Wolvinin soruları da artık tekrarlamaya başladı sanki... Şaka şaka size güzel bir soru ile geldim. 1- Film ve dizilerin sizi derinden etkilemesi için nasıl olmaları gerekiyor? Bir betimleme yapınız ki etkileyiciliği belli olsun... ☘️
Arkadaşlar iki gün oluyor galiba. Yedi Güzel Adamın yaşayan son temsilcisini kaybettik. Yani Rasim Özdenören'i. Kendisi ile tanışmam. Lise yıllarımın sonlarında tavsiye ile başladığım "Müslümanca Yaşamak" adlı eseri ile olmuştu. Ön yargılıydım ama inanın öyle içten, insanı düşündüren ve hayretler…devamıArkadaşlar iki gün oluyor galiba. Yedi Güzel Adamın yaşayan son temsilcisini kaybettik. Yani Rasim Özdenören'i. Kendisi ile tanışmam. Lise yıllarımın sonlarında tavsiye ile başladığım "Müslümanca Yaşamak" adlı eseri ile olmuştu. Ön yargılıydım ama inanın öyle içten, insanı düşündüren ve hayretler içinde bırakan cümlelere sahip ki hemen geçemiyorsunuz... Mesela bir cümle vardı ki asla unutamıyorum. "Bir zencinin zenci olduğunu kanıtlaması gerekmez. Ama bir müslüman müslüman olduğunu yaşadığı hayat ile kanıtlaması gerekir." eksik fazla varsa affınıza sığınıyorum, bu cümleyi yazabilmek gerçekten bir akıl işidir. Rasim Özdenören'i bir kitabı ile daha çok sevmeye ve saymaya başladım. O kitabı da: Gül Yetiştiren Adam oldu. Neden bu kadar çok sevdim biliyor musunuz? Çünkü iki farklı kesimi, farklı düşünceyi kitabında naif, içten ve hakikatleri ele alarak tasvir etmiş. Unutamadığım bir kitap olacak. Bu değerini de asla kaybetmeyecek benim için.
Gerçekten üzüldüğüm bir kayıp oldu. Huzur içinde uyusun. Mekanı cennet olsun. Eserlerini okuyarak, onu anlamaya çalışarak daima anacağız... Güle güle güzel adam... Güle güle "Gül yetiştiren adam"...
Merhabalar. Kpss çalışmaktan pek fırsat bulamıyorum bir şeyler yapmaya, izlemeye... Ama size bir soru geliyor... 1- 10 sezon da olsa izlerim dediğiniz, keşke süresi daha fazla olsa, hiç bitmesin dediğiniz, canı gönülden izlediğiniz sadece bir tane diziyi buraya yazar mısınız?…devamıMerhabalar. Kpss çalışmaktan pek fırsat bulamıyorum bir şeyler yapmaya, izlemeye... Ama size bir soru geliyor...
1- 10 sezon da olsa izlerim dediğiniz, keşke süresi daha fazla olsa, hiç bitmesin dediğiniz, canı gönülden izlediğiniz sadece bir tane diziyi buraya yazar mısınız? Ve neden ...
Not: Bu bir tavsiye isteme gönderisi değildir. Bilginize...
Bir sanatçı olsaydınız motivasyon kaynağınız ne olurdu arkadaşlar? Not: Bu soru okumakta olduğum Bavul dergisinin 78. Sayısından ilhamla sorulmuştur. Bilginize.
Re- za- let. Bayramın üçüncü günü abimle izlediğimiz bu Marvel filminden hayal kırıklığı ile ayrıldık. Zaten fragmanlardan da çöp bir film olacağı belliydi. Oyunculukları, efektleri, aksiyonu bir kenara bırakmak istiyorum e haliyle o kadar paranız var bir zahmet seyirciyi bu…devamıRe- za- let.
Bayramın üçüncü günü abimle izlediğimiz bu Marvel filminden hayal kırıklığı ile ayrıldık. Zaten fragmanlardan da çöp bir film olacağı belliydi. Oyunculukları, efektleri, aksiyonu bir kenara bırakmak istiyorum e haliyle o kadar paranız var bir zahmet seyirciyi bu konuda doyurun... Ama üzgünüm aksiyonu bile tam doyurucu değildi. Bunun sebeplerini aşağıya yazacağım..
1- Taika Waititi, lütfen kapıyı aç ve Marvel evrenini terk et. Rica ediyorum artık zamanı gelmiştir. Üçüncü filmde iyi iş çıkardın, Hulk ve Loki'yi kendi film anlayışına güzel yedirdin. Ama bu filmde elindeki karakterlerin hepsini ayyaş pisliğe çevirmişsin. Jane Foster hikayesi ancak bu kadar berbat işlenir. Öyle bir kötü işlenmiş ki karaktere üzülcen mi gülcen mi ne yaşıcan belli değil. Allah kahretmesin emi sizi. Thor zaten çapkın biraz komik bir karakter ama selam deyince gülecek, osursan dalga geçecek birisi değil ki be abi. Sen o Galaksinin Koruyucuları sahnesini neden çektin? Rezil herif.(Taiki içindi bu)
2- Film Komedi amaçlı çekilmiş. Yani üstte de belirttim. Espri dozu çok kaçmış. Yakışmadı bu. Bu da zaten yönetmenle alakalı bir durum. İnşallah Kevin Feige bu durumun farkına varır ve ilerde çıkacak Thor yapımlarında Taika'yı barındırmaz... Yazıklar olsun demek istiyorum. Thor gibi bir karaktere bok gibi bir film çekerek...
Yani Thor böyle bir film hak etmiyordu. Bu hikaye böyle yaramazlık hak etmiyordu. Bu hikaye bambaşka bir yönetmen elinde daha farklı ve hoş bir akışa sahip olabilirdi. Hoslandığımız yerler oldu mu? Evet sonuçta Thor izliyoruz. Ama benim için hayal kırıklığı idi. Devam filmlerini ve Thor un başka nerede görüneceğini merakla bekliyorum.... Ama film= kötü.
Hepinize bugün evrendeki tüm pozitif enerjilerle buluşmanızı diliyorum; kötücül yaratıktan farkı olmayan, bencil, kin dolu, bomboş insanların sizden uzak olduğu, sevdiklerinizle birlikte sevinç naraları atacağınız güzel bayramlar sizlerle olsun, güç sizinle olsun. Raf benim için sanaldan bir aile oldu. Sözlerimi…devamıHepinize bugün evrendeki tüm pozitif enerjilerle buluşmanızı diliyorum; kötücül yaratıktan farkı olmayan, bencil, kin dolu, bomboş insanların sizden uzak olduğu, sevdiklerinizle birlikte sevinç naraları atacağınız güzel bayramlar sizlerle olsun, güç sizinle olsun. Raf benim için sanaldan bir aile oldu. Sözlerimi tüm samimiyetimle yazıyorum; başka hiçbir uygulamayı bu kadar benimseyerek kullanmıyorum (Tamam Instagram'da fotoboyuz ama şimdi bunu karıştırmayalım...) Buradaki kişilerin ilgisini ve verdiğim ilgiyi seviyorum. Uygulama belki kötüye gidiyordur fakat buradaki güzel insanlar da tıpkı dünyada hâlâ harika insanların var olduğu gibi onlar da buradalar...
Edebiyat yapıp duruyosun Wolvi ya. Sadede gelsene moruk... Sizleri seviyorum ve bayramını en güzel dileklerimle kutluyorum. Fenerbahçeliyim ama buraya takımların hepsinin rengini alarak tüm insanları sevdiğimi, bakın insan diyorum(...) Sembolize edeceğim...☀️💙💛❤️💛🤍🖤💚🤍💜💙. (Trabzonspor için biraz şey oldum da neyse...)
Bayramınız mübarek olsun 👻
Ya yeter Wolvi her şeyi soruyorsun valla dediğinizi şöyle duyar gibiyim. Bi sorum daha var 🙋 1- Böyle müthiş bir şekilde güvendiğiniz, ulan ben bu adam ne yapsa izlerim dediğiniz bir yönetmen var mı? Sadece bir tane söyleyiniz lütfen. Ve…devamıYa yeter Wolvi her şeyi soruyorsun valla dediğinizi şöyle duyar gibiyim. Bi sorum daha var 🙋
1- Böyle müthiş bir şekilde güvendiğiniz, ulan ben bu adam ne yapsa izlerim dediğiniz bir yönetmen var mı? Sadece bir tane söyleyiniz lütfen. Ve neden ... Hadi tartışalım beraber.
Şu taze fırında eserimizin incelemesine şöyle başlamak istiyorum... Ben bu filmi aylar öncesinde "Scott Derrickson" başlığı altında gördüm. Şöyle gözlerimi kapatıp "bunun kötü olma olasılığı yok" dedim. Derrickson bana göre korku türünde Hollywood'ta en başarılı ilk 5 yönetmene girer. Hatta…devamıŞu taze fırında eserimizin incelemesine şöyle başlamak istiyorum...
Ben bu filmi aylar öncesinde "Scott Derrickson" başlığı altında gördüm. Şöyle gözlerimi kapatıp "bunun kötü olma olasılığı yok" dedim. Derrickson bana göre korku türünde Hollywood'ta en başarılı ilk 5 yönetmene girer. Hatta Doctor Strange'i yönetecegini ilk duyduğumda "Marvel ne kadar şanslı olduğunu bilmelisin dostum, harika işler çıkaracaksınız" demiştim. Ve öyle de olmuştu. Sonrasında ikinci filme Sam Raimi geldiğinde ben her ne kadar beğensem de; Derrickson'un çok daha ağır abi ve sağlam korku verebildiğini düşünmüştüm...
