“şeyhmin yanına ilk geldiğimde 11 yaşındaydım ilk karşılaştığımızda kendisinin de beni beklediğini söylemişti çocuk aklımla bunu anlamamıştım fakat daha sonra benim kalbimden şeyhiminkine doğru bir yol oluştu çok şükür buna rabıta derler geldiğim akşam Şeyhim artık bana vaktin yaklaştığını dergahı…devamı“şeyhmin yanına ilk geldiğimde 11 yaşındaydım ilk karşılaştığımızda kendisinin de beni beklediğini söylemişti çocuk aklımla bunu anlamamıştım fakat daha sonra benim kalbimden şeyhiminkine doğru bir yol oluştu çok şükür buna rabıta derler geldiğim akşam Şeyhim artık bana vaktin yaklaştığını dergahı kapatacağını söyledi artık dedi kemâlât ameldir dedi ilk duyduğumda bunu da anlamamıştım fakat daha sonra daha açık konuştu benle dedi ki kalkacaksan hizmet için kalk görevimi de kendisi vermişti bana demişti ki mal canın yongasıdır adamın kalbini bozarlar sesini çıkarmaz cuzdanini çalarlar aklı oynar sen de dedi iyi gördüğün insanların aklına oynat belki kendilerine gelirler ama dedi bu bildiğini kimseye söyleme ben şeyhimi çok severim Şeyhim bana kimseye bir şey söyleme dedi ben de o gün bugündür hiç kimseye hiçbir şey söylemem. Bir zaman sonra Şeyhim benim huzuruna çağırdı vakit geldi dedi dergah kapanıyor ben de kapanıyorum benden bir şiir yazmamı istedi ben de aklıma gelenleri öyle sıraladım içinde aslan var aşk var kalp var tamamıyla manasız bir şey bunu sakla dedi bulduklarında eğer akıllarını kullanırlarsa ne ala kullanamazlarsa üzülme sen onların üzerine bekçi olarak gönderilmedin sonra kendini kapattı gitti bizimkiler de altı yıl boyunca burunlarının ucundakini göremediler de benim yazdığım saçmalık ortaya çıkınca onu kendilerine rehber ettiler.”
millet geberirken jakuzinin koca bi sacmalik introsunu o yilda nasil ikoniklestirdin ya onur unlu. kadin babasinin parmaklarini keserken neden arkadas zekai ozger okudu nedeeennn bu kadar absurt ve insanin ben bunu biliyorum diyince iyi hissedecegi isler yapabiliyosun…korkmadan lezbiyen seks koyuyosun…devamımillet geberirken jakuzinin koca bi sacmalik introsunu o yilda nasil ikoniklestirdin ya onur unlu. kadin babasinin parmaklarini keserken neden arkadas zekai ozger okudu nedeeennn bu kadar absurt ve insanin ben bunu biliyorum diyince iyi hissedecegi isler yapabiliyosun…korkmadan lezbiyen seks koyuyosun filmin icine 2017 de. hikaye icine hikaye yerlestiriyosun korkunc imgeler korkunc ensest sahneler cekiyosun ve inanilmaz insanlari oynatiyosun filmde… dammit absurditenin gercekten krali olabilir bu lavukadam
“solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
kadere inansaydım
sana inanırdım”
bu adamin yonettigi butun gilmleri izlemek istiyorum. seker henry ile tanistim wes andersonla ama icine ceken bi sinematografisi var bayildim. ne anlatyigindan cok ne izledigine doyamiyor insan. goruntuler diyaloglardan daha ilgi cekici
icim oyle bi gitti ki keske suralarda participant observation yapan bi saha sosyologu olsaydim diye disim fln kasindi mk insanin cani boyle bi seyi nasi ceker ya
film işte doğuda askerlik yaptıktan sonra İstanbul’a dönen Semih’in etrafında geçtiği söyleniyor fakat filmdeki çoğu karakter işte tanıdık yüzler ve her karakterin başka bir hikayesi var gibi. İsmail hacıoğlu Veysel karakterinde önce onun hikayesi olduğunu düşünüyordum Alevi Kürt bir ailenin…devamıfilm işte doğuda askerlik yaptıktan sonra İstanbul’a dönen Semih’in etrafında geçtiği söyleniyor fakat filmdeki çoğu karakter işte tanıdık yüzler ve her karakterin başka bir hikayesi var gibi. İsmail hacıoğlu Veysel karakterinde önce onun hikayesi olduğunu düşünüyordum Alevi Kürt bir ailenin ismi veysel ve Semih karakterinin içine doğduğu evren öteki İstanbulu anlatıyor. işte varoş gençlik şiddet döngüsü bunları ele alıyor mahalle dışlanmışlık yoksulluk suç illegal işler bunların yatağı bir semtte yaşayan gençler filmin asıl vermek istediği göstermek istediği ve filmin bence içine çeken şey rollerin çatışma noktası. işte kafayı yemiş türk bir asker görevden kaçıyor ve aynı şekilde daha yeni askerliği bitirmiş olan kürt alevi Semihle bir hesaplaşmaya giriyor. çok Spoiler içerdi bu yazı ama karakterlerin iyi kötü ayrımından çok hangi durumda neyi yaptığı ile değerlendiriyoruz filmin içinde ister istemez. bence film çok kaliteli bir film ve klasiklere girmesi gereken bir akışı var. iconic çok söz var mesela Veysel öldürüldükten sonra Veysel’in babasının Semih’in katillerini bulması için öğütlediğinde Semih ben artık asker değilim adam öldürmüyorum savaşta değilim dediğinde “savaş her yerde” cevabı gibi. bir sürü alanında çok iyi işler yapmış aktör yer alıyor Rıza kocaoğlu, Serkan keskin gibi beni çok etkiledi ve bunun yanında gerçekten böyle hayatlar olduğunu bildiğim ve sosyolojik olarak böyle bir halihazırda problemin varlığı ütopik olmaması filmin kalitesini gösteriyor
kendisinin o güne kadar haberdar olmadığı bir olasılık içinde bulduğunda bir çocuk ne yapar o güne kadar açıklanmamış veya hayatının ilk yıllarında bulunduğu çevrede onaylanmayan konuştuğu dilin kapsamadığı bir şeyleri fark ettiğinde ve bunlardan zevk aldığında ne olur ailesi dışında…devamıkendisinin o güne kadar haberdar olmadığı bir olasılık içinde bulduğunda bir çocuk ne yapar o güne kadar açıklanmamış veya hayatının ilk yıllarında bulunduğu çevrede onaylanmayan konuştuğu dilin kapsamadığı bir şeyleri fark ettiğinde ve bunlardan zevk aldığında ne olur ailesi dışında da hazzin olduğunu keşfettiği aile çevresinin dışında istediği bir şeyler olduğunu gördüğü an bir çocuğun hayatında hayati bir andır gayriresmi onaylanmamış bilgilerimizin büyük bir bölümünün o kafası karışık tanınma arayisi esnasında gitgide daha tuhaf biçimler almak zorunda kalabileceği göz önünde bulundurmamız gerekir semptom denen bu işaretler henüz adı konmamış arzu deneyimlerini kodmaktadır. çünkü ne istiyor olabileceğimize dair üstü kapağı işaretleri açıklamanın bir yolunu bulamayız veya bizden uzak tutuldukları için kaçırılmış durumdadırlar
elbette bu noktada kültür devreye girer ve bize muhtemelen şunu görüyor ve şunu istiyor olmalısın diye söyler ve böylece bize bunların ne olduğunu keşfetme alanı bırakmaz bize bunları keşfedecek tipte bir eğitim vermez ilgiye ilgi göstermek demek istemenin yenilikçiliğini bulduğu vebildiği algıya bu çalışmaya ilgi göstermektir ve isteyebileceğimiz şeyin henüz var olmayabileceğini kabul etmektir istemenin oluşturmayı yapmayı gerektirdiğini kabul etmektir.