Türkiye, bugün bile, dinden başka katalizör bulamamış, sınıfları cıvık bir toplumdur. Batı Çıkmazı Roman Notları, sf. 73. ------------------------------------ En doğru tespitlerinden biri bu.
Ceset 7.6/10 Bir ceset morgdan kaybolur ve geriye tek bir soru kalır ceset nerede. Fakat film ilerledikçe asıl gizemin cesetten çok, insanların sakladığı sırlar olduğu ortaya çıkar. Gerilimi adım adım yükselten, izleyiciyi sürekli şüpheye düşüren ve finaliyle bütün taşları yeniden…devamıCeset 7.6/10
Bir ceset morgdan kaybolur ve geriye tek bir soru kalır ceset nerede. Fakat film ilerledikçe asıl gizemin cesetten çok, insanların sakladığı sırlar olduğu ortaya çıkar.
Gerilimi adım adım yükselten, izleyiciyi sürekli şüpheye düşüren ve finaliyle bütün taşları yeniden yerine koyan başarılı bir İspanyol gerilimi. Sonuna kadar sabredin çünkü bu filmde hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Hiçbir şey göründüğü gibi değil.
🪡 Bugün az önce öreke sohbetleri (orta çağ kadınlarının el kitabı) adlı araştırma kitabını okudum. Fakat kitap siteye yüklenmemiş istek olarak siteye bildirmeye çalıştım ama kitabın URL'sini bulamadım. 🪡 Kitaba gelicek olursak. Kitap bir araştırma kitabından çok roman tarzımda yazılmış.…devamı🪡 Bugün az önce öreke sohbetleri (orta çağ kadınlarının el kitabı) adlı araştırma kitabını okudum. Fakat kitap siteye yüklenmemiş istek olarak siteye bildirmeye çalıştım ama kitabın URL'sini bulamadım.
🪡 Kitaba gelicek olursak. Kitap bir araştırma kitabından çok roman tarzımda yazılmış. Bir adam beraber toplanıp örneklerinde ip eğiren bir grup kadının sohbetine katılıyor. Bu kadınlar iplerini eğirirken bir yandan da nesillerdin aktarılmış öğretilerini (batıl inançlarını) birbirlerine anlatıyorlar. Normalde erkekleri almadıkları bu konuşmalara bizim katibimiz kibarlığı ve kadınlara duyduğu saygı sayesinde giriyor.
🪡 Bu sohbetler 6 gün boyunca katibimiz tarafından yazılı kayda geçiriliyor. Her gün seçilen bir başka bilgili kadın öğretolerini kadınlara aktarıyor ve orada bulunan kadınlarda kendi fikirlerini ekliyor.
🪡 Kadınların batıl inançlarının çoğu tamamen saçma ve yararından çok zararı olacak inançlar. Fakat bazı inanışların sebebini okurken anladım. Hatta bu ortaçağ köylüsü fransız kadınların birkaç inancı bizim toplumumuzda da var. Bu beni hem şaşırttı hemde insanlar her yerde aşağı yukarı aynı oldukları için şaşırmamı da gereksiz buldum.
🪡 Herkesin severek okuyacağı bir kitap değil ama benim gibi bu tarz ilginç tarihi, kültürel olayları merak ediyorsanız kitap sizin de hoşunuza gidebilir. Ben bazı yerlerde okurken çok saçma bazı inançlar içerdiği için sıkıldım. Ama genel anlamda kitabı faydalı buldum.
ben olsam bu kitabı 'çocuklar için' başlığı altında yayımlamazdım. yky de öyle düşünmüş olacak ki sonraki baskısında 'çocuklar için' ibaresini kaldırmış.
Berbat, gerçekten. Açıkçası böyle bir dizi yapmak kimin aklına gelmiş şaşırdım. Teen Titans Go!, Aaron Horvath ve Michael Jelenic tarafından yaratılan bir çizgi film. Dizi Teen Titans ekibinin yaşadığı "Komik" ya da "Aksiyonlu" maceraları anlatıyor. Robin, Starfire, Raven, Beast Boy…devamıBerbat, gerçekten. Açıkçası böyle bir dizi yapmak kimin aklına gelmiş şaşırdım. Teen Titans Go!, Aaron Horvath ve Michael Jelenic tarafından yaratılan bir çizgi film.
