Aranızda 90 larda bol bol Leman Lemanyak okuyan varsa Bahadır Boysal'ın bu serisini sanırım sevmişsinizdir. Çizimleri ile de Osmanlı zindanlarının gizli yönlerini karikatürize eden acaip tatlımsı kitap. Leman Lemanyakçılar +1 :)
Rie Rasmussen e zaten aşık olmak garantili bir filmdir de. Konuyu bir de ben yazayım. Herşey daha kötüye giderken tanrı sizinle dalga geçer. Görmediğiniz kanatlar, aşağılık bulduğunuz yaşamlar da bile çıkış vardır. Belki de kanatları vardır acının. Kesinlikle izlenilesi eğlenceli…devamıRie Rasmussen e zaten aşık olmak garantili bir filmdir de. Konuyu bir de ben yazayım.
Herşey daha kötüye giderken tanrı sizinle dalga geçer. Görmediğiniz kanatlar, aşağılık bulduğunuz yaşamlar da bile çıkış vardır. Belki de kanatları vardır acının.
Kesinlikle izlenilesi eğlenceli bir film
Yazıldığı dönem itibari ile tabi ki modernize edilmiş bir etik, ilerici bir din anlayışı sunuyor. Fakat kadına, hayvanlara ötekileştirici bakış açısı zayıf. Çoğu kişi tarafından 600 lü yıllarda özgürlük kavramlarından bahsettiği düşünülse de bir çok kölelik kavramı içinde meşruluk kazanıyor.…devamıYazıldığı dönem itibari ile tabi ki modernize edilmiş bir etik, ilerici bir din anlayışı sunuyor. Fakat kadına, hayvanlara ötekileştirici bakış açısı zayıf.
Çoğu kişi tarafından 600 lü yıllarda özgürlük kavramlarından bahsettiği düşünülse de bir çok kölelik kavramı içinde meşruluk kazanıyor.
Mutlaka okunması lazım özellikle inançlı insanların.
Fakat Nietzsche İnsanca Pek İnsanca
Kropotkin : Anarşist etik kitapları daha gerçekçi bir etik sunuyor.
Kore sinemasında bütün duygular çiğdir. Sevgi de basit bir gerçeklik taşır, şiddette. Aşkı kadından, hayata, çocuktan doğaya her yanı ile ele almış çekik gözlüler. İzleyenin pişman olmayıp sağa sola önerebileceği mis gibi film.
İzlerken oldukça anlam yüklediğim. İktidarın size neler yapabileceği üzerine iğrenç bir baş yapıt. Sevdim mi? Hayır. İtalyanlar zaten bir şeyi anlatmak konusun da her zamam kötüdürler. Kore sinemasından ders almalılar. Ama tabi ki film kült bir film.
Takashi miike bence visitor Q efsanesinden sonra yetişememiş. Güzelce germiş. Bol bol kan akmış. Şiddete ve cinselliğe doymak için. Ama visitor Q nun akıl yakan gerçekçiliğinden uzak
Herkesin size bir şeyler yaptırmak istediği hissine kapılırsınız. İstemediğinizi istiyor musunuz? İstediğinize emin misiniz? Bu bir büyü mü? Yoksa ben deli miyim? Roman Polanski gerilim işine devam etmeliydi