Eğitimci yazar Ertan Alp'in tasavvuf ve divan edebiyatında mecnun, deli, divane, meczup gibi kavramları detaylı olarak incelediği yeni çıkmış akademik eseri. Meraklısı için içi oldukça dolu bir araştırma.
Eğitimci yazar Musa Yaşaroğlu'nun 4.sınıf, 5.sınıf, 6.sınıf öğrencilerinin çok seveceği tarzda yazmış olduğu ve okullarda öğrencilerin birbirlerine çok tavsiye ettikleri bir çocuk kitabı. Kitap çok sürükleyici. Tek oturuşta okunabiliyor ve okuyanı sıkmıyor. Dili sade olduğundan tam öğrenci seviyesine inilmiş kitapta.…devamıEğitimci yazar Musa Yaşaroğlu'nun 4.sınıf, 5.sınıf, 6.sınıf öğrencilerinin çok seveceği tarzda yazmış olduğu ve okullarda öğrencilerin birbirlerine çok tavsiye ettikleri bir çocuk kitabı.
Kitap çok sürükleyici. Tek oturuşta okunabiliyor ve okuyanı sıkmıyor. Dili sade olduğundan tam öğrenci seviyesine inilmiş kitapta. Aynı zamanda eğitici ve içerik anlamında çok güncel.
Çocuk kitabı olarak güvenle tavsiye edilebilecek bir kitap.
Dizide sürekli Türk istihbaratı savunma konumunda kalıyor. Bu da düşmanlar güçlü, Türkler güçsüz algısı oluşturuyor. Sezon finalinde aylarca öldüremedikleri Davut sürekli bizimkilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. Dizide neden bizimkiler gidip düşmana bir saldırı düzenlemiyor? Türk dizilerinde senaryolar oyuncuların dizide…devamıDizide sürekli Türk istihbaratı savunma konumunda kalıyor. Bu da düşmanlar güçlü, Türkler güçsüz algısı oluşturuyor. Sezon finalinde aylarca öldüremedikleri Davut sürekli bizimkilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor.
Dizide neden bizimkiler gidip düşmana bir saldırı düzenlemiyor?
Türk dizilerinde senaryolar oyuncuların dizide kalıp kalmayacaklarına göre yazılıyor. Bu da konuyu saçma bir hale sokuyor.
Az bilinen muhteşem bir roman. Kitaptaki olaylar Bursa'da geçiyor. Ve Bursa kitabın her yerine dağılmış durumda. Okurken Bursa'yı adeta geziyorsunuz. Diğer taraftan kitapta çok güçlü hatta kusursuz denebilecek bir anlatım var. Okurken Peyami Safa veya Tanpınar okurken hissedilen türden bir…devamıAz bilinen muhteşem bir roman.
Kitaptaki olaylar Bursa'da geçiyor.
Ve Bursa kitabın her yerine dağılmış durumda. Okurken Bursa'yı adeta geziyorsunuz.
Diğer taraftan kitapta çok güçlü hatta kusursuz denebilecek bir anlatım var.
Okurken Peyami Safa veya Tanpınar okurken hissedilen türden bir edebi anlatım yoğunluğu hissediliyor.
Kitap psikolojik bir roman ve kitaptaki yoğun ruh tahlilleri çok başarılı bir şekilde aktarılmış.
Kitap Selim isminde bir üniversite asistanının bir huzurevinde araştırma yapmak için huzurevi sakinleriyle sohbetler yapmasıyla başlıyor. Sohbetler derinleştikçe olaylar Selim'in hayatına da uzanacak şekilde dallanıp budaklanıyor.
Kitap her yanıyla ve her yönüyle tam bir roman özelliği taşıyor.
Yani şöyle adamakıllı bir roman okumak istiyorum, ne okuyayım, diye soranlara önerilebilecek bir eser.
Özellikle kitabın son yüz sayfasında heyecan zirveye çıkıyor. Karakterlerin ruh tahlilleri o kadar yoğunlaşıyor ki okur adım adım kahramanların içsel yolculuklarına eşlik ediyor hale geliyor.
