İstanbul'da annem, Tarik, Talham ve ben kahvaltıda izledik. Başarılı olduklarını da görmek isterdim. Boğazım düğümlendi. Ama başarılı bir dram, ağlama garantili.
Hiç, bir filmi evinizde oturmuş izlerken, durdurup ve o şekilde izlemek istemeyip, “benim bunu sinemada izlemem lazım” dediniz mi? Bugüne kadar ben de dememiştim ama bu film ilk oldu. 30. dakikasında durdurdum ve sinemalardan seans bakmaya başladım. Tabi ne yazıkki…devamıHiç, bir filmi evinizde oturmuş izlerken, durdurup ve o şekilde izlemek istemeyip, “benim bunu sinemada izlemem lazım” dediniz mi?
Bugüne kadar ben de dememiştim ama bu film ilk oldu. 30. dakikasında durdurdum ve sinemalardan seans bakmaya başladım. Tabi ne yazıkki IMAX salonlarından kaldırıldığı için yapamadım. Keşke filme daha erken şans verseymişim.
Film, Grace isimli biyolog bir öğretmenin, güneşimizden beslenen uzaylı bir bakteriye çözüm bulmak üzere uzaya gönderilmesini ve orada yaşadıkları üzerine kurgulanmış. Görevi sırasında edindiği can dostu ile beraber oldukça komik ve eğlenceli yapım ortaya çıkarıyorlar. İzlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
10/10
Old Yeller, sadelik içinde güçlü bir hikâye anlatan klasik bir aile filmidir. Çocukluk, sorumluluk, sadakat ve kayıp temalarını oldukça etkileyici biçimde işler. Özellikle insan ile hayvan arasındaki bağ üzerinden duygusal yoğunluğu yüksek bir anlatı kurar. Bugün tempolu filmlere alışmış izleyicilere…devamıOld Yeller, sadelik içinde güçlü bir hikâye anlatan klasik bir aile filmidir. Çocukluk, sorumluluk, sadakat ve kayıp temalarını oldukça etkileyici biçimde işler. Özellikle insan ile hayvan arasındaki bağ üzerinden duygusal yoğunluğu yüksek bir anlatı kurar. Bugün tempolu filmlere alışmış izleyicilere yavaş gelebilir; ancak samimiyeti ve finalinin bıraktığı etki sayesinde hâlâ unutulmazdır. Klasik Amerikan sinemasının en dokunaklı yapımlarından biridir.
Kitabı çok önceleri okumuştum. Hasarlı bir psikolojiyi yansıtması için seçilen karekterin böcek olmasından olsa gerek betimlemeleri halen aklımdadır. Zira Kafka bu hikayesini bir çeşit bunalımdayken yazmış. Karakter zaman zaman hepimizin uğrayıp ayrıldığı istasyon misalindeki depresyona girmiş ama çıkmayı başaramayınca olanlar…devamıKitabı çok önceleri okumuştum. Hasarlı bir psikolojiyi yansıtması için seçilen karekterin böcek olmasından olsa gerek betimlemeleri halen aklımdadır. Zira Kafka bu hikayesini bir çeşit bunalımdayken yazmış. Karakter zaman zaman hepimizin uğrayıp ayrıldığı istasyon misalindeki depresyona girmiş ama çıkmayı başaramayınca olanlar olmuş. Kendi elleriyle hazırlanan dramatik bir son.
Sistemin çarkında ezilmek için bir böceğe dönüşmeye gerek yok, böcek gibi davranmakta kafi. Hayatını yapay kalıplara göre dizayn eden, başkalarına takılıp kendini aşamayan, yaşamın bir mücadele sahası olduğunu unutan hep yorgun ve umutsuz bir tipleme için yalnızca sistemi suçlamak kolaydır. Bu durumda çarkların ya da içinde onun bir diğer parçası kimselerin arasında sıkışıp kalmak ise bir seçim.
Hikayede, insanların menfaat ilişkileriyle sınanan karakterin düşüncelerini okurken bir ayet anımsadım: “Ey insanlar! Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan vesilesi kıldık; bakalım sabredecek misiniz?… (Furkan/20)” Evet insan, çevresindekilerle hatta en yakını ailesiyle de sınanabileceği bir gerçek. Peki sabrın bu işteki sırrı, manası nedir? Mehmet Akif Ersoy bir makalesinde bu konuyu çok güzel aydınlatıyor: “Aman ya Rabbi! Kur’an ne söylüyor, biz ne anlıyoruz! Sabır katlanmak değil, göğüs germek demektir. Neye göğüs germek? Evet, sonunda katlanılmayacak acılara katlanmak ızdırabına mahkûm olmamak için, önceden her türlü şiddete her türlü zahmete mertçesine, insancasına göğüs germek.” Velhasıl imtihanlara ancak evvelden, mertçe göğüs gerenler zahmetin ardındaki rahmeti görebilecekler.
Son olarak söylemeliyim ki, şu dârıdünyada varlığımızı yetersiz, değersiz hissetmeye götüren yüzlerce sayılabilir sebeplerin arasından sıyrılarak ayakta kalmak için sağlam bir inancın, makul bir amacın ipine sarılmanın ne kadar ehemmiyetli olduğunu bir kez daha anladım. Yazarın anlatmaya çabaladığı bu olmasada.
Bu yazarın bitirdiğim ilk kitabı diğerini sarmayıp bırakmıştım ama bu kitaptan sonra ona tekrar devam etmek istiyorum kitap o kadar sardı ki tüm ilgim ondaydı sürekli katil acaba o mu yoksa diğeri mi diye şüphe ettirmesi insanı merakta koyuyor ve…devamıBu yazarın bitirdiğim ilk kitabı diğerini sarmayıp bırakmıştım ama bu kitaptan sonra ona tekrar devam etmek istiyorum kitap o kadar sardı ki tüm ilgim ondaydı sürekli katil acaba o mu yoksa diğeri mi diye şüphe ettirmesi insanı merakta koyuyor ve bitirmeden bırakmak istemiyorsun müthiş
"Sana geldim. Gelmeyecektim. Yolda gelmemem için elli tane sebep saydım ama sebepleri saydıkça fark ettim ne kadar çok gelmek istediğimi." Yine geldim burası benim safe place'im gibi