🪽Bişeylerden yavaş yavaş vazgeçtiğimde özgürleştiğimi hissettim. 🪽 Değişiklik kesinlikle gelecek, değişiklik kaçınılmaz çünkü her sene gezegenin kaldırabileceğinden daha çok tüketmeye devam edemezsiniz yani bu mümkün değil. Asıl soru toplum olarak değişebilecek miyiz değil de nasıl değişeceğiz? Ya bile bile değişeceğiz…devamı🪽Bişeylerden yavaş yavaş vazgeçtiğimde özgürleştiğimi hissettim.
🪽 Değişiklik kesinlikle gelecek, değişiklik kaçınılmaz çünkü her sene gezegenin kaldırabileceğinden daha çok tüketmeye devam edemezsiniz yani bu mümkün değil. Asıl soru toplum olarak değişebilecek miyiz değil de nasıl değişeceğiz?
Ya bile bile değişeceğiz yada felaket sebebiyle!
🪽 Yoksulluk oksijen gibiydi. Her tarafımdaydı ama onu göremiyordum.
🪽 Hayatım daha az şeyle nasıl daha iyi olabilir?
Sıradan insanların sıra dışı yaşamları... Çok sakin ve olaysız ilerleyen bir kitap olmasına rağmen okurken beni hiç sıkmadı. İnsanların gündelik yaşamlarına ve sorunlarına değinen roman, birbirinden farklı bu insanların hayatlarını birleştirerek bize toplumun içinde var olan insan tiplerinin farklı yaşamlarını…devamıSıradan insanların sıra dışı yaşamları...
Çok sakin ve olaysız ilerleyen bir kitap olmasına rağmen okurken beni hiç sıkmadı. İnsanların gündelik yaşamlarına ve sorunlarına değinen roman,
birbirinden farklı bu insanların hayatlarını birleştirerek bize toplumun içinde var olan insan tiplerinin farklı yaşamlarını göstermiş oldu.
2026 - 4. Dizi Ayy ben bu dizinin youmunu yapmayı unutmuşum. Zaten çıtır çerez bir diziydi, 13 bölüm her bölüm 20 dakika. Toplam 4 saat 20 dakikaya yakın bir izleme süresi oluyor yani. Dizinin vermek istediği mesaj aslında oldukça güzel.…devamı2026 - 4. Dizi
Ayy ben bu dizinin youmunu yapmayı unutmuşum. Zaten çıtır çerez bir diziydi, 13 bölüm her bölüm 20 dakika. Toplam 4 saat 20 dakikaya yakın bir izleme süresi oluyor yani.
Dizinin vermek istediği mesaj aslında oldukça güzel. Kusurlarımızla da mükemmel olduğumuzu anlatmak isteyennbir diziydi.
Başlarken aslında sadece gözlüklü çocuk için başladım onun içinde bitirdim.
Dizinin sarmadığı noktalar var ama garip bir albeniside vardı. Yani izlerken garip bir şekilde içine çekiliyorsunuz ve sonunu merak ediyorsunuz. İzlemenizi tavsiye eder miyim? Canınız sakıldıysa evet.
Zaten bunun için bu kadar uzun yazıya ihtiyaçta yoktu ama olsun no problem.
10/7
★★★★★★★
"Hayat seni hazırlıksız yakaladığında, karakterin silahındır. " Epiktetos Hayat bana ne yaşatırsa yaşatsın, karşıma ne kadar kötü insan çıkarsa çıksın, ne kadar canım acırsa acısın; üç şeyden asla vazgeçmeyeceğim: Kendim olmaktan, iyi olmaktan ve nefes aldığım her saniye için mutlu…devamı"Hayat seni hazırlıksız yakaladığında, karakterin silahındır. "
Epiktetos
Hayat bana ne yaşatırsa yaşatsın, karşıma ne kadar kötü insan çıkarsa çıksın, ne kadar canım acırsa acısın; üç şeyden asla vazgeçmeyeceğim: Kendim olmaktan, iyi olmaktan ve nefes aldığım her saniye için mutlu olmaya çalışmaktan.”
-Audrey Hepburn
gerçekten komedinin hakkını vermişti bence.Film,bence biraz kişisel gelişim açısından da bilgiler veriyor.Kullandığımız kelimelere ne kadar dikkat ediyoruz,kelimelerin ne kadar önemli olduğunu anlatan ilginç ve düşündürücü film idi.
Beyaz su vadisinin tek bir kare fotoğrafını daha iyi bir açıdan çekebilmek için reşko tepesine tırmandığımız günleri ne çabuk unuttun! İnsan kendisiyle yaşar, kendisiyle ölür. Sen ölümünü çok erkenden ilan ettin!
İdolüm olan bir insan. Bilimi laboratuvