Sonunda bitirdim.. Ve öyle bir ikircime düştüm ki şimdi... Bir tarafım neden bu kadar geç kaldım diyor, diğer tarafım nereden de okudum seni! Ben şimdi nasıl unuturum okuduklarımı ve nasıl devam ederim eskisi gibi. Hem etkili hem tepkili hem de…devamıSonunda bitirdim..
Ve öyle bir ikircime düştüm ki şimdi... Bir tarafım neden bu kadar geç kaldım diyor, diğer tarafım nereden de okudum seni! Ben şimdi nasıl unuturum okuduklarımı ve nasıl devam ederim eskisi gibi. Hem etkili hem tepkili hem de zihin dünyama allak bullak eden bir kitap oldu benim için.
"Aklımın içinde adım atacak yer yoktu"
Joad ailesinin hikayesi bu... Küçük ama sıcak hayalleri olan, yegane arzusu çalışmak, küçük bir ev ve toprak sahibi olmak olan geniş bir ailenin hikayesi.
İnsanın doğduğu, anne babasının doğduğu, çocukluğunun geçtiği topraklardan ayrılmak zorunda kalması oldukça zor değildir midir? Bazen gözler hep arkada kalır, ya eski topraklarında ya eski zamanlarında. En kötüsü her ikisinin de birlikte olması.
Hem eski zamanların hem de yaşadığın toprakların bir daha gelmeyecek üzere elinden kayıp gitmesi. İşte Gazap üzümleri, bu kayboluşun hikayesiyle sizleri bekliyor.
Hani hint filmlerinde olup olmadık yerde müzik ve dans girer ya işte bu animasyon tam olarak öyle. Bir anda dans ve müzik. İzlemekten ziyade sanki müzik listesi açmışım 5 dakikadan bir yeni şarkı çalıyor. 10/3
From, konusu ve lost ile olan ortak yönleriyle iyi bir başlangıç yapsa da giderek kötüleşti. Karakterlerin hiçbir derinliği yok ve önlerindeki en basit şeyleri bile göremiyorlar. Final sezonunda işleri toparlayamazlarsa zihinlerde koca bir hayal kırıklığı olarak kalacak.
2 yıl önce izlediğimde bunun neyini abartıyorlar demiştim.Sonra evren beni biriyle tanıştırdı.Ve Issız Adamı onun sayesinde çok iyi anladım. Ha bu arada tiramisu yapmayı henüz beceremiyorum ..
İzleyecek dizi bulamıyorum, listemdeki hiçbir diziyi de izlemek istemiyorum. Ne izlesem tavsiyelere en açık olduğum dönemdeyim . The bing bang theory izliyorum ama o çok çerezlik bir dizi ve arka arkaya izleyince sıkılıyorum.
Güne üzücü bir haberle başlıyoruz… 😅 Sanırım artık duygularımı yitirmeye başladım. Çünkü filme dair hiçbir şey hissedemedim. 🥲 Gerçi Özcan Alper Bey’in filmlerini izlemekten çok keyif aldığım da söylenemez. Mesela Aşıklar Bayramı filmi de bende pek bir anlam ifade etmemişti.…devamıGüne üzücü bir haberle başlıyoruz… 😅
Sanırım artık duygularımı yitirmeye başladım. Çünkü filme dair hiçbir şey hissedemedim. 🥲
Gerçi Özcan Alper Bey’in filmlerini izlemekten çok keyif aldığım da söylenemez. Mesela Aşıklar Bayramı filmi de bende pek bir anlam ifade etmemişti. Benim için hâlâ en beğendiğim filmi Sonbahar. 🍂 Onun dışında beni gerçekten etkileyen başka bir filmi olmadı.
Artık bilemiyorum… Ya ben bu filmleri anlayamıyorum ya da gerçekten duygularımı yitirdim. İnşallah duygularımı yitirmişimdir. 😂🤷🏻♂️
Filme gelecek olursak… 🎥
Ülkemizde yasal olmayan taşıyıcı annelik konusunu ele almışlar. Konu aslında ilgi çekici ama o kadar yavaş işlenmiş ki… Gerçekten bazı sahneler var, 6-7 dakika boyunca neredeyse hiçbir şey olmuyor. 🐢
Hani bu ağır tempoyu Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan filmlerinde sık sık görüyoruz ama burada biraz fazla geldi bana. 😅
Sonrasındaaa… Müzik desen yok. 🎼❌
Yanlış hatırlamıyorsam sadece final sahnesinde bir müzik çaldı, onun dışında koskoca film neredeyse sessiz geçti. Kusura bakmayın ama ben müziğin olduğu filmleri seviyorum. Müziksiz film mi olurmuş? 😂
Gelelim beğendiğim birkaç şeye… 👇🏼
🚗 Arabanın içinde idealist gençlerden bahsedilen sahne gerçekten güzeldi.
🖼️ Bir de Casper David Friedrich’in “Monk by the Sea” (Deniz Kenarında Keşiş) tablosunun kullanıldığı sahneyi çok beğendim. Gerçekten hoş bir dokunuş olmuş. 👌🏼
Onun dışında bana göre kayda değer çok fazla bir şey yok maalesef. 🥲
Yine de izleyecek olanlara şimdiden keyifli seyirler dilerim değerli okuyucularım. 🙏🏼🎬
Hiç bir zaman kendimi tamamen güzel bulamıyorum. Çirkin değilim evet ama çirkin güzeli daha iyi bir tabir olabilir görünüşüm için shdhdh. Ne çirkin ne güzel. Bir yandan da bu durum zerre umrumda değil. Ama insan arada güzel olmak istiyor.
Böğürtlen Kışı,Kitaptan ziyade şunları söylemek isterim; ortaokul zamanlarımda çok sevdiğim türkçe hocamın sürekli koltuk altında gezdiği bir kitaptı.Derse hep bu kitapla gelirdi ya da ben sürekli görüyordum. Bu kitaba denk gelip okumak istediğim zaman ise üniversite zamanlarımdı ve kendime şunu…devamıBöğürtlen Kışı,Kitaptan ziyade şunları söylemek isterim; ortaokul zamanlarımda çok sevdiğim türkçe hocamın sürekli koltuk altında gezdiği bir kitaptı.Derse hep bu kitapla gelirdi ya da ben sürekli görüyordum. Bu kitaba denk gelip okumak istediğim zaman ise üniversite zamanlarımdı ve kendime şunu söylemiştim "Neden daha önce okumadın? " Muazzam...