çocukken bile bella’yı izlerken cringe komasına girerdim ama edward’a bağlılıktan dolayı tekrar izledim ve ben bu adamı aşamadığıma karar verdim. yani 10 yaşındaki ezgiyi de 19 yaşındaki ezgiyi de etkilemeyi nasıl başarırsın be adam🔥
ya bu uykusuzluktan kaynaklı baş ağrısı ne iğrenç bir şeymiş, 2 gün önce sabah 7.30’a kadar oturdum ve sonrasında öyle bir baş ağrısıyla uyandım ki beynimin sağ lobu ve sağ gözüm yerinden çıkıcak gibiydi. dün gece tekrar ağrımaya başlayınca erken…devamıya bu uykusuzluktan kaynaklı baş ağrısı ne iğrenç bir şeymiş, 2 gün önce sabah 7.30’a kadar oturdum ve sonrasında öyle bir baş ağrısıyla uyandım ki beynimin sağ lobu ve sağ gözüm yerinden çıkıcak gibiydi. dün gece tekrar ağrımaya başlayınca erken yatayım bugün dedim, yine aynı ağrıyı yaşadım ve biraz önce uyandım yine aynı ağrı. vücudun sağ tarafının bağlantı kablolarını bir süreliğine kesemiyor muyuz yoksa ben gözüme bıçak falan saplamayı düşünüyorum bu nasıl bir ağrıdır.
çernobil faciası beni üzerinden yıllar geçse de çok etkileyen bir olay. filmini izleme fırsatını yeni buldum ve 2 saat boyunca izlerken sıkıldığım bir anı hatırlamıyorum. oyunculuklar ve senaryo aşırı iyi, gerçek hayattan bir hikaye olması da daha da etkileyicilik katıyor…devamıçernobil faciası beni üzerinden yıllar geçse de çok etkileyen bir olay. filmini izleme fırsatını yeni buldum ve 2 saat boyunca izlerken sıkıldığım bir anı hatırlamıyorum. oyunculuklar ve senaryo aşırı iyi, gerçek hayattan bir hikaye olması da daha da etkileyicilik katıyor bence.
başrol kızın lanetli bir oyunu keşfedip her gece saat 2’de bu oyunun tekrar tekrar kıza seçimler yaptırmasıyla ilgili bir seç ya da öl filmi. açıkçası ben pek beğenmedim, aslında konu gerçekten ilgi çekici ama aşırı saçma ve anlam veremediğim sahneler…devamıbaşrol kızın lanetli bir oyunu keşfedip her gece saat 2’de bu oyunun tekrar tekrar kıza seçimler yaptırmasıyla ilgili bir seç ya da öl filmi. açıkçası ben pek beğenmedim, aslında konu gerçekten ilgi çekici ama aşırı saçma ve anlam veremediğim sahneler var. o yüzden yarım bıraktım
“we accept the love we think we deserve” bence bazı filmler çoğu zaman bir filmden fazlası, bazen içinde kendinizden çok fazla şey buluyorsunuz. şu ana kadar izleyip pişman olanını görmedim, önerimdir💫
en sevdiğim yazarlardan olan matt haig’in bir zamanlar depresyon ile mücadele ettiğini hatta intihar etmeyi planladığını bu kitapla öğrendim. benim ufkumu açan ve hayal kurmayı kolaylaştıran yazarımın çok zor dönemleri olduğunu öğrenmek gerçekten üzücü ama kendini o çukurdan çıkarıp üstüne…devamıen sevdiğim yazarlardan olan matt haig’in bir zamanlar depresyon ile mücadele ettiğini hatta intihar etmeyi planladığını bu kitapla öğrendim. benim ufkumu açan ve hayal kurmayı kolaylaştıran yazarımın çok zor dönemleri olduğunu öğrenmek gerçekten üzücü ama kendini o çukurdan çıkarıp üstüne bu kadar güzel kitaplar yazması beni bir kere daha kendine hayran bıraktı🌞
bazı insanlar yaşı kaç olursa olsun neden bir sorumluluk hissiyle büyürler? kendimle ilgili fark ettiğim bir şey de bu. ben lisedeyken de çok çok başarılı bir öğrenci değildim ama devamsızlık yaptığımda, bir ödevimi eksik yaptığımda veya sınava çalışmadığımda içimde beni…devamıbazı insanlar yaşı kaç olursa olsun neden bir sorumluluk hissiyle büyürler? kendimle ilgili fark ettiğim bir şey de bu. ben lisedeyken de çok çok başarılı bir öğrenci değildim ama devamsızlık yaptığımda, bir ödevimi eksik yaptığımda veya sınava çalışmadığımda içimde beni huzursuz eden bir hisle dolaşırdım hep. hasta olup dinlenmem gereken yerde okula gitmediğim için uykum kaçardı ve zorla hazırlanıp giderdim içimi rahatlatmak için. geri kalma düşüncesi beni yiyip bitirirdi çünkü. üniversiteye geçtim ve hâlâ bu hisle yaşıyorum, hatta arkadaşlarım sorumsuzluk yaptığında bu durum bile beni rahatsız etmeye başladı. bazı hisler beni çok zorluyor, yaşamımı çok etkiliyor ve mental olarak çok sıkıntı çıkarıyor ama hep olumsuz taraflarını da düşünmek istemiyorum. çünkü şu an olduğum kişi olmama yardımcı olan şey benim hislerim, şu an yapmam gerekenlerin bilincinde olmamı sağlayan şey bu sorumluluk hissi. ileride hayatımı kolaylaştıracak şeylerde bu hislerden oluşuyor.
