Bazen iyileşmek için yeni bir yere değil, yıllar önce kaçtığın yere dönmen gerektiğini anlatan dizidir. Fotoğrafçı Jo Sam Dal (Shin Hae Sun), kariyerinde yaşadığı büyük bir olayın ardından doğup büyüdüğü Samdalri'ye geri dönmek zorunda kalır. Orada çocukluk aşkı Jo Yong…devamıBazen iyileşmek için yeni bir yere değil, yıllar önce kaçtığın yere dönmen gerektiğini anlatan dizidir.
Fotoğrafçı Jo Sam Dal (Shin Hae Sun), kariyerinde yaşadığı büyük bir olayın ardından doğup büyüdüğü Samdalri'ye geri dönmek zorunda kalır. Orada çocukluk aşkı Jo Yong Pil (Ji Chang Wook) ile yıllar sonra yeniden karşılaşır. Biz de bir yandan geçmişte yarım kalan aşklarını, bir yandan da aileleri, dostlukları ve kasaba hayatını izliyoruz.
Bu diziye romantik komedi beklentisiyle başlamıştım ama bana hissettirdiği şey romantizmden çok huzur oldu. Öyle büyük olayların peşinden koşan bir dizi değil. Yavaş yavaş akan, karakterleriyle bağ kurdukça güzelleşen yapımlardan biri.
Shin Hae Sun güçlü görünmeye çalışan ama aslında çok kırılmış bir kadını güzel canlandırmıştı. Ji Chang Wook ise Jo Yong Pil karakteriyle bence en green flag karakterlerden birini oynamış. Yıllar geçmesine rağmen sevgisini kaybetmeyen, kırgın olsa bile saygısını bozmayan, her zaman Sam Dal'ın yanında duran bir karakterdi. Öyle büyük laflar eden biri değil, sevgisini davranışlarıyla gösteren biri.
Beşli arkadaş grubuna bayıldım. Dostluk ilişkilerini çok güzel anlatmışlardı. Arkadaş özlemi, kırgınlığı çok doğaldı. Hep böyle bir arkadaş ortamım olsun istemişimdir.
Bir de aile ilişkilerine ayrıca değinmek istiyorum. Dizi sadece iki insanın aşkını değil, yıllarca taşınan kırgınlıkları ve affetmeyi aileler üzerinden de anlatıyor. Ama bazı bölümlerde tempo gereğinden fazla düştü. Bir de komşu kadınların sürekli "yine bu ikisi çıkıyor mu, ay yine tekrar sevgili mi olmuşlar?" falan filan diye muhabbetlerinden baygınlık geldi bana. Sıkıldığım yerler oldu açıkçası. Bir iki bölüm daha kısa olsaydı bence çok daha akıcı olabilirmiş. Slice of life teması hakim bence.
En sevdiğim yanı ise Samdalri'nin kendisi oldu. Deniz, dar sokaklar, gün batımı, dalgıç kadınlar, komşular... Müthiş bir doğal güzelliği var. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Keşke burada yaşasaydım diye iç geçirmeden edemedim.
Dizi, başarısızlık hissiyle kaçtığın o "memleketin" aslında seni nasıl iyileştirdiğini ve gerçek dostluğun ne demek olduğunu çok güzel anlatıyor. Eve dönmeyi, affetmeyi, ayağa kalkmayı, yeniden bir arada olmayı anlatan sıcacık bir hikayeydi. Kendinizi yorgun hissettiğinizde ve yavaşlamak istediğinizde izlerseniz çok daha anlamlı olacaktır.
📍"İnsanın dönecek bir evinin olması müthiş rahatlatıcıdır."