Dizi Teen Titans ekibinin yaşadığı "Komik" ya da "Aksiyonlu" maceraları anlatıyor. Robin, Starfire, Raven, Beast Boy ve Cyborg, kimi zaman günü kurtarıyorlar, kimi zaman "macera" yaşayalım diye macera yaşıyorlar.
Diziyi böyle anlatabilirim. Teen Titans ekibi var ama değiştirilmiş bir hali. O eski iyi kahramanların yerini, "Beyin" adlı kelimenin hiç olmadığı ve çocuk gibi bağıran bir avuç "Süper Kahraman" takımı var. Açıkçası bu değişim kötü olmuş ve serinin itibarını zedelemiş. Olmamış bence.
Dizinin kötü adamları bile mahvolmuş. En çok sevdiğim Trigon, eski Teen Titans'da evrenin efendisi olmak isterken, burada sanki Enpara'nın reklamındaki baba gibi kızının isteklerini masumane yollarla kabul ettirmeye çalışan biri haline bürünmüş. Hatta Death Stroke bile gerilemiş. Eski Teen Titans'da ağırlığı olan bir karakterken, filmde Yosemite Sam'e dönmüş sanki.
Ve Batman!
Evet, dizinin Batman tasvrii bile kötü. Batman, ağırlığı olan, zeki ve zengin biriyken, bu dizide küçük çocuklar gibi Teğmen Gordon'la (Evet, onu da değiştirmişler) beraber televizyon izlerken gösterilmiş. Hatta Alfred Pennysworth bile değişmiş. Eskiden Batman'e hizmet eden yaşlı bir adamken , şuanda Eti'nin bir ürünü Çanga'nın reklamlarında görünen annelere dönmüş.
Yani kısacası Aaron Horvath ve Michael Jelenic herşeyi değiştirmiş. Üzücü bir durum bence. Böyle bir riske girmek berbat sonuçlar doğurmuş maalesef.
Mesela bir bölümünü anlatayım. Bir bölümde Tren Titans ekibi silinip gitmek üzereyken yaratıcılarına tekrardan onları çizmesini söylerler ama Aaron ve Michael hiçbir şey yapmazlar. Teen Titans ekibi de onların bulunduğu bir dizi yaparlar ama başarısız olurlar. Sonunda silinmek üzereyken yaratıcılar imdatlarına yetişirler ve diziyi devam ettirirler.
Senaryo bu.
Senaryodan da dizinin "Komik" ve "Eğlenceli" olduğunu çıkartmışsınızdır. Ama bu bile diziye zarar vermiş. Nerede o eski Teen Titans, nerede o eksi maceraları? Kötü gerçekten.
Orijinal seslendirme iyi ama birşey fark etmiyor. Scott Menville, Hynden Walch, Tara Strong, Khary Payton ve Greg Cipes iş başında ama dizi hala kötü. Türkçe seslendirme de iyi diyebilirim. Umut Aksoy, Didem Atlıhan, Zeynep Önen, Tarkan Koç ve Ahmet Taşar iyi seçimler olmasına rağmen dizinin bayatlığı halen meydana çıkıyor. Seslendirme iyi ama herşey seslendirme de bitmiyor maalesef.
Karakter tasarımları ise berbat olmuş. Orijinal Teen Titans'a hakaret gibi. Orijinalinin bir ağırlığı varken, bu dizide bu ağırlık hafif bir tüye dönmüş. Ki bu da dizinin yine kötü özelliklerinden biri bana göre.
Dizinin yaratıcıları Aaron Horvath ve Michael Jelenic.
-Aaron Horvath, bazı önemli çizgi filmlerde çalıştı. Sonra bu diziyi yarattı. Dizide de görünüyor.
-Michael Jelenic, dizinin ikinci yaratıcısı. Kendisi 2011 ve 2012'de yayınlanan Thundercats dahil iyi dizilerde çalışmış ve bu diziyi Horvath'la beraber yaratmış. Dizide de görünüyor.