Ayrıca romanı yazarken belli ki yazar her detayına ince ince çalışmış. Çünkü cümlelerin içi dolu. Kitaplardan müziklere, yakın tarihten şehrin mimarisine kadar her konuda bilgiler içeren bir kitap.
Yazarın Hanife Yıldız Yemişçi ismiyle başka kitapları da var ancak yetişkin türünde ilk kitabı olan bu kitap bence yazarın şaheseri. Ben çok beğenerek okudum.
Hele kitaptaki mektuplar... Bir sandıktan çıkan eski mektupları açıp okumuş olsak ancak bu kadar gerçek duygular ve gerçek cümleler yaşatabilir.
- Kaybolmayı kötü bilsek de yanımızda arkadaşlarımız olursa bize her şey tamamdır. - Dostluk kazandı. - Yardım istemek pes etmeyi reddetmektir. Kaybolduğumuzda önümüze daha iyi fırsatlar çıkabilir.
Bir çırpıda okunabilen derleme kitap. Kitapta bazı kısa hisseli hikayeler, başarı ve motivasyon anlatıları ve konu konu çeşitli bilge insanlardan özlü sözler var. Anlatılanların bir kısmı çok bilinen, duyduğumuz şeyler olsa da bazıları ilk defa duyduğumuz ve şaşırtıcı sözler. Ben…devamıBir çırpıda okunabilen derleme kitap. Kitapta bazı kısa hisseli hikayeler, başarı ve motivasyon anlatıları ve konu konu çeşitli bilge insanlardan özlü sözler var.
Anlatılanların bir kısmı çok bilinen, duyduğumuz şeyler olsa da bazıları ilk defa duyduğumuz ve şaşırtıcı sözler.
Ben en çok kitaptaki şu sözü beğendim: Bir çocuk sevginize en çok, sevginizi en az hakettiği zaman muhtaçtır.
1970 yılı filmi diye sıradan bir film izlerim sanıp başlamıştım. Filmin üç buçuk saat olduğunu da filmin ortalarında fark ettim. Dev bir başyapıtmış. İzlerken bir yandan filmin felsefesini sorgulasam mı yoksa filmin muhteşem görüntüsünün keyfini mi çıkarsam diye düşündüm. Savaşın…devamı1970 yılı filmi diye sıradan bir film izlerim sanıp başlamıştım. Filmin üç buçuk saat olduğunu da filmin ortalarında fark ettim.
Dev bir başyapıtmış. İzlerken bir yandan filmin felsefesini sorgulasam mı yoksa filmin muhteşem görüntüsünün keyfini mi çıkarsam diye düşündüm.
Savaşın insana ettikleri üzerine ister istemez düşündürse de bir yandan da ilginç bir romantizmi izleyiciye sunuyor.
Kısacası Titanik gibi film.
Kitapta bir Konya havası hissediliyor. Konya'yı özledim mi? Hayır. Ama hikaye okumak her şekilde güzel. Abdullah Harmancı'nın dili de kendine has güzellikler barındırıyor. Detaylarda neler var hayatta? O derinleşmeyi sağlıyor.
Hiç beğenmedim. Yarım kalmasın diye uğraştım, zor bitti. Sıkıcı film. Filmdeki kız güzel diye film güzel anlamına gelmiyor. Ayrıca felsefe olarak da çok sıkıntılı öğretilere sahip. Doğa olarak güzel sahneleri var. Atlaya atlaya bitirmelik sebepler mevcut. Aşkta kazanmak mı borsada…devamıHiç beğenmedim. Yarım kalmasın diye uğraştım, zor bitti. Sıkıcı film.
Filmdeki kız güzel diye film güzel anlamına gelmiyor.
Ayrıca felsefe olarak da çok sıkıntılı öğretilere sahip.
Doğa olarak güzel sahneleri var. Atlaya atlaya bitirmelik sebepler mevcut.
Aşkta kazanmak mı borsada kazanmak mı? Bu tartışmayı alevlendiriyor.