Ve sonra prenses uçurumdan atladı. Kalbi kırıktı. İyileşemeyeceğini bilerek sadece yaşamak için ölümü hissetmeyi de göze alarak uçurumdan atladı. Kalbi kırık ve de kapıları kapalı. Şimdi ne ölüyor ne yaşıyor. Sadece hissediyor. Zaten istediği de buydu prensesin. Kazandı mı şimdi…devamıVe sonra prenses uçurumdan atladı. Kalbi kırıktı. İyileşemeyeceğini bilerek sadece yaşamak için ölümü hissetmeyi de göze alarak uçurumdan atladı. Kalbi kırık ve de kapıları kapalı. Şimdi ne ölüyor ne yaşıyor. Sadece hissediyor. Zaten istediği de buydu prensesin. Kazandı mı şimdi oyunu? Kim bilir? Kim bilir...
Dostunu Satanlar | Doyurmadan Doymayanlar Doysun diye bir garibin aç karnı, Bir tek ekmeğini bölen az değil. Olsa da kendisi dertli efkarlı, Yaşatmak uğruna ölen az değil. İrfanı erdemi hüsn-ü ahlakı, Yaşatmak uğruna ölen az değil. Doyurmadan doymayandan. Rızka haram…devamıDostunu Satanlar | Doyurmadan Doymayanlar
Doysun diye bir garibin aç karnı,
Bir tek ekmeğini bölen az değil.
Olsa da kendisi dertli efkarlı,
Yaşatmak uğruna ölen az değil.
İrfanı erdemi hüsn-ü ahlakı,
Yaşatmak uğruna ölen az değil.
Doyurmadan doymayandan.
Rızka haram koymayandan.
İmtihanda solmayandan.
Güzel eş dost komşu olur.
Olmuyorsa kula kul.
Bozmuyorsa para pul.
Bir yolunu ara bul.
Dost kal ölene kadar.
Menfaati için satıp dostunu,
Fırıldak misali dönen az değil.
Kurtlar gibi giyip koyun postunu,
Dostunu toprağa gömen az değil.
Çıkarıp üstünden insan postunu,
Dostunu toprağa gömen az değil.
Doyurmadan doymayandan.
Rızka haram koymayandan.
İmtihanda solmayandan.
Güzel eş dost komşu olur.
Olmuyorsa kula kul.
Bozmuyorsa para pul.
Bir yolunu ara bul.
Dost kal ölene kadar.
Mutlu Kılıç
Bestelenmiş halini YouTube kanalımdan dinleyebilirsiniz.
Slice of life ağırlıklı; yan tür olarak da romantizm, komedi, dram ve aksiyon türleri işleyen güzel bir anime. Bu animeyi tek bir kelime ile tarif edecek olsam dengesiz kelimesini kullanırdım sanırsam. Çünkü slice of life türü ağırlıklı olmasının da bunda…devamıSlice of life ağırlıklı; yan tür olarak da romantizm, komedi, dram ve aksiyon türleri işleyen güzel bir anime. Bu animeyi tek bir kelime ile tarif edecek olsam dengesiz kelimesini kullanırdım sanırsam. Çünkü slice of life türü ağırlıklı olmasının da bunda bir etkisi var ama bu animenin her bölümü hikaye açısından farklı kalitede. Bir bölüm aşırı sıkılırken ve bölüm bitsin artık derken başka bir bölüm sizi güldüren bir komedi, yüzünüzde tebessüm oluşturacak bir romantizm veya duygulandıran bir dram işleyerek eğlenceli bir bölüm sunuyor. Fakat bölümleri yüzdeye vurursam iyi olan bölüm sayısı daha fazla diyebilirim. Teknik açıdan ise anime ne kadar büyük bir sevgiyle yapılmış bunu izlerken anlıyorsunuz. Her bir bölüme ayrı özenilmiş. Bölümler peşpeşe izlenir mi emin değilim ama can sıkıntısında açıp bir iki bölüm izlenebilir, bu animeyi izlemenizi tavsiye ederim.
7/10
Kendimizi doğanın efendileri olarak görüyoruz, sanki ilahi bir güç tüm gezegeni bize vermiş gibi kaynaklarını sonsuz bir iştahla sömürüyoruz, yaşam alanlarını katlediyoruz ve işin en kötü tarafı ne yaptığımızı, nasıl zararlar verdiğimizi görmüyoruz ya da görmezden geliyoruz. Bu belgesel David…devamıKendimizi doğanın efendileri olarak görüyoruz, sanki ilahi bir güç tüm gezegeni bize vermiş gibi kaynaklarını sonsuz bir iştahla sömürüyoruz, yaşam alanlarını katlediyoruz ve işin en kötü tarafı ne yaptığımızı, nasıl zararlar verdiğimizi görmüyoruz ya da görmezden geliyoruz.
