Sabahattin Ali'nin başyapıtı Kürk Mantolu Madonna, Türk edebiyatının en çok okunan ve en çok sevilen romanlarından biri olmayı fazlasıyla hak eden, insan ruhunun derinliklerine inen unutulmaz bir eser. Roman, sıradan bir memur olan Raif Efendi'nin, Berlin'de tesadüfen tanıştığı gizemli ve…devamıSabahattin Ali'nin başyapıtı Kürk Mantolu Madonna, Türk edebiyatının en çok okunan ve en çok sevilen romanlarından biri olmayı fazlasıyla hak eden, insan ruhunun derinliklerine inen unutulmaz bir eser. Roman, sıradan bir memur olan Raif Efendi'nin, Berlin'de tesadüfen tanıştığı gizemli ve etkileyici kadın Maria Puder'e duyduğu karşılıksız aşkı anlatırken aslında hayatın anlamını, yalnızlığı, aidiyet duygusunu ve insan olmanın getirdiği tüm çelişkileri o kadar ustaca işliyor ki her okuyucu kendinden bir parça buluyor. Sabahattin Ali'nin duru ve akıcı dili, karakterlerin iç dünyasını öyle derinlemesine aktarıyor ki Raif Efendi'nin sessiz çığlıklarına, Maria'ya duyduğu o tarifsiz özleme ve hayatın acımasız cilvelerine tanıklık ederken içiniz burkuluyor. "İnsanların en mutsuzu, sevdiğini söyleyemeyendir" gerçeğini o kadar etkileyici bir kurguyla sunuyor ki kitabı bitirdiğinizde uzun süre etkisinden çıkamıyorsunuz. 9.0/10 puanı tam anlamıyla hak eden, her Türk gencinin mutlaka okuması gereken bu başucu eserini kesinlikle tavsiye ediyorum. Eğer hâlâ okumadıysanız, hayatınızda bir şeyleri kaçırıyorsunuz demektir. 📖✨🖤
Jose Mauro de Vasconcelos'un kaleminden çıkan Şeker Portakalı, yalnızca bir çocukluk romanı değil, hayatın en acı gerçekleriyle yüzleşmeyi öğreten, büyürken kaybettiklerimizi ve aslında ne kadar kırılgan olduğumuzu hatırlatan unutulmaz bir başyapıt. Küçük Zezé'nin yoksulluk, şiddet ve yalnızlık içinde geçen çocukluğunda,…devamıJose Mauro de Vasconcelos'un kaleminden çıkan Şeker Portakalı, yalnızca bir çocukluk romanı değil, hayatın en acı gerçekleriyle yüzleşmeyi öğreten, büyürken kaybettiklerimizi ve aslında ne kadar kırılgan olduğumuzu hatırlatan unutulmaz bir başyapıt. Küçük Zezé'nin yoksulluk, şiddet ve yalnızlık içinde geçen çocukluğunda, en yakın arkadaşı olan bir şeker portakalı fidanı ve gerçek dostu Portekizli Manuel Valadares sayesinde hayata tutunma çabası o kadar içten ve o kadar samimi anlatılıyor ki her sayfasında gözleriniz doluyor, yüreğiniz sızlıyor. Zezé, haylazlıklarıyla, yaramazlıklarıyla ama en çok da o koskoca yüreğiyle okuyucuyu kendine öyle bir bağlıyor ki kitabı bitirdiğinizde onu bir çocuk olarak değil, hayatın tüm çirkinliklerine rağmen masumiyetini korumayı başarmış bir kahraman olarak uğurluyorsunuz. "İnsan acı çekmeden büyümeyi öğrenemiyor" gerçeğini o kadar etkileyici işliyor ki bu eser, dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en dokunaklı kitaplarından biri olarak hafızalara kazınıyor. 9.1/10 puanı fazlasıyla hak eden, her yaştan okurun mutlaka okuması gereken bu başucu kitabını kesinlikle tavsiye ediyorum. Okurken yanınızda mutlaka bir mendil bulundurun, çünkü Zezé size hem güldürecek hem de ağlatacak. 📖💔🍊✨
Stefan Zweig'ın kaleminden çıkan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, sadece 68 sayfada insan ruhunun en derin, en karanlık ve en tutkulu köşelerine inen bir başyapıt. Roman, hayatı boyunca hiç tanımadığı bir adamın peşinden koşan, ona olan aşkını asla yüzüne söyleyemeyen ama…devamıStefan Zweig'ın kaleminden çıkan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, sadece 68 sayfada insan ruhunun en derin, en karanlık ve en tutkulu köşelerine inen bir başyapıt. Roman, hayatı boyunca hiç tanımadığı bir adamın peşinden koşan, ona olan aşkını asla yüzüne söyleyemeyen ama o aşk uğruna her şeyini feda eden bir kadının, ölmeden önce kaleme aldığı mektup üzerinden ilerliyor. Zweig, kelimeleri o kadar ustaca kullanıyor ki her cümlede o kadının yalnızlığını, çaresizliğini ve o adama duyduğu o sarsılmaz aşkı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. "Hiç tanımadığın birine nasıl bu kadar tutkuyla bağlanırsın?" sorusunu öyle derin işliyor ki kitabı bitirdiğinizde içinizde tarifsiz bir burukluk kalıyor. 68 sayfa belki kısa ama o kadar yoğun ve o kadar etkileyici ki bir ömre bedel. Her insanın hayatında en az bir kere okuması gereken bu kült klasik, aşkın aslında sahiplenmek değil, karşılıksız da olsa o duyguyu yaşamanın kendisi olduğunu kanıtlıyor. IMDb tarzı puanlamayla 8.2/10 hakkını fazlasıyla veren bu eser, okumayan herkesin mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı. 📖🖤✨
2016 yapımı Senden Önce Ben, sıradan bir aşk filminden çok daha fazlasını sunan, yüreğinize dokunacak ve gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız nadir yapımlardan biri. Genç ve neşeli Lou Clark'ın, hayatı boyunca hiçbir şeyin peşinden koşmamış sıradan bir kızken, geçirdiği kaza sonucu felç…devamı2016 yapımı Senden Önce Ben, sıradan bir aşk filminden çok daha fazlasını sunan, yüreğinize dokunacak ve gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız nadir yapımlardan biri. Genç ve neşeli Lou Clark'ın, hayatı boyunca hiçbir şeyin peşinden koşmamış sıradan bir kızken, geçirdiği kaza sonucu felç kalan zengin ve asi iş adamı Will Traynor'a bakıcı olarak atanmasıyla başlayan bu hikaye, iki zıt karakterin birbirini nasıl dönüştürdüğünü ve hayata bambaşka bir pencereden bakmayı öğrettiğini anlatıyor. Emilia Clarke ve Sam Claflin'in eşsiz kimyası, her sahnesinde sizi güldürüp ağlatırken, Jojo Moyes'in aynı adlı çok satan romanından uyarlanan bu film, "Gerçek aşk bazen bırakmayı da gerektirir" gerçeğini o kadar derin ve samimi işliyor ki izledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız. Ağlamaya hazır olun, hatta yanınızda mutlaka bir mendil bulundurun, ama söz veriyorum bu hüzünlü vedaya değecek. IMDb'de 7.4, Beyazperde'de 8.0 puanıyla herkesin mutlaka görmesi gereken bu duygu dolu başyapıtı kesinlikle tavsiye ederim. 🥺💔✨
Christopher Nolan'ın yönettiği 2014 yapımı başyapıt Interstellar, Dünya'nın yaşanılmaz hale geldiği yakın bir gelecekte eski NASA pilotu Cooper ve ekibinin insanlığın hayatta kalması için yeni bir yuva arayışına çıkışını konu alıyor. Bu film sıradan bir bilim kurgudan çok daha fazlası;…devamıChristopher Nolan'ın yönettiği 2014 yapımı başyapıt Interstellar, Dünya'nın yaşanılmaz hale geldiği yakın bir gelecekte eski NASA pilotu Cooper ve ekibinin insanlığın hayatta kalması için yeni bir yuva arayışına çıkışını konu alıyor. Bu film sıradan bir bilim kurgudan çok daha fazlası; Nobel ödüllü fizikçi Kip Thorne'un danışmanlığıyla hazırlanan senaryosu, kara delikler, solucan delikleri ve zaman genişlemesi gibi kavramları hem gerçekçi hem de anlaşılır kılıyor. Ancak filmin asıl gücü, Cooper'ın kızı Murph'e duyduğu o derin sevgi ve insanlığın geleceği arasında sıkışıp kalan baba-kız ilişkisinde saklı. Hans Zimmer'ın kilise orguyla bestelediği unutulmaz müzikler, uzayın sonsuzluğu karşısında insanın ne denli küçük ama bir o kadar da güçlü olduğunu ilahi bir tınıyla anlatıyor. Görsel efektleriyle her karesi başyapıt niteliğinde olan bu film, Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain ve Michael Caine gibi yıldız oyunculardan oluşan güçlü bir kadroya sahip. IMDb'de 8.7, Beyazperde'de 9.1 puanıyla sinema tarihinin en iyileri arasında gösterilen Interstellar, izleyen herkesi derinden sarsan ve gökyüzüne asla aynı gözle bakmanızı sağlamayacak türden bir başyapıt. Kesinlikle iyi bir ses sistemiyle ve mümkünse büyük ekranda izlenmeyi hak ediyor. İzledikten sonra "Sevgi, boyutsal olarak algılayamadığımız ama varlığını bildiğimiz tek güçtür" sözünün ne kadar doğru olduğunu anlayacaksınız. 🌠
Eiichirou Oda'nın one piece eserini kaynak olarak alıp mangaka Jun Esaka'nın yazdığı 10 bölüm 2 ciltlik bir romandan uyarlanan bir bölümlük bir anime. Keşke tek bölüm yapmak yerine çıkış tarihini biraz daha erteleyip tüm romanı adapte etselerdi, o zaman çok…devamıEiichirou Oda'nın one piece eserini kaynak olarak alıp mangaka Jun Esaka'nın yazdığı 10 bölüm 2 ciltlik bir romandan uyarlanan bir bölümlük bir anime. Keşke tek bölüm yapmak yerine çıkış tarihini biraz daha erteleyip tüm romanı adapte etselerdi, o zaman çok daha iyi olurdu. Bu hâli ile bu tek bölümde açıkçası kayda değer bir şey yoktu. Görsel açıdan güzeldi ve anlatılan olayda o kadar kötü değildi ama çok etkilemedi. Umarım kalan kısmı da adapte edip bu animeye eklerler, o zaman izleme değeri kazanır diye düşünüyorum. Şu anki hâli ile izlenmeye öncelik verilmesine gerek yok ama one piece hayranı iseniz yinede izlerseniz büyük ihtimalle.
6/10
Şiir sever misiniz? Mesela en şairin en sevdiğiniz şiiri hangisi? O kadar çok güzel şairşer var ki ben sadece bi tanesini söyleyemem hepsi çoksell Sizin 'bu şiiri okuduğum da daha iyi hissediyorum yada bu şiir beni anlatıyor' diyceğiniz şiir var…devamıŞiir sever misiniz?
Mesela en şairin en sevdiğiniz şiiri hangisi?
O kadar çok güzel şairşer var ki ben sadece bi tanesini söyleyemem hepsi çoksell
Sizin 'bu şiiri okuduğum da daha iyi hissediyorum yada bu şiir beni anlatıyor' diyceğiniz şiir var mı
Gün 2. Biliyorum, unutamayacaksın! Ağır ağır geçecek mevsimler, Bir bir ağaracak saçının telleri Solacak albümde eski resimler. Beni hatırladıkça için ürperecek, Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın. Boşuna zorlama kendini, sevdiğim; Biliyorum, unutamayacaksın. Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım, Eskimeyecek içimde sana ait ne…devamıGün 2.
Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler,
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.
Beni hatırladıkça için ürperecek,
Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
Biliyorum, unutamayacaksın.
Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
Şöhretmiş, servetmiş her şey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.
Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkânsız birşey seni unutmak.
Zannetme ki her şey bitti sevdiğim;
Bir gün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar.
#Ümit Yaşar Oğuzcan
SADAKA PARADOKSU Bir gün Diyojen'e şöyle sorarlar: "Neden insanlar dilencilere para verir de filozoflara vermez?" Diyojen'in cevabı: "Çünkü insanlar bir gün kör ya da sakat kalabileceklerini düşünürler; ama bir gün filozof olabilecekleri ihtimali akıllarının ucundan bile geçmez."