Bu iki adam Glen Murakami gibi aksiyonlu bir Teen Titans yerine, daha komik olan ve karakterlerin ise aptal olduğu bir Teen Titans yaratmışlar. Tamam, bu bir risk ama bu risk bence kötü sonuçlanmış. Başka türlü bir dizi yarasalar tebrik edebilirdim. Ama koskoca Teen Titans ismini lekeledikleri için eleştiriyorum. Teen Titans dediğin aksiyonlu ve maceralı olur, komik ve eğlenceli olmaz. Bu ayrımı iyi yapsalarmış keşke. Ayrım yapsalar elimizde hiç yoktan iyi bir dizi olurdu. Ama bu da yok maalesef.
Dizi 2013'te başlamış. 13 yıllık bir dizi olduğunu ve devam ettiğini varsayarsak bu dizinin reyting yüzünden Evan ettiğini söyleyebiliriz. Yoksa böyle bir formatla hiçbir dizi bugüne gelemezdi. Hatta IMDB puanı bile 5.3. Bu da dizinin kötü olduğunu gösteriyor ama dizi hala devam ediyor. Bu da bir kenara not alınıp kendimize sormamız gereken sorulardan biri.
Diziyi çocukluğumdan beri tanırım. Karakter tasarımları ve senaryo hoşuma giderdi. Ama şuan dizi berbat görünüyor. Karakter tasarımları kötü, karakterlerin girdiği roller saçma. Seslendirme iyi ama başka iyi bir önü yok maalesef dizinin. Olsa söylerdim zaten.
Dizi kötü. Açıkçası artık bu çizgi filmin bir şakası kalmadı. Reyting uğruna döne döne, sönüyor dizi. Bir an önce bitmesi lazım yoksa Teen Titans, tahtalı köyü boylayacak.
Teen Titans Go!, Teen Titans'I rezil eden ve onu berbat gösteren bir yapım olmuş. Seslendirme iyi olsa da, karakterler, tasarımlar ve senaryolar berbat. Açıkçası halen devam etmesi şaşırtıcı ama reytingleri iyi olması, bu soruyu cevaplandırıyor. Teen Titans Go!, bir riske girmiş ama bu riskte de boğulmuş bir yapım. Açıkçası kötü yapımlar görmek isterseniz diziyi izleyin ama bence izlemeseniz de olur. Yoksa Teen Titans'ın kötü olduğunun farkına varırsınız.
Spoiler içeriyor
Mükemmel ama sonu üzücü olmuş. John Wick Chapter 4 ya da Türkçe adıyla John Wick 4, Keanu Reeves'ın oynadığı 2023 yapımı bir film. Filmde John Wick intikamını almak için yeniden tetikçiliğe başlamıştır. Bu süreçte Wick kendisine müttefikler arar ama başarısız…devamıMükemmel ama sonu üzücü olmuş. John Wick Chapter 4 ya da Türkçe adıyla John Wick 4, Keanu Reeves'ın oynadığı 2023 yapımı bir film.
Filmde John Wick intikamını almak için yeniden tetikçiliğe başlamıştır. Bu süreçte Wick kendisine müttefikler arar ama başarısız olur. Herkes tarafından bir hedef haline gelen John Wick, hayatta kalmak için herkesi öldürmeye başlar. Bu arada güvendiği adamlardan biri de artık yer değişmiştir. Hatta yeni gelen adamda güvenilir adamın yardımcısı Charon'u öldürmüştür. Bu sırada da John Wick'i öldürmek için insanlar harekete geçmiştir. John Wick sırasıyla herkesi temizler ve sonunda kontrolü yeni alan kişiyle yüzleşir. Sonunda John Wick, yeni adamı öldürür ama kendisi de ölür. Film bir satıcının John Wick'i mezarını ziyaret etmesiyle son bulur.
Filmin konusu çok iyi ama üzücü. Bana nedense God Of War 3'teki Kratos'un ölümünü hatırlattı. Hayır yani, adam bu kadar şey yaptı ama sonunda öldü. Kratos gibi. Bu son pek yakışmamış ama yine de seriyi bitirmek için bir adım atılmış maalesef.
