Spoiler içeriyor
Süleymana olumlu/olumsuz bir dönüş yapıldığını görseydik hikayeyi Süleymana indirgemiş olurduk. Ama bu hikaye Süleymanın değil Süleymanların hikayesi.
1920lerde İngilizlerin baskı ve inkar politikalarına karşı silahlanıp gerilla orduları kuran İrlandalıları izliyoruz. Çoğu yerde İngilizlere direniyorlar ama işler sarpa sarıyor. Film gayet sürükleyici, izletiyor kendini. İşgalci devletler, dünya haritasında kendine yer edinememiş halkları tarih boyunca hep sömürmeye çalışmışlardır. Bunun…devamı1920lerde İngilizlerin baskı ve inkar politikalarına karşı silahlanıp gerilla orduları kuran İrlandalıları izliyoruz. Çoğu yerde İngilizlere direniyorlar ama işler sarpa sarıyor. Film gayet sürükleyici, izletiyor kendini.
İşgalci devletler, dünya haritasında kendine yer edinememiş halkları tarih boyunca hep sömürmeye çalışmışlardır. Bunun örneğini Kızılderililerde, Yahudilerde veya Katalanlarda görüyoruz. İrlandalılar da bu kervana katılmamak için isyan hareketi başlatıyorlar ve epey bir kazanımları da oluyor.
Cillian Murphy de İrlandalı olduğu için ekstra bir motivasyonla oynamış ve bu filmle kendini kanıtlamış bence.
Onlar için devlet, bir hayal ürünü Dünya; gökyüzüne yakın karlı dağlar ve komşu köyler Cüzzamlı eller, salgınlar, ölümler ve acılar birer alın yazısı Onlar, unutulmuş insancıklar Romandan uyarlanmış filmde Hakkârinin bir köyüne sürgüne gönderilmiş bir öğretmenin gördüklerini şiirsel bir dille…devamıOnlar için devlet, bir hayal ürünü
Dünya; gökyüzüne yakın karlı dağlar ve komşu köyler
Cüzzamlı eller, salgınlar, ölümler ve acılar birer alın yazısı
Onlar, unutulmuş insancıklar
Romandan uyarlanmış filmde Hakkârinin bir köyüne sürgüne gönderilmiş bir öğretmenin gördüklerini şiirsel bir dille Tarkovski sineması tadında izliyoruz.
Sanat sepet filmler sarmadığı için 6/10
Sorum(n)luluğunda gelişen bir takım olaylardan sonra kendini affedemeyen derbeder,donuk, savrulan, hissizleşmiş bir adamın hikayesi. Filmde sanki yönetmen bazı kaygılardan uzak bir şekilde çekmiş filmi. Genelde dram filmleri gerek müziklerle gerek ağlama sahneleriyle duygu dolu kavuşmalarla, ayrılıklarla falan izleyiciyi drama boğup…devamıSorum(n)luluğunda gelişen bir takım olaylardan sonra kendini affedemeyen derbeder,donuk, savrulan, hissizleşmiş bir adamın hikayesi.
Filmde sanki yönetmen bazı kaygılardan uzak bir şekilde çekmiş filmi. Genelde dram filmleri gerek müziklerle gerek ağlama sahneleriyle duygu dolu kavuşmalarla, ayrılıklarla falan izleyiciyi drama boğup derbeder etme peşindedir.
Burada ise suni sahneler yerine sanki hayattan bir olay mobeselere falan yansımış gibi yönetmen daha farklı bir iş yapıyor karakterin donukluğuyla, ağlamamasıyla tavlıyor seyirciyi çoğu sahnede baş karaktere olm ağla lan için açılır biraz diyoruz.
Hele ki “you can’t just die” diye bir tiradı vardı Recep İvediğin deyimiyle altlı üstlü gittim yani.
Roma dönemi yaşamış köle Spartacusün kölelere önderlik edip egemen sınıfa baş kaldırısını anlatan isyan filmi. Kubrick, dönemine göre görkemli ve maliyetli setlerle olağanüstü bir film çekmiş, savaş sahnelerinde binlerce figüran oynatmış (3-5 Bizanslının oynadığı Kara Murat filmlerine benzemez) Spartacusün arkadaşlarını…devamıRoma dönemi yaşamış köle Spartacusün kölelere önderlik edip egemen sınıfa baş kaldırısını anlatan isyan filmi.
Kubrick, dönemine göre görkemli ve maliyetli setlerle olağanüstü bir film çekmiş, savaş sahnelerinde binlerce figüran oynatmış
(3-5 Bizanslının oynadığı Kara Murat filmlerine benzemez)
Spartacusün arkadaşlarını örgütlemesi de biraz konu edilebilirdi. İsyan çok spontane gelişmiş gibi anlatılmış. Onun dışında 10/10 film
Bir insan ölünce her şeyini kaybeder ama bir köle ölünce sadece acılarını kaybeder demiş Anarşist Trakyalı Özgür Spartacus
Üniversitede siyasi nedenlerden ötürü içeri giren Yusuf 10 sene yattıktan sonra amansız bir hastalığa yakalanıyor ve doktorlar 1-2 ay ömür biçtiği için umut hakkından dışarı çıkıyor. Çoğunlukla yaşlıların kaldığı köyüne, anasının yanına dönüyor ve kimseye hastalığından bahsetmeden öleceği günü bekliyor.…devamıÜniversitede siyasi nedenlerden ötürü içeri giren Yusuf 10 sene yattıktan sonra amansız bir hastalığa yakalanıyor ve doktorlar 1-2 ay ömür biçtiği için umut hakkından dışarı çıkıyor.
Çoğunlukla yaşlıların kaldığı köyüne, anasının yanına dönüyor ve kimseye hastalığından bahsetmeden öleceği günü bekliyor.
Yusufu Onur Saylak oynuyor. Filmde çok diyalog olmadığı için oyunculara büyük iş düşmüş çünkü çok konuşmadan sadece davranışıyla, yüz ifadesiyle içini dökebilmeli izleyiciye.
Onur ağabey rolünü abartıp ölmekte olan birini değil direkt yaşayan bir ölüyü oynamış. Fenasal bir oyuncu.
Ağır ilerleyen bir film, olaydan ziyade duygu yüklü yavaş ilerleyen bir trene benziyor.
Bu yüzden hızlı ve öfkeli hayranları izlemesin sarmazz.