ateş böceklerinin mezarı, 2. dünya savaşının acımasızlığının tam ortasında kalan bir abi ve kardeşin zorlu hayatını anlatan bir film. izlerken istemeden de olsa o kadar bağlanıyorsunuz ki karakterlere, filmin sonunda boğazınız düğümleniyor gerçekten. japon animasyonlarına karşı tüm önyargımı yıktı bu…devamıateş böceklerinin mezarı, 2. dünya savaşının acımasızlığının tam ortasında kalan bir abi ve kardeşin zorlu hayatını anlatan bir film. izlerken istemeden de olsa o kadar bağlanıyorsunuz ki karakterlere, filmin sonunda boğazınız düğümleniyor gerçekten. japon animasyonlarına karşı tüm önyargımı yıktı bu film, zaten konusu ile de kalbinizi paramparça ediyor. kesinlikle tavsiyemdir 💫
hayatım boyunca hep tek çocuk olmak istedim, çünkü hiçbir zaman örnek çocuk olma zorunluluğunu üstlenmek istemedim. sonra annemler bir gün ellerinde bir bebekle eve geldiler ve o andan itibaren büyük çocuk kalıbına girdim ve her zaman beni örnek alacak, benim…devamıhayatım boyunca hep tek çocuk olmak istedim, çünkü hiçbir zaman örnek çocuk olma zorunluluğunu üstlenmek istemedim. sonra annemler bir gün ellerinde bir bebekle eve geldiler ve o andan itibaren büyük çocuk kalıbına girdim ve her zaman beni örnek alacak, benim yaptıklarımı taklit edecek biri girdi hayatıma. kardeşimle hiçbir zaman anlaşamadım, hep çok zıttık. onun küçük olduğu için şımarma hakkı vardı ama ben ona örnek olmak için hep uslu çocuk oldum. belki de bu yaşıma kadar hep yaşıtlarımdan daha olgun hissetme sebebim budur. aramızda 6 yaş olması hep bi daha zor geldi çünkü zevklerimiz, ihtiyaçlarımız hep çok farklıydı ve hâlâ öyle. hâlâ keşke tek çocuk olsaydım diyorum çünkü sinirli anlarımın tek sahibi kardeşim, onun dışında beni sinirlendiren hiçbir şey yok. onu gerçekten kardeşim gibi hissedemiyorum hatta bu kelimeyi kullanırken bile çok zorlanıyorum, küçüklüğümden beri kendinden o kadar soğuttu ki beni artık ona karşı bir sempati gösteremiyorum ( bunu bir keresinde anneme anlatmayı denedim çünkü gerçekten isteyerek olan bir soğuma değil bu, ama annem tabi ki anlam veremedi bu duruma) kardeşlikle alakalı bir kitap okuduğumda bile o duyguyu içimde hissedemiyorum bu yüzden kitapla aramda bağ kuramıyorum. ailem büyüdüğünde kıymetini anlarsın diyor da sürekli, daha ne kadar büyümem lazım?
19 yaşımda hayatın şifresini çözmüş gibi hissediyorum. psikoloğa gidecek kadar kötü olmadığımı düşünüyorum çünkü ertesi gün geçiyor, ailemle konuşunca geçiyor, içimi döküp ağlayınca geçiyor, müziğimi açıp günlüğüme bir şeyler yazınca geçiyor, yürüyüş yapınca geçiyor, kısaca geçiyor. hiçbir his uzun süreliğine…devamı19 yaşımda hayatın şifresini çözmüş gibi hissediyorum. psikoloğa gidecek kadar kötü olmadığımı düşünüyorum çünkü ertesi gün geçiyor, ailemle konuşunca geçiyor, içimi döküp ağlayınca geçiyor, müziğimi açıp günlüğüme bir şeyler yazınca geçiyor, yürüyüş yapınca geçiyor, kısaca geçiyor. hiçbir his uzun süreliğine bende kalmıyor (mutluluk dahil)