PANTHEON 2.SEZON 4.BÖLÜM Öncelikle söylemeliyim ki hikayedeki virüsü sanki bir katil arı sürüsü gibi tasarlamaları hoşuma gitti. Dizi zaten birçok teknolojik terimi somut görsellere dayandırıyor ama bu gerçekten iyi fikirmiş. Maddie ve Caspien, Olivia adındaki bir UI’a tedavi sağlamak üzerine…devamıPANTHEON 2.SEZON 4.BÖLÜM
Öncelikle söylemeliyim ki hikayedeki virüsü sanki bir katil arı sürüsü gibi tasarlamaları hoşuma gitti. Dizi zaten birçok teknolojik terimi somut görsellere dayandırıyor ama bu gerçekten iyi fikirmiş.
Maddie ve Caspien, Olivia adındaki bir UI’a tedavi sağlamak üzerine anlaşmışlardır ve iki taraf da söz verdiği gibi anlaşmayı yerine getirecek. Fakat ortaya Stephenın çıkmasıyla bahsettiğim virüs de gelir ve saldırır. Olivia,cure u Stephen’ın almaması için virüse karşı kendini feda eder ve cure ile birlikte Madison ve Caspien Stephendan kurtulurlar.
Fakat öğrenirler ki asıl sıkıntı bundan sonrasında başlıyor. Caspien gün içinde kaçırılır. Açıkçası neden Maddieyi de almıyorlar anlamadım. En başta amaçları onları öldürmekti.
Üniversitede en çok Incel in denial herif kaynayan bölüm bilgisayar mühendisliğidir 1.70 boyunda dikdörtgen gözlüklü b*ka benzeyen eleman dolu orası. Hepsi gelecekte zengin olurum umuduyla yıllarını heba ediyor gerçekten... ÇOK YAZIK!
Normalde kitapların/dizilerin ikincisini tüketmeyi çok tercih etmem ama bu kitabın ikincisini ilkinden daha çok sevdim. Yazara da Allah rahmet eylesin diyorum ✨
Sakinlik ve durgunluk normalde bana huzur verirken bu filmi izlerken çok huzursuzdum. Bunun nedeni Paterson'un geleceğe yönelik kayıtsızlığı ve tepkisizliğiydi. Sanki geleceğe dönük bir umudu, bir hayali yok gibi. Bazı yönleriyle Perfect Days'e benzettim ama Perfect Days kadar içinizi açan,…devamıSakinlik ve durgunluk normalde bana huzur verirken bu filmi izlerken çok huzursuzdum. Bunun nedeni Paterson'un geleceğe yönelik kayıtsızlığı ve tepkisizliğiydi. Sanki geleceğe dönük bir umudu, bir hayali yok gibi.
Bazı yönleriyle Perfect Days'e benzettim ama Perfect Days kadar içinizi açan, mutlu eden bir film değil. Filmde Paterson'un bir haftasını görüyoruz. Genel olarak rutin bir hayatı var ve bu rutin hayattan hayli bıkmış, bunalmış biri. Onu yaşama bağlayan şey ise şiir okumaya ve yazmaya duyduğu tutku.
Paterson bana geçmişte büyük bir hayal kırıklığı yaşamız biri izlenimi verdi. Şiirlerini birileriyle paylaşmak istememesi de belki bu yüzdendir; tekrar hayal kırıklığına uğramamak için. Kendini açmak konusunda yetersiz biri. En sevdiklerine karşı bile derdini anlatıp kendini açamıyor. Belki de en büyük yalanı, her gün sorulan "Nasılsın?" sorusuna verdiği "İyiyim." cevabı.
Yavaş akan bir film. Doğru bir beklentiyle izlendiğinde keyif alınabilir bence. Derin bir ana karaktere sahip olması ve Paterson'un arada hiç tanımadığı insanlarla kurduğu tatlı etkileşimler ilgimi çekse de biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim.
yani beklentimin ne olduğundan çok emin değilim ama beklentimi karşılamadığından çok eminim :( bu arada erkekler bi bok söylemez yalanlar bahaneler ve saçmalıklar dışında:( real life... film erkekleri değil, insanların umut ederken kendini nasıl kandırabildiğini anlatıyor. bazen karşındaki insanı değil,…devamıyani beklentimin ne olduğundan çok emin değilim ama beklentimi karşılamadığından çok eminim :(
bu arada erkekler bi bok söylemez yalanlar bahaneler ve saçmalıklar dışında:( real life...
film erkekleri değil, insanların umut ederken kendini nasıl kandırabildiğini anlatıyor. bazen karşındaki insanı değil, onun olmasını istediğin hâlini seviyorsun. sonra gerçekle hayal birbirine karışıyor. en zor kısmı da gerçeği öğrenmek değil, zaten bildiğin şeyi kabul etmek oluyor. işte film de tam olarak bundan ibaret...
yani fiyasko!
tek izin günümde dellli gibi iş yapmak beni mutlu etmedi üstüne üstlük bir de böyle bi film... her neyse izlemeye değer bi şeyler izleyin böylesi zaman kayıplarını değil :(
bir de şu baş ağrısı kapatılsa çok iyi olur!
Dikkatim o kadar dağılmıştı ki hiçbir kitaba odaklanamıyordum (insta ekran sürem 4 saat çünkim👉🏻👈🏻) Ama Verdon – Yılan Avı resmen beni tekrardan okuma moduna geri soktu -ki bu kitabı 3.okuyuşum falan-. O kadar akıcıydı ki “bir bölüm daha” derken bitirdim.…devamıDikkatim o kadar dağılmıştı ki hiçbir kitaba odaklanamıyordum (insta ekran sürem 4 saat çünkim👉🏻👈🏻)
Ama Verdon – Yılan Avı resmen beni tekrardan okuma moduna geri soktu -ki bu kitabı 3.okuyuşum falan-. O kadar akıcıydı ki “bir bölüm daha” derken bitirdim. 🤌🏻
Gerilim ve temposu hiç düşmeyen kitapları seviyorsanız kesinliklikle okuyun derim. ✍🏻
🐍 📚