"Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk başta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması…devamı"Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk başta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olmayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır."
"İnsan olsun da hiçbir zaafı olmasın?" (Mümkün mü?) ●Bazen insanın bütün bir hayatı bir yanlış anlamaya ya da bir insanı yanlış tanımaya kurban gider. Bu kitapta gördüğüm gerçeklerden biriydi bu.
●Benim için izlemesi zor bir film olmuştu. Bu durum çok sık oluyor eskiden beri, bazen biri çıkıp kendisini peygamber, seçilmiş kişi hatta yaratıcı sayıyor, öyle kabul görmeye çalışıyor ve buna dayararak kendince doğru olduğuna inandığı bir şeyler yapıyor ve bu…devamı●Benim için izlemesi zor bir film olmuştu. Bu durum çok sık oluyor eskiden beri, bazen biri çıkıp kendisini peygamber, seçilmiş kişi hatta yaratıcı sayıyor, öyle kabul görmeye çalışıyor ve buna dayararak kendince doğru olduğuna inandığı bir şeyler yapıyor ve bu inanılmaz sinir bozucu, ayrıca korkunç, bu filmde olduğu gibi.
İşleyiş ve oyuncular iyiydi bence, özellikle gazeteci kadının cesaretine hayran kaldım.
"Erkekler genelde kadının kalbinin gizli odasına girmeyi başardıklarında nihai büyük zaferi elde ettiklerine inanıp kendileriyle gurur duyarlar. Bir müddet sonra o gizli odanın içinde bir kapı daha fark edenler olur; bazıları o kapıyı açmayı başarır, gizli oda içindeki başka bir…devamı"Erkekler genelde kadının kalbinin gizli odasına girmeyi başardıklarında nihai büyük zaferi elde ettiklerine inanıp kendileriyle gurur duyarlar. Bir müddet sonra o gizli odanın içinde bir kapı daha fark edenler olur; bazıları o kapıyı açmayı başarır, gizli oda içindeki başka bir gizli odaya girmenin sarhoşluğunu, mutluluğunu yaşarlar. Ve nihayet kadının kalbi en ulaşılmaz sanılan noktasına kadar keşfedilmiştir işte!
Bunu başaran erkek kendini yetenekli, şanslı sayar; haksız da değildir. Ama akılsızdır. Bilmez ki her kadın, kalbinde keşfedilen her gizli odanın hemen arkasına yeni bir gizli oda açar. Açar çünkü tehlike anında sığınabileceği yer burasıdır. Binlerce yıllık kadınlık deneyimi bize bunu öğretmiştir. Bir kadına sonsuz aşk beslemek isteyen erkek, bıkmadan usanmadan bu odaları keşfetmeye, anahtarını bulup içeri girmeye uğraşır. Bıktığı an aşk ölür. Bazılarıysa bir türlü giremediği bu odaların kapılarını yumrukla, bıçakla, mermiyle açmaya çalışır. İşte o zaman sadece aşk değil, kalp de ölür. Her gün yeryüzünde binlerce kadının kalbi böyle öldürülür."