Filmi annemle izlemiştim. Mart 2023 gibi. O zaman vizyona girmişti film. Çok iyiydi. Kendimi nedense Max Payne 3 ya da Stranglehold'da gibi hissettim. Sonu üzücüydü ama John Wick'i adamları hallettiği bölümler çok iyiydi. O bölümleri aklımda kazınmış olarak yer aldı. Seslendirme de çok iyiydi. Film uzundu ama bana çok kısa geldi. Zaten filmin yarısı John Wick'i adamları halletmesyile geçiyor. Konuşma ve benzer şeylere az zaman kaldığı için film bana kısa gibi gözüktü. Ama film çok iyiydi. Beğendim, bittiğinde "Vay be! Adamlar nasıl filmler yapıyor?" dedim. Çok iyiydi. Ama sonu kötüydü maalesef.
Filmin oyuncu kadrosunda Keanu Reeves, Ian Mcshine (Sanırım soyda böyle yazılıyor), Bill Skarsgaard, Lance Reddick ve Laurence Fishburne gibi isimler var. Oyuncu kadrosuyla da zirveye ulaşmış diyebilirim film için. Türkçe seslendirme de Murat Şen, Talha Sayar, Sinan Divrik ve Mazlum Kiper, ayırt ettiğim seslendirme sanatçılarından. Belki bu seslendirme kadrosu yanlıştır çünkü bazı kanallar seslendirmeyi bozuyor maalesef. Ama bu seslendirme kadrosu gayet iyi. Oyuncu kadrosu da baya sağlam diyebilirim John Wick için.
John Wick 4'ü en büyük özelliği Max Payne 3 ve Stranglehold gibi olması. Bu oyunlarda "Bullet Time" adında bir mekanik var. Bu mekanikte bir düğmeye basılır ve zaman yavaşlar. Bu sayede ise düşmanlar çok çabuk öldürülür. John Wick 4'te Bullet Time yok ancak düşmanları hallettiği kısımlar sanki Max Payne 3 ve Stranglehold benzeri mekaniklerle yapılmış sanki. İki oyunu da oynayıp bitirdiğimde az çok düşman halletme olayını biliyorum. Bu iki oyunda düşmanları biz hallediyoruz ama bu filmde John Wick yapıyor ve bazen bir tabanca, bazen de dövüş yeteneklerini kullanarak düşmanları yok ediyor. Bu bölümleri John Wick'i fark attığı kısımlardan biri.
John Wick 4'te çekilen yerler baya iyi. Özellikle salonlar, yemyeşil çimler ve neon aydınlatması alanlar filmi baya yükseğe kaldırıyor ve oradan güvenli bir şekilde bırakıp, filmin iyi bir şekilde inmesini sağlıyor. Filmde bu yerlerin çekilmesi de baya iyi olmuş. Bazen ortam Max Payne 3 gibi dövüş alanına dönerken, bazen ise Samuray II: Vengeance gibi sükunet biniyor. Yer çekimleri açısından film bir hayli iyi.
John Wick 4'ün müzikleri baya iyi. Sanki Max Payne 3'ün müzikleri gibi. Ama John Wick 4 he gaz veriyor, hem de insanı uyutmuyor. Bu yönü Max Payne 3'e baya benziyor. Orada da Tears adlı bir şarkı vardı hatırlarsanız ama John Wick 4'ün her müziği güzel. Bunu başarması bence filmin Şöhretin arttırmış olmalı çünkü bunu başarmak, her yiğidin harcı değildir. İyi bir çalışmayla yapılır ve John Wick 4'te bu işin üstesinden gelmiş ve bize iyi müzikler sunmuş.
Filmi belki en çok eleştirdiğim noktası sonu oldu. O kadar adam imha eden adamın, sonu ölmesiyle mi bitmeliydi, bilmiyorum ama bu son God Of War 3'teki Kratos'un ölmesi gibi olmuş. Açıkçası bu sonu pek beğenemedim. Biraz daha iyi bir son olabilirmiş. John Wick'i öldürmek pek olmamış bence. Bence o adam yaşamalıydı ama yine de bir film serisini bitirmek için yapılan bir hamle. Kötü ama yine de iddialı bir son.
