Çok iyiydi. Kurgu muhteşem ötesi, sonuna kadar merakla okutan bir kitap. Olaylar birbirine çok iyi bağlanmıştı. Etkileyici ve psikolojik açıdan oldukça dehşet vericiydi. Favori gerilim kitabım oldu. 10/10
"Bazen teneffüste gökyüzüne bakıyorum ve güneşi görüyorsam ikimizin de aynı güneşi gördüğünü düşünüyorum. Böylece ikimiz de aynı yerde olmasak bile aslında beraber olmasak bile bir bakıma yine birlikteyiz. Yani ikimizde aynı gökyüzünün altındayız..."
Genç bir doktor, geçirdiği kalp naklinin ardından iyileşme sürecindeyken, bağışçısının memleketine davet edilir. Burada, sırlarla dolu bir aile ve toplulukla karşılaşır. Eski bir gizemin yanı sıra, yerel bir parkta kaybolan bir bebek vakasına dair ipuçlarına ulaşır. Bu süreç, onu hem…devamıGenç bir doktor, geçirdiği kalp naklinin ardından iyileşme sürecindeyken, bağışçısının memleketine davet edilir. Burada, sırlarla dolu bir aile ve toplulukla karşılaşır. Eski bir gizemin yanı sıra, yerel bir parkta kaybolan bir bebek vakasına dair ipuçlarına ulaşır. Bu süreç, onu hem kalbinin hem de ruhunun derinliklerinde bir yolculuğa çıkaracaktır.
Hayatta motivasyonunuzu, yolunuzu kaybettiyseniz kesinlikle tam şuan izlemeniz gereken film. Jim Carrey baba yine döktürmüş. Biraz klsun filme değinmem gerekirse, başrolümüz kendisini evrenle yaptığı bir anlaşmanın içinde bulur, bu anlaşmaya göre karakterimiz her şeye evet demek zorundadır. Biri telefonunu mu…devamıHayatta motivasyonunuzu, yolunuzu kaybettiyseniz kesinlikle tam şuan izlemeniz gereken film. Jim Carrey baba yine döktürmüş. Biraz klsun filme değinmem gerekirse, başrolümüz kendisini evrenle yaptığı bir anlaşmanın içinde bulur, bu anlaşmaya göre karakterimiz her şeye evet demek zorundadır. Biri telefonunu mu istedi? Evet diyeceksin, biri senle buluşmak mı istedi? Evet diyeceksin...
Evet filmi merak eden dostinyolar sizlerle yolumuz buraya kadardı, bir kaç boş kelime edip kafa açacağım dinlemek isteyen dostinyolar siz gelin siz kalın.
Eveeetttt nerden başlasam öncelikle nasılsınız elit insanlar? Diğerlerini yolladık valla, bende iyiyim teşekkür ederim. Öyle sınava fln hazırlanıyorum ediyorum... Aman neyse bu film halihazırda depresyonda olan dostinyolarıma bir reçetedir, her şeye evet diyin demiuorum fakat yeni maceralar yaşamak için birçok şeye evet demeniz lazım, bugün karnım ağrıyor, bugün keyfim yok, bugün şu yok bu yok demeyin. Kalkın yapın. Bie şeye mi başlamak istiyorsunuz? Örneğin yürüyüş olsun. Bugün bir saat yürüyeceğim, bugün bir saat ders çalışacağım diyin. Bu beyninizi daha çabuk ikna eder, her gün yani sonsuza dek günde bir saat yürüyeceğim dersen nanay amaaaa bugün dersen okey moruk bugün yürüyek nolcak dersin.
Sigarayı bırakmak isteyenler içinde aynısı geçerli, bugün içmeyeceğim diyin abi sonsuza dekle başlamayın.
Şimdi bay/bayan evetler (bayan değil kadın ama kadın evet ve bayan evet aynı etkiyi bırakmıyor.) Bugün ayağa kalkıp yaşamaya başlayacak mısınız? Bir kaçınız evet demedi o demeyenler yaşayacak mısınız? İçinizden bu lavuk ne anlatıyor diyerek küfür etmeyin, ama son kez size sizin için soruyorum. Yaşamaya başlayacak mısınız.
Ölüm günün kutlu olsun film yönetmenin filmi daha önce izlememiştim bir gece gerilim gençlik filmleri seviyorsanız harika tabiki ölüm günün kutlu olsun serisi sonrası izlemenizi tavsiye ederim bağımsız filmler fakat ölüm günün kutlu olsun serisi daha iyi 10/6 lık bir…devamıÖlüm günün kutlu olsun film yönetmenin filmi daha önce izlememiştim bir gece gerilim gençlik filmleri seviyorsanız harika tabiki ölüm günün kutlu olsun serisi sonrası izlemenizi tavsiye ederim bağımsız filmler fakat ölüm günün kutlu olsun serisi daha iyi 10/6 lık bir film...
