Kelebeğe sen ne yapabilirsin ki dediler, bu dünyanın kötülüğüne dayanamazsın bile. Kelebek yine de uçtu, bir aslan kadar güçlü ya da bir karga gibi zeki değildi belki. Ama küçük bir çocuğun burnuna kondu her şeye rağmen. Sonra tekrar uçtu, uçtu……devamıKelebeğe sen ne yapabilirsin ki dediler, bu dünyanın kötülüğüne dayanamazsın bile. Kelebek yine de uçtu, bir aslan kadar güçlü ya da bir karga gibi zeki değildi belki. Ama küçük bir çocuğun burnuna kondu her şeye rağmen. Sonra tekrar uçtu, uçtu… bir çiçek tarlasına kadar.
Çocuk takip etti.
Çiçek tarlası onun içine adı koyulmamış bir sevgi ekti.
Hiçbir çiçeği koparmadı.
Evini çiçeklerle donattı.
Ailesine çiçekleri sevdirdi.
Çevresindeki kimsenin elindeki izmariti yere atmasına bile izin vermedi.
Çiçeklerin anlamlarını öğrendi, inceliği ve derinliği keşfetti sonra.
Kelebek bu çocuğu belki de kurtardı,
Onun eşine, saygılı ve anlayışlı bir eş hazırladı,
Evini mis kokularla donattı.
Bir kelebek ölmeden önce 7 dakikada
Bunu yapmış olmayı diledi.
Kedilerle vaşakların birbirine dokunmadan geçtiği, pençeyi bulanın serçeye geçirdiği bir dünyadan
Bu gün birkaç şey söylemek istiyorum… Kurulan bu düzende yolunda giden çok az şeyin olduğunu görüyorum. Her ne kadar aksi iddia edilse de inanç ve hayallerin, dostluğun ve sadakatin, daha bir çok şeyin anlamı tıpkı kalitesi düşen ürünler gibi yavaşça…devamıBu gün birkaç şey söylemek istiyorum…
Kurulan bu düzende yolunda giden çok az şeyin olduğunu görüyorum.
Her ne kadar aksi iddia edilse de inanç ve hayallerin, dostluğun ve sadakatin, daha bir çok şeyin anlamı tıpkı kalitesi düşen ürünler gibi yavaşça üstünden sıyrılıyor.
Sanki herkesin içinde bir kurt var, düşüncelerini birbirine doluyor, düğümlüyor, ellerinden ipleri sessiz sedasız alıyor.
Bu hayatın içinde umudumu yitirmemi beklediklerini biliyorum.
Çocuklar, gençler yetişkinler, hayvanlar, çevre ve her şey… Hisler, zaman, somut ve soyut şeyler birbirine karışıyor. Hepsi bizim halbuki. Masallar bizim, edebiyat bilim iletişim dans barış gelişim eğitim… Hepsi bizim. En çok da insanların umutları, inanç ve bağları. Aidiyetleri.
Ve diyorum ki benim olana uzanan ne kadar el varsa hepsini kesip atacağım. Yetersiz olsam da, önümde yol bırakmasalar da, hiç kimse inanmasa ve herkes alaya alsa da, burada insanların kaybetmesine sebep oldukları duyguları yaşatacağım. Çünkü buna inanmamızı zorlaştırdılar.
Sadece
Bu sefer yazmak istedim
Beklentiler insanı zorlar, kısıtlar. Tek bir ihtimale tutunmaktır bir bakımdan. Bu yüzden çok yıpratır ve daha güzel yolların önünü kapatır. Umut ise tam tersi milyonlarca olasılık olduğu bilerek var olur. Düşse bile insanın yeniden kalkmasını sağlayan bir güç, gökyüzüne baktığında…devamıBeklentiler insanı zorlar, kısıtlar. Tek bir ihtimale tutunmaktır bir bakımdan. Bu yüzden çok yıpratır ve daha güzel yolların önünü kapatır.
Umut ise tam tersi milyonlarca olasılık olduğu bilerek var olur. Düşse bile insanın yeniden kalkmasını sağlayan bir güç, gökyüzüne baktığında iyi hissetmesine sebep olan tuhaf bir duygudur.
Umudu kaybettiyseniz onu bulmadan o eski neşeyi hissedemezsiniz.
Spoiler içeriyor
(Yorumlamaktan ziyade birkaç küçük fikir paylaşımı) Öncelikle doktor beye özel teşekkürlerimi iletiyorum. Çok takdir ettim kendisini, en samimi karakter olabilir kitapta. Genel olarak kurgusu beklediğimden daha iyiydi. Olaylar ve duygular ince işlenmişti. Akışı biraz değişken geldi fakat bütün olarak bağlanıyor.…devamı(Yorumlamaktan ziyade birkaç küçük fikir paylaşımı)
Öncelikle doktor beye özel teşekkürlerimi iletiyorum. Çok takdir ettim kendisini, en samimi karakter olabilir kitapta.
Genel olarak kurgusu beklediğimden daha iyiydi. Olaylar ve duygular ince işlenmişti. Akışı biraz değişken geldi fakat bütün olarak bağlanıyor.
Diyorum ki, Kâmran Feride’nin peşini bu kadar kolay bırakmasaydı, bir yanlış anlaşılmadan dolayı senelerce acı çekmeleri hüzünlü bir tebessüm uyandırmaz da ne yapar?
Munise’ye bilhassa üzüldüğümü söylemeliyim, daha önce kimse böyle bir şeyden bahsetmemişti, açıkçası Munise’nin mutlu bir evlilik yapmasını ve ileriki zamanlarda ablasına akıl verdiği bölümleri beklemiyor değildim. Ölmesini hazmetmek için birkaç bölüm okumam lazım geldi.
Son olarak, bir kitabı bitirdikten sonra o kitabın üslubu ve kelimelerin kullanım şekli dilimde yer ediniyorsa, bu onun kalitesine işaret eder kanımca. Belli ölçüde bağ kurduğumu böylece anlıyorum.
(Zehri birden almalı insan, ya ölür ya kalır. Yavaş yavaş başka şeylerle karışık almak gerçekten yıpratıcı bir şey. Gittikçe kötüleştiriyor. )