Film 2023 yapımı. O dönemde girmiş her filme meydan okuyor. Bu yönü bence çok iyi. Çünkü diğer filmlere meydan okuyan bir film yapmak zordur. Ama John Wick 4 bunu başarmış bence.
Film çok iyi. Sonu dışında herşey mükemmel. Düşmanların halledildi kısımlar, müzikleri, oyuncular ve Türkçe seslendirme bu filmin şah damarı. Bunlar olmasa film kötü olabilirdi. Bu yönleriyle film muazzam bir başarıya ulaşıyor bence.
John Wick 4, düşmanları Max Payne ve Tequila gibi halleden bir adam son filmi. Müzikleri, oyuncuları, düşmanların halledildi kısımlar ve Türkçe seslendirme çok iyi ama sonu kötü. Ama bu son meselesini gözden çıkarırsanız John Wick 4, döneminin ve şuanda bile rahatlıkla izlenebilecek yapımlardan biri. Keanu Reeves ve aksiyon filmlerini seviyorsanız filmi izleyin yoksa bu film sadece bu özetle yeterli kalır.
Son zamanlarda izlediğim yapımlar arasında bir sağlık sorununu daha yakından anlamamızı sağlayan belgesel tadında bir filmdi. Tourette sendromuyla yaşayan John’un mücadelesini anlatıyor. İnsanların farklılıklara karşı tutumu üzerine düşündüren, Robert Aramayo’nun oyunculuğunu da başarılı bulduğum bir film. Genel olarak izlenmeye değerdi.
Sanki siyah, simsiyah taşlar içinde Siyah, simsiyah kovuklarda yaşadık biz, Sanki hiç görmedik birbirimizi, Sanki hiç tanışmadık! Dünya bize öyle kapattı kendisini… Neye yarar hatırlamak, Neye yarar bu cılız ışıklı bahçelerde Hatırlamak geçmiş şeyleri, Bu beyhude akşam bahçesinde Kapanırken üstümüze…devamıSanki siyah, simsiyah taşlar içinde
Siyah, simsiyah kovuklarda yaşadık biz,
Sanki hiç görmedik birbirimizi,
Sanki hiç tanışmadık!
Dünya bize öyle kapattı kendisini…
Neye yarar hatırlamak,
Neye yarar bu cılız ışıklı bahçelerde
Hatırlamak geçmiş şeyleri,
Bu beyhude akşam bahçesinde
Kapanırken üstümüze böyle
Zaman çemberi
Hatırlıyor yetmez mi
Güneşe uzanan ellerimiz!
Aynalar sonsuz boşluğa
Çoktan salıverdi çehremizi,
Yüzüyoruz,
İpi kopmuş uçurtmalar gibi.
Biz uzak seyircisi bu aydınlık oyunun,
Birdenbire bulanlar içlerinde
Gülüncün sırrını,
Ne kadar benziyoruz şimdi,
Aynı tezgâhtan çıkmış testilere
Bir şey, bir şey kaldırdı bütün ayrılıkları!
Baksak aynalara
Tanır mıyız kendimizi,
Tanır mıyız bu kaskatı
Bu zalim inkârın arasından
Sevdiklerimizi.
Ben zamanı gördüm,
İçimde ve dışımda sessiz çalışıyordu,
Bir mezar böyle kazılırdı ancak,
Yıldırımsız ve baltasız,
Bir orman böyle devrilirdi!
Ben zamanı gördüm,
Kaç bakışta bozdu hayalimi,
Ve kaç düşüncede!
Ben zamanı gördüm,
Şimşek gibi bir ânın uçurumunda.
Kim tanır bizi şimdiden sonra,
Aydınlığı kıt gecemize
Misafir olanlardan başka;
Kuru tahta üstünde bizimle
Paylaşanlar günlerimizi
Ve benim gözlerimle bakanlar güneşe
Ancak tanır bizi
Mor çemberlerin uçuştuğu akşam sularından!
Akşamın tek bir ağaç gibi
Dal budak saldığı sular
Çocukluk rüyalarının bahçesi!
Sakın kimse el sürmesin dallara,
Yapraklar, meyveler olduğu gibi kalsın
Benim uykum boyunca