Edebiyat bana hep az ve öz olması gerekir gibi gelmiştir. Halbuki şimdi önümüze koyulan pek çok makale ve kitapta, ifadeye katkı sağlamayan kelimeler ve anlamı yüzeyselleştirmeye uğraşan anlatımlar kullanılıyor. Niyeyse bir yazı işinde uzun uzun açıklaya açıklaya yazmamız gerektiği söylenir.…devamıEdebiyat bana hep az ve öz olması gerekir gibi gelmiştir. Halbuki şimdi önümüze koyulan pek çok makale ve kitapta, ifadeye katkı sağlamayan kelimeler ve anlamı yüzeyselleştirmeye uğraşan anlatımlar kullanılıyor. Niyeyse bir yazı işinde uzun uzun açıklaya açıklaya yazmamız gerektiği söylenir. Mesela“Eserde yalnızlık sorunundan bahsedilir.” gibi bir cümle kurduysanız bundan bir destan çıkarmak zorundasınız. Eser nedir, yalnızlık nedir, sorun nedir, bunlar nasıl ilişkilendirilmiştir,eserde bundan bahsedilmesindeki amaç nedir? Eserde bundan bahsedilen cümleler hangileridir?
Ciddi misiniz? Çünkü bana dalga geçiyor gibi gelmişlerdir.
Uzaklaşıyoruz.
Spoiler içeriyor
(Yorumlamaktan ziyade birkaç küçük fikir paylaşımı) Öncelikle doktor beye özel teşekkürlerimi iletiyorum. Çok takdir ettim kendisini, en samimi karakter olabilir kitapta. Genel olarak kurgusu beklediğimden daha iyiydi. Olaylar ve duygular ince işlenmişti. Akışı biraz değişken geldi fakat bütün olarak bağlanıyor.…devamı(Yorumlamaktan ziyade birkaç küçük fikir paylaşımı)
Öncelikle doktor beye özel teşekkürlerimi iletiyorum. Çok takdir ettim kendisini, en samimi karakter olabilir kitapta.
Genel olarak kurgusu beklediğimden daha iyiydi. Olaylar ve duygular ince işlenmişti. Akışı biraz değişken geldi fakat bütün olarak bağlanıyor.
Diyorum ki, Kâmran Feride’nin peşini bu kadar kolay bırakmasaydı, bir yanlış anlaşılmadan dolayı senelerce acı çekmeleri hüzünlü bir tebessüm uyandırmaz da ne yapar?
Munise’ye bilhassa üzüldüğümü söylemeliyim, daha önce kimse böyle bir şeyden bahsetmemişti, açıkçası Munise’nin mutlu bir evlilik yapmasını ve ileriki zamanlarda ablasına akıl verdiği bölümleri beklemiyor değildim. Ölmesini hazmetmek için birkaç bölüm okumam lazım geldi.
Son olarak, bir kitabı bitirdikten sonra o kitabın üslubu ve kelimelerin kullanım şekli dilimde yer ediniyorsa, bu onun kalitesine işaret eder kanımca. Belli ölçüde bağ kurduğumu böylece anlıyorum.
(Zehri birden almalı insan, ya ölür ya kalır. Yavaş yavaş başka şeylerle karışık almak gerçekten yıpratıcı bir şey. Gittikçe kötüleştiriyor. )
Hiçbir şey bilmeden hakkımda bir şey bildiğini zannedip anlamını bilmedikleri nahoş şeyler söyleyen insanlar, arkamda bıraktığım yazıları görürseniz çok üzülmeyin olur mu? Cahilliğinize verin.
Karanlıktan doğan bir ışık parçası mıydı, ışık müptelası bir karanlık mı? O, sadece bir insandı. İlk darbeyi aldı, sağına baktı. Haykırışların gökyüzünü doldurmasını izledi. İkinci darbeyi aldı, soluna baktı: kayamayan yıldızları izledi. Diğer darbeyi aldı, önüne baktı. Son cümleyi kendisi…devamıKaranlıktan doğan bir ışık parçası mıydı, ışık müptelası bir karanlık mı?
O, sadece bir insandı.
İlk darbeyi aldı, sağına baktı.
Haykırışların gökyüzünü doldurmasını izledi.
İkinci darbeyi aldı, soluna baktı: kayamayan yıldızları izledi.
Diğer darbeyi aldı, önüne baktı.
Son cümleyi kendisi yazacaktı.
İçinden bir şeyin koptuğunu hissetti, kendisinin olan bir şeyin alındığını.
Sonra kendisinin olmayanları duydu: sessiz yakarışlar, kayıp ruhlar, en içten feryatlar.
Artık hepsi onundu.
“Kimse görmeyecek.”
Sırtındaki sıyrıklarla doğruldu.
“Kimse bilmeyecek.”
Yavaşça ayağa kalktı.
“Acı beni korkutmayacak.”
Masum bir çocuğun hıçkırıklarını boğmasını duydu.
Sevdiğini kaybeden bir kalbin dikişlerinin koptuğunu hissetti.
Ayağa kalkmayı deneyen insanların çukurlarının karanlığı sızdı zihnine.
Hepsi onundu.
Ya yaşayıp öleceksin. Ya öle öle yaşayacaksın. Ya kendini zorlayıp gerekeni yapacaksın. Ya da zorlandığın için yapmayacaksın. Ya çökenlerle birlikte çökecesin. Ya güçlülerle birlikte savaşacaksın. Ya da hayatın boyunca bunların hepsi olacak ve her seçimde farklı hayatların kapısını aralayabileceğini göreceksin.
“Benim yaram iyileşir, ama yaptığın şeyin senin ruhunda kalıcı olması üzücü…” Onunla beraber onunla alakalı şeyleri de sakince yere bıraktı. Bıraktığı yere baktığında birkaç güzel anı ve kendi kanıyla kaplı bir bıçak gördü. Pekâlâ zaten hep kendisinin olan yoldan daha…devamı“Benim yaram iyileşir, ama yaptığın şeyin senin ruhunda kalıcı olması üzücü…”
Onunla beraber onunla alakalı şeyleri de sakince yere bıraktı. Bıraktığı yere baktığında birkaç güzel anı ve kendi kanıyla kaplı bir bıçak gördü.
Pekâlâ zaten hep kendisinin olan yoldan daha dik yürüyerek geçebilirdi.