İyi seyirler...
Romantik drama seven dostinyolar buraya gelmelisiniz. Başlamadan önce şunu söylemek istiyorum. 22 bölümlük bir dizi var, dizinin ana karakterleri daha çocuk, evet 14 yaşlarında bir arkadaş grubunun macerasına tanık olacağız. Ben bu duruma oldukça ön yargılı yaklaştım. 14 yaşında çocuklar…devamıRomantik drama seven dostinyolar buraya gelmelisiniz. Başlamadan önce şunu söylemek istiyorum. 22 bölümlük bir dizi var, dizinin ana karakterleri daha çocuk, evet 14 yaşlarında bir arkadaş grubunun macerasına tanık olacağız. Ben bu duruma oldukça ön yargılı yaklaştım. 14 yaşında çocuklar mı beni ağlatacak/güldürecek... Tek günde izledim bitirdim. Sonrasında ise her Nisan izlemeye çalıştım. Yeni bitirdim, kısaca anlatmak gerekirse esas oğlanımız bir müzisyenin oğlu, annesi pianist olan esas oğlan adeta piyanonun içine doğuyor. Oldukça yetenekli olduğu için almadık ödül bırakmıyor. (İnsan metronom deniliyor, bu da müziği kağıda yazılan kadar kusursuz çalmasından kaynaklı, burası önemli bu çocuk nasıl yazılırsa öyle çalıyor.)
Günler geçiyor, yıllar geçiyor esas oğlan 14 yaşına geliyor, maalesef piyanosunun sesini duyamıyor, kendi notaları kulağına gitmiyor. Doğal olarakta piyanoyu bırakıyor. İşte tam bu sırada hayatına arkadaşından hoşlanan bir kız geliyor, kızımız tatlı, güzel mi güzel ve çok yetenekli bir kemanist (her şarkıyı kendince yorumlayarak çalıyor, kağıda saygısızlık ediyor.) Fakat bu hikayede başrolümüz o kemanistin hoşlandığı çocuğun arkadaşı konumunda kalıyor. Hikaye bu ya, kızımız esas oğlanımızı alıp kendi eşlikçisi yapmak istiyor, oğlanda piyanoya tekrarsan başlıyor...
Your lie in april bu girişiyle sizi içine çekmemiş olabilir. Fakat kullanılan müzikler olsun, anlatılan hikaye olsun kesinlikle bir kaç bölüm izlemenizi gerektirir cinsten.
Uzun zamandır watchlistimdeydi daha komplike bir konu bekliyordum ama oldukça hayatın içinden işlenmişti açıkçası pek sevemedim ben 1,5xte izlememe rağmen çok durağan geldi herkesin seveceği bir tür olduğunu düşünmüyorum
Film o kadar gerçekçi çekilmiş ki, kardeşler arası diyaloglar bildiğin eve bir kamera koyup izlenmiş gibi hissettiriyor, evin içinde gibi hissediyorsunuz. Bir süre mecburiyetten Tokat'ta yaşamıştım, sulu sokak, tokat kebabı sahneleri o anlara ışınladı. Oyunculuklar doğal, söylemeye bile gerek yok.…devamıFilm o kadar gerçekçi çekilmiş ki, kardeşler arası diyaloglar bildiğin eve bir kamera koyup izlenmiş gibi hissettiriyor, evin içinde gibi hissediyorsunuz. Bir süre mecburiyetten Tokat'ta yaşamıştım, sulu sokak, tokat kebabı sahneleri o anlara ışınladı. Oyunculuklar doğal, söylemeye bile gerek yok. Gerçekten ilmek ilmek işlenmiş. Su gibi akıp kendini izlettiren bir film. Kesinlikle öneririm.
Okuduğum ilk Almanca kitabın film uyarlaması, hem de çok sevdiğim bir yönetmen tarafından çekilmiş. İki çocuğun başından geçenleri anlatıyor. Tabii ki çocuklardan biri daha yaramaz ve arkadaşını da peşinden sürüklüyor. Herkesin bu zamana kadar kendinden daha yaramaz bir arkadaşı olmuştur…devamıOkuduğum ilk Almanca kitabın film uyarlaması, hem de çok sevdiğim bir yönetmen tarafından çekilmiş. İki çocuğun başından geçenleri anlatıyor. Tabii ki çocuklardan biri daha yaramaz ve arkadaşını da peşinden sürüklüyor. Herkesin bu zamana kadar kendinden daha yaramaz bir arkadaşı olmuştur herhalde.