Kara Telefon... Korku filmlerinden artık şunu beklemeyi bırakmalıyız. Beni korkutan film yok ya, bu ne abi, bundan cacık olmaz, hiçbir sahnede kıpırdamadım... Birincisi arkadaşlar yönetmenin zaten böyle bir iddiası yok. İkincisi artık özgün filmler yapılmalı, biz izleyiciler bunları hak ediyoruz; üç harfliyi, laneti, birden çıkan canavarları herkes yapıyor.. önemli olan bunlarla beraber izleyicinin psikolojisinde güzel etkiler, unutulmayacak sekanslar bırakmaktır diye düşünüyorum. Derrickson da benim için böyle kral bir yönetmendir.
Nitekim filmimizde kaçırılan çocuğun mahzen gibi bir yerde bulduğu telefonla olan konuşmaları; inanın başka filmlerde görmediğim bir detay. Bunun üzerinden film mi olur be demeyelim. Çünkü evet bir telefon üzerinden gayet harika bir gerilim verilmiş; iki üç sahnesi sinemada izlerseniz sizi korkutacaktır. Mekan seçimi çok hoşuma gitti ki esas gerilimi bu mekân vermiş diyebilirim. Çocuklar ve öyle pek göremesek de Ethan Hawke'ı ben çok beğendim. İntrosuna diyecek söz bulamıyorum, American Horror Story'i andıran ama filmin kalitesine doğrudan etki eden bir müzikti...
Beklentimi karşıladı. Evet çok korkmadım ama senaryosunu beğendim. Hiç korkmadım mı? E size ben ne dedim! Üç sahnesi dedim ( Sakinim yaa kızmayın bana). Bunun dışında arkadaşlar bu yönetmenin Sinister filmi varya... Varya... Varya...
Merhaba arkadaşlar. Malum filmler izliyoruz... Hiç kendinizi film içinde düşündünüz mü? Siz bir filmde karakter olsanız, nasıl olurdunuz? Tiplemeniz nasıl bir şey olurdu? Mesela zeki tiplemeler vardır, bir filmde çabucak ölen karakterler... Güçlü ve savaşçı... ??
Fransız Yeni Dalga akımının kurucularından Godard, Abbas Kiyarüstemi hakkında şöyle demiş: "Sinema, D.W. Griffith ile başlar ve Abbas Kiyarüstemi ile sonlanır." İran'ın gözde ve dünya sinemasının önemli isimlerinden Kiyarüstemi, "Yolcu" filminde hayatı, gözle görülür bir şekilde somutlaştırarak bir elle uzatıyor…devamıFransız Yeni Dalga akımının kurucularından Godard, Abbas Kiyarüstemi hakkında şöyle demiş: "Sinema, D.W. Griffith ile başlar ve Abbas Kiyarüstemi ile sonlanır." İran'ın gözde ve dünya sinemasının önemli isimlerinden Kiyarüstemi, "Yolcu" filminde hayatı, gözle görülür bir şekilde somutlaştırarak bir elle uzatıyor bizlere.
Ben eseri izliyorken aklıma direkt Truffaut'un "400 darbesi" geldi. Ailesine ve çevresine başkaldıran, toplumu anlamlandırmaya çalışan, baskılar sonucu yıpranmış zavallı bir çocuk... Tipleme için farklı ülkelerde, farklı kültürlerle yetişmiş aynı çocuklar diyebiliriz. İngiliz sinemasının oldukça sert filmlerinden "This Is England" ın ana teması da bu çerçeve içinde ele alınmış diyebiliriz.
Şimdi biraz eserin içine yönelmek istiyorum. Ne anlatıyor bizlere? Gayet basit... Bir çocuk ve kötü, ilgisiz bir aile. Geleneksel eğitim sistemi ile dayak yiyen, falakaya yatırılan çocuklar. Qassem'in böyle bir toplumda yalanlar ile ayakta durması, dolandırıcılık yolunda ilerlemesi de kaçınılmaz. Ara ara kamera onun yüzüne anlamlı bir şekilde odaklanıyor; masumluğunu, tek istediğinin sevgi ve ilgi oluşunu yüzündeki o çaresiz, çocuk ifadeleri ile yansıtmaya çalışıyor.
Film, Kiyarüstemi'nin ilk uzun metraj filmlerinden sayılıyormuş. Ben de ilk eserlerinden başlayarak onu izlemek istedim. 1973 yapımı siyah beyaz, eski bir film olmasına rağmen bir çırpıda izlenilip, ders çıkarılabilir nitelikte bir eser. Tavsiye ediyorum :)
7/10