İzlicek türk dizisi aranıyor!!!! son zamanlarda başladıklarımı hep yarım bırakıyorum glb tüm güzel türk dizilerinin stoğunu tükettim şimdi kara sevdaya başladım ama burak özçivitin kasılmasından bunu da yarım bırakıcam galiba
Mindfuck yapan işleri severim. Bu Perfect Blue'yu da o bakımdan baya beğendim. En son Evangelion bu kadar kafamı karıştırdı idi. Ergo Proxy de var tabi biraz.
+Hiç polis gibi durmuyorsun sen ? -Aslında ben ziraat mühendisiyim ama işten çıkartılınca mecburen polis oldum. +Ben senin yerinde olsam aç kalırdım ama yine de polis olmazdım. -Sen hiç aç kaldın mı ? Behzat Ç. Deki Cevdetin karakter gelişimini incelersek…devamı+Hiç polis gibi durmuyorsun sen ?
-Aslında ben ziraat mühendisiyim ama işten çıkartılınca mecburen polis oldum.
+Ben senin yerinde olsam aç kalırdım ama yine de polis olmazdım.
-Sen hiç aç kaldın mı ?
Behzat Ç. Deki Cevdetin karakter gelişimini incelersek Hayat onu istemediği bir mesleğe sürüklüyor fakat zamanla o meslek onun karakterinin bir parçasına dönüşüyor. İdeallerini gerçekleştirebilmek için önce hayatta kalması gerektiğini öğrenmiş bir karakter. Belki de insanın kim olduğunu yalnızca seçtikleri değil, mecbur kaldığında yaptıkları da belirler.
Bir çocuğun hayali arkadaşı var. Sorun şu ki o arkadaş gerçek olabilir. Robert De Niro burada tanıdık bir role bürünüyor — kızının travması ve kendi geçmişiyle boğuşan bir baba. Ama film seni sürekli yanlış yöne çekiyor, sonra tam kendini rahat…devamıBir çocuğun hayali arkadaşı var. Sorun şu ki o arkadaş gerçek olabilir.
Robert De Niro burada tanıdık bir role bürünüyor — kızının travması ve kendi geçmişiyle boğuşan bir baba. Ama film seni sürekli yanlış yöne çekiyor, sonra tam kendini rahat hissettiğin anda tersine çeviriyor.
Dakota Fanning'in performansı filmin gerçek gücü. O yaşta bir çocuğun bu kadar rahatsız edici, bu kadar ikircikli oynayabilmesi etkileyici. Onun sessizliği bile gerilim yaratıyor.
Atmosfer güçlü kurulmuş — izole ev, kar, sessizlik. Klasik psikolojik gerilim malzemesi ama iyi kullanılmış. Final twist bazılarına klişe gelebilir, ama iyi kurgulanmış ve geriye dönüp filme bakınca ipuçları hep oradaymış.
Mükemmel değil ama atmosferiyle, oyunculuklarıyla ve o rahatsız edici gerginliğiyle doyurucu bir gerilim.
İzlerken ışıkları kapatmayı unutma.
🔵 Puan: 8/10
Yas ve iyileşme süreci çok güzel işlenmiş. Sadece filmin tonunun daha kasvetli olmasını isterdim. Bağımlı olmasından sonraki fiziksel görünüş değişimini de tam yansıtamadıklarını düşünüyorum.
Konusu güzel bir dizi.Kız gecmise gidip sevdiği adamı kurtarmaya çalışıyor.Gecmisteki sahneleri güzeldi onun için izledim zaten.Gelecegi pek sevemedim.Bazi sahneler true beautye çok benziyor senaristleri aynı zaten ama konuları tamamen farklı.Keske geçmişte daha uzun kalıp geleceğe son bölümde dönselerdi.Ama izlenir özellikle…devamıKonusu güzel bir dizi.Kız gecmise gidip sevdiği adamı kurtarmaya çalışıyor.Gecmisteki sahneleri güzeldi onun için izledim zaten.Gelecegi pek sevemedim.Bazi sahneler true beautye çok benziyor senaristleri aynı zaten ama konuları tamamen farklı.Keske geçmişte daha uzun kalıp geleceğe son bölümde dönselerdi.Ama izlenir özellikle dizinin orta bölümleri güzellll.
Annesinin ölümünü bir türlü kabullenemeyen miniğin, annesini geri getireceğine olan inancı ve o inancı diri tutmasını konu alınıyor. Küçük bir çocuğun gözünden ; annenin ölümü ,tanrı /ölüm ilişkisi , akran zorbalığı ve filmin asıl teması olan ‘çaresizlik’ duygusunun beş yaşındaki…devamıAnnesinin ölümünü bir türlü kabullenemeyen miniğin, annesini geri getireceğine olan inancı ve o inancı diri tutmasını konu alınıyor.
Küçük bir çocuğun gözünden ; annenin ölümü ,tanrı /ölüm ilişkisi , akran zorbalığı ve
filmin asıl teması olan ‘çaresizlik’ duygusunun beş yaşındaki bir çocuktan bu kadar yoğun gelmesi filmin mihenk taşı.
Özellikle ;ağladığı sırada burnunu çekip tutuk tutuk konuşması çok profesyonel .
Miniğin tanrıya öyle bir yakarışı var ki annesinin bir daha gelmeyeceğini söyleyen onca sesi bastırıyor. Tanrı , buna kayıtsız kalmıyor. Minik Ponette ,annesinin mezarını elleriyle kazdığı sırada annesi orada beliriveriyor.
Ayrıca çocukların herhangi bir filtreleme yapmadan düşündüklerini aktardıklarını , kırıcı olmamak adına -yetişkinler misali-dürüstlükten ödün vermedikleri bir tutum görüyoruz.
Minik Ponette ‘in muhteşem oyunculuğu için kesinlikle izlemelisiniz.
evet bu benlik bir kitap değilmiş ne kadar okurken beni delirtsede kült bir eser olduğu için bitirdim fakat acı çektim yani dönemi ve yazarı gereği olay örgüsünden çok kuvvetli tasvirler ve ağır bir bilinç akışı var bunlar benim için problem…devamıevet bu benlik bir kitap değilmiş ne kadar okurken beni delirtsede kült bir eser olduğu için bitirdim fakat acı çektim yani dönemi ve yazarı gereği olay örgüsünden çok kuvvetli tasvirler ve ağır bir bilinç akışı var bunlar benim için problem değil ancak akabınde karakterin okuduğumuz ruh hali beni delirtti olay örgüsü çok sıradan herhangi bir adamın hayatı gibi benlik bir kitap değildi ama ayt edebiyatta karşıma çıksa yapabilcem sonuç olarak o yüzden no problem
🕊️"...kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar, inci? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?" Bir kuşun kanat çırpışı mıdır özgürlük, yoksa denizin balığa ait oluşu mudur onu özgür kılan? Belki de ne gökyüzüdür özgürlük ne de deniz. Belki insanın, kendine ait olmayan hiçbir yerde…devamı🕊️"...kuşlar tutsak yaşayamazlarmış.
Ya çocuklar, inci?
Onlar tutsak yaşayabilirler mi?"
Bir kuşun kanat çırpışı mıdır özgürlük,
yoksa denizin balığa ait oluşu mudur onu özgür kılan?
Belki de ne gökyüzüdür özgürlük ne de deniz.
Belki insanın, kendine ait olmayan hiçbir yerde
kendini ait hissetmek zorunda kalmamasıdır.
Bir kapının açık olması değildir özgürlük.
O kapıdan geçip geçmemeye karar verebilmektir.
Bazen kalmak, bazen gitmek…
Bazen herkese rağmen kendini seçmek,
bazen de kendinden vazgeçmeden bir başkasını sevebilmektir.
Özgürlük, zincirlerinin olmadığını sanmak değil;
hangi zinciri kendi ellerinle taşıdığını fark etmektir.
Ve belki insanın en büyük özgürlüğü,
başkalarının çizdiği hayatın içinde
kendi hikâyesini yazmaya cesaret ettiği andır.
Feride Çiçekoğlu özgürlüğü bir çocuğun İnci'si olarak yorumluyordu.
Belki özgür bir kitap değildi fakat, tutsak gibi de hissettirmeyen bir kitaptı.
Hoş ve sade bir dil de anlatılmış. Umarım önünüze çıktığı anda okumaya karar verirsiniz. ♡
🕊️"...bazen gözümüzü kapıdaki deliğe uydurup akşam göğüne bakmaya çalışıyoruz. Bir yıldız görebiliyoruz ara sıra. Ama çok minik görünüyor akşam göğü. Bizim göğümüzün yalnızca gündüzü var. Senin göğünde akşam oluyor mu İnci?"