’nun Pietà heykeline saldıran Macar asıllı bir adamın ismidir. Yönetmenin neden bu ismi seçtiği sinema çevrelerinde hala tartışılıyor.