Bu belgesel David attenbrorough'un kendi gözlemlerini anlattığı bir yapım. Pek çok doğa belgeseline imza atan attenbrorough zaman içinde gezegenimizi nasıl yok ettiğimizi anlatıyor. İzlerken zaman zaman üzülebileceğiniz, zaman zaman yaptıklarınızı sorgulayacağınız güzel bir belgesel olmuş başta okullar olmak üzere pek çok yerde izleyin izletin. İyi seyirler
TEMEL İÇ DÖKÜMÜ Kendinizi psikolojik iyi oluşunuz için ne yapıyorsunuz?Hiç düşündünüz mü bunun üzerine? Mesela ben hava iyiyse ki şu aralar çok güzel çıkar dolaşırım yaşadığım muhiti.Bir şeyler atıştırırım.Doğal ormanlık alanlara gidip kendimi dinler,doğayla iç içe olurum.Çok stresliysem soğuk suyla…devamıTEMEL İÇ DÖKÜMÜ
Kendinizi psikolojik iyi oluşunuz için ne yapıyorsunuz?Hiç düşündünüz mü bunun üzerine?
Mesela ben hava iyiyse ki şu aralar çok güzel çıkar dolaşırım yaşadığım muhiti.Bir şeyler atıştırırım.Doğal ormanlık alanlara gidip kendimi dinler,doğayla iç içe olurum.Çok stresliysem soğuk suyla duş alıyorum.Psikoloğum önermişti bunu bu arada.Çok işe yarıyor stres yönetiminde.Günde telefonu yarım saat bir kenara bırakıp kendimle vakit geçiriyorum.Hayatta acele etmemizin,geç kalmışlık hissinin en büyük sebebi telefonda yansıtılan ekstra pozitif hayatlar(ki gerçekte öyle değil).Bir de en önemli şeylerden biri sağlıklı,size iyi gelen sosyal temas.Birisiyle mesajlaşmak bile olabilir.Kendim haftada birkaç defa(genelde 2 gün) yakın arkadaşlarımdan biriyle dışarı çıkıp kahve falan içiyorum.Kendimden örnek verirsem
Sinan Canan önerisi olarak gördüm ve aldım,kitap şahaneydi, amaçladığı bireysel hareketi bende ertesi gün yaratabildi. Klasik bir kişisel gelişim okuduğumu sandım ama hayır, dikkat eksikliği üzerine yazılmış en iyi kitap olabilir. Yazarın kitap için üç yıla yakın bir araştırma süreci…devamıSinan Canan önerisi olarak gördüm ve aldım,kitap şahaneydi, amaçladığı bireysel hareketi bende ertesi gün yaratabildi. Klasik bir kişisel gelişim okuduğumu sandım ama hayır, dikkat eksikliği üzerine yazılmış en iyi kitap olabilir. Yazarın kitap için üç yıla yakın bir araştırma süreci olmuş ve bunu görebiliyorsunuz. Sadece zalim iyimserlik bölümünde dahi alışılmadık bir gerçekçilik sunuyor yazar ve kitlesel mücadeleyi savunuyor. Tıpkı küresel ısınmayla mücadele edildiği gibi.
Geçen gün yüksek lisansta hocamla neden üniversitede kalitenin bu kadar düştüğü üzerine konuştuk. Bana kendi öğrencilik zamanlarında(2010lu yıllar) sınıfının en vasat görülen öğrencisinin dahi kamuda bir kariyer mesleğe kendini attığını ancak şimdi öğrencilerinin sadece bir veya ikisinin güzel yerlere geldiğini veya buna hevesli olduğunu söyledi. Bugün kitabı bitirince aklıma dikkat eksikliği olan bir toplumda tam olarak böyle sonuçlar görmez miyiz zaten? diye bir soru geldi. Açıkçası bu sandığımızdan da büyük bir sorunmuş. En ufak eylemlerine dahi odaklanamayan bir toplumun geleceğine, ülkesinin istikbali için didinmeye odaklanmasını nasıl bekleyebiliriz? Demokratik bir toplumda bu ne kadar ciddi bir sorun tahayyül edilemez, adeta çarpan etkisi...
Kitaptaki her bir argümana burada değinemem, gerçekten alıp okuyun pişman olmazsınız. Dikkat üzerine yazılmış bir kitap olan Pür Dikkat kitabından daha tesirli olduğuna dair yorumlar okudum internette. O yüzden önceliğiniz bu olsun.
“Bir kaç yıl içinde, seni unuttuğum zaman, bu çeşit başka hikayeler geçince başımdan, aşkın unutuluşu olarak anacağım seni. Unutmanın korkunçluğu olarak düşüneceğim bu hikayeyi.”