Sanırım izlerken kendimi en huzurlu hissettiğim yapımlar tam olarak bu türdeki yapımlar. Müzikleri, görselleri, yaz akşamlarında arkadan gelen o sesler bile o kadar gerçekçi ama bir o kadar da masalsı. Bir film izler gibi değil de daha çok güzel ve…devamıSanırım izlerken kendimi en huzurlu hissettiğim yapımlar tam olarak bu türdeki yapımlar. Müzikleri, görselleri, yaz akşamlarında arkadan gelen o sesler bile o kadar gerçekçi ama bir o kadar da masalsı. Bir film izler gibi değil de daha çok güzel ve zarif bir tabloyu seyreder gibi seyrettim.
📌 Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı, rüzgârı, denizi, göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı…devamı📌 Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı, rüzgârı, denizi, göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.
📌 Susan bir türküyüm nicedir
Evler çarşılar içinde
Duruşum gurbet yürüyüşüm el
Gülüşüm hayat kırgını, kapalı, yarım
Kederim uzak insanlara …
📌 Bir yanım gündelik şeyler
Evdir ekmektir
Yaşadığım kaskatı;
Bir yanım olmadık türküler söyler
Yoldur özlemdir
Benim en güzel düşlerim
İçimde kaldı.
📌 Bir salkımsöğüde benzetiyorum seni
Uzak, çok uzak kıyıları süsleyen
Kendimi unutulmuş bir ırmağa
Yalnızlığın ufuklarını bütünleyen
Düşmüyor bir gün olsun
Sularıma gölgen …
📚📚📚✨✨✨ “Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar. Bu kitapların her biri şu an…devamı📚📚📚✨✨✨
“Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar. Bu kitapların her biri şu an yaşıyor olabileceğin hayatlara açılan bir kapıdır.”
📚✨
Satrançta olduğu gibi, hayatta da her şeyin temelinde olasılık yatar. Bütün umutların, bütün hayallerin, pişmanlıkların, yaşadığımız her bir anın.
📚✨
“İstemek,” dedi ölçülü bir sesle,” ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var.”
📚✨
Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün…
📚✨
“ Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım.”
Ocakbaşında oturmuş Düşünüyorum gördüklerimi, Çayır çiçekleri ve kelebekler Geçmiş yaz aylarındaki; Sarı yapraklar, örümcek ağları Geçmiş sonbaharlar Sabah pusları ve gümüş bir güneş Ve saçlarımın arasında rüzgâr Ocakbaşında oturmuş Düşünüyorum, nasıl olacak dünya, Sonsuz bir kış gelecek Göremeyeceğim baharı bir…devamıOcakbaşında oturmuş
Düşünüyorum gördüklerimi,
Çayır çiçekleri ve kelebekler
Geçmiş yaz aylarındaki;
Sarı yapraklar, örümcek ağları
Geçmiş sonbaharlar
Sabah pusları ve gümüş bir güneş
Ve saçlarımın arasında rüzgâr
Ocakbaşında oturmuş
Düşünüyorum, nasıl olacak dünya,
Sonsuz bir kış gelecek
Göremeyeceğim baharı bir daha.
Çünkü hiç görmediğim
Daha çok şey var
Yeşiller başka başkadır
Her ormanda her bahar
Ocakbaşında oturmuş
Düşünüyorum eski insanları
Ve hiç göremeyeceğim bir dünyayı
Görecek olanları.
Fakat her oturup düşündüğümde
O eski zamanları
Geri dönen ayak seslerini bekliyorum
Ve kapı önündeki konuşmaları
Öncelikle polisiye türünü çok severek okuyan bir okuyucu olarak okuduğum en sıkıcı polisiye romandı diyebilirim. Yazar polisiye adı altında bizlere tarih kitabı okutmak istemiş sanırım. Ortada bir cinayet ve bunu araştıran bir polisimiz var. Ancak cinayet çözmek yerine sürekli tarihi…devamıÖncelikle polisiye türünü çok severek okuyan bir okuyucu olarak okuduğum en sıkıcı polisiye romandı diyebilirim. Yazar polisiye adı altında bizlere tarih kitabı okutmak istemiş sanırım. Ortada bir cinayet ve bunu araştıran bir polisimiz var. Ancak cinayet çözmek yerine sürekli tarihi bilgiler veriliyor. Yazar cinayeti ve tarihi harmanlamak istemiş ama bunu dengeli bir şekilde yapamamış ve çok fazla tarihi bilgilere gömülüp işin cinayet çözme boyutuna çok az yer vermiş. Bir yerden sonra ne isimleri ne tarihleri ne de geçmişte yaşanan olayları takip edebildim. Zaten aklınızda tutamayacağınız kadar çok isim geçmeye başlıyor. Bu da hem kurguyu zayıflatmış hem de kitabı sıkıcı hale getirmiş. Kitapta kendini çok fazla tekrar eden bazı detaylar yine kitabın bir diğer eksisi. Örneğin polisimizin sürekli sigara içmesi. Neredeyse sayfa başı sigara içti.
Bir diğer rahatsız edici şey ise yazarın sürekli Dan Brown kitaplarını taşlaması. Ama ilginç olan şu ki kendisi de onun kitaplarına benzer bir kitap yazmaya çalışmış. Fakat başaramamış. Dan Brown, kitaplarında tarihi bilgiyi ve kurguyu güzel bir şekilde harmanlarken bu kitap onun kötü bir taklidi gibi olmuş.
Ne yazık ki Mazzanti’nin bu kitabı okuduğum en sıkıcı polisiye romanı olarak kitaplığımda yerini aldı.
📚✨📚 Her zamanki gibi inanılmaz bir kurgu. Tim Weaver polisiye/gerilim türünde en severek okuduğum yazarlardan. Gecenin Gözleri, yazarın okuduğum yedinci kitabı. Olaylar yine ana karakterimiz David Raker üzerinden anlatılıyor. Yani bu bir seri ama tek tek de okunabilecek bir seri…devamı📚✨📚
Her zamanki gibi inanılmaz bir kurgu. Tim Weaver polisiye/gerilim türünde en severek okuduğum yazarlardan. Gecenin Gözleri, yazarın okuduğum yedinci kitabı. Olaylar yine ana karakterimiz David Raker üzerinden anlatılıyor. Yani bu bir seri ama tek tek de okunabilecek bir seri ve her kitapta başka bir olay anlatılıyor. Bu kitapta da dedektifimiz David Raker, yine kayıp birini bulmaya çalışıyor. Lynda Korin adında bir kadın on aydır kayıptır ve polis hiçbir şey bulamamıştır. Kadın bir sahil kasabasına gitmiştir ancak aracıyla girdiği park yerine ait kamera kayıtlarında kadının girişi varken çıkışına dair hiçbir şey yoktur. Kadın bir anda yok olmuştur sanki. Peki Lynda birileri tarafından mı kaçırıldı yoksa kendi isteğiyle mi ortadan kayboldu? Eğer öyleyse neden?
David olayı araştırdıkça inanılmaz şeyler oluyor ve kitap ilerledikçe heyecan unsuru daha da artıyor. Kurgusu gerçekten çok ama çok iyiydi. Yazarın her kitabında bunu başarabilmesi, aynı karakter üzerinden yazmasına rağmen kendini tekrar etmemesi ve her seferinde etkileyici bir kurgu ile karşımıza çıkması takdir edilesi. Yazarın okuduğum yedi kitabının içinde sanırım bu ilk üçe girer. Konusu ve konunun işlenişi çok iyiydi. Bu türde yazıp da ortalığı çok fazla kan, vahşet veya sapıkça şeyler olmadan anlatabilen yazarlar benim için çok önemli. Çünkü genelde bu türde çok rahatsız edici sahne kullanmak sanki daha heyecan verici gibi bir yanılgı var. Ama bunu dozunda yaparak başaran yazarlar da var. Tim Weaver da o yazarlardan. Polisiye, macera, gerilim, dedektiflik tarzı romanları seviyorsanız kesinlikle şans vermeniz gereken bir kitap.📚
“Eğitim ve kültür aşılama işini eğlendirerek de yapmak mümkündür televizyonda. Bu teknik gelişmeler insanımıza faydalı olabilir. Eğer bu imkanlar gönül terbiyesi almamış insanların eline düşerse insanlığa faydası değil zararı olur. Onun için bizim gençlerimizin eğitiminde akıl ve gönül terbiyesi şarttır.…devamı“Eğitim ve kültür aşılama işini eğlendirerek de yapmak mümkündür televizyonda. Bu teknik gelişmeler insanımıza faydalı olabilir. Eğer bu imkanlar gönül terbiyesi almamış insanların eline düşerse insanlığa faydası değil zararı olur. Onun için bizim gençlerimizin eğitiminde akıl ve gönül terbiyesi şarttır. Dünyada imrenilecek yerlere geleceğimize inanıyorum, eğer kafa ve gönül birlikteliğini sağlayıp kendimize hedefler belirlersek.”
En sevdiğim yazarlardan biri olan Austen’ın kitabı Emma, yazarın daha önce okuduğum kitaplarından biraz farklıydı. En önemli fark ana karakteri yani Emma’yı sevememiş olmam. Emma bazen bencil, kendini hep üstün gören ve üstün tutmak isteyen, hep en iyisine layık olduğunu…devamıEn sevdiğim yazarlardan biri olan Austen’ın kitabı Emma, yazarın daha önce okuduğum kitaplarından biraz farklıydı. En önemli fark ana karakteri yani Emma’yı sevememiş olmam. Emma bazen bencil, kendini hep üstün gören ve üstün tutmak isteyen, hep en iyisine layık olduğunu düşünen bir karakter. Başlarda çöpçatanlık yapıyor ve bunu yaparken de insanların hayatını olumsuz yönde etkileyebilecek kadar ileri gidiyor. Karakterin üstelik de ana karakterin bu denli olumsuz düşünce ve davranışlarından sonra bir iç hesaplaşma, kendi ile yüzleşme, vicdan azabı çekme vb. bir şeyler beklerken Emma adeta mükafatlandırılıyor ve her şeyin en iyisinin onun olması sanki özellikle vurgulanıyor. Uzun zamandır bir karakterle bu kadar zıt düşmemiştim açıkçası. Asıl merak ettiğim yazarın amacı bu muydu ? Yoksa o bu karakterin tarafını tutup savundu mu?
Emma yazarın en sevdiği kitabıymış. Evet ama ya karakter? Acaba Austen’ın en sevdiği kitap karakteri de Emma mı?
Bunların dışında kitabın dili her zamanki Austen kitapları gibi çok akıcıydı. Kitapta havadan sudan muhabbetler çok fazlaydı ve çok uzundu. Fakat buna rağmen Austen’ın akıcı dili ve üslubu sayesinde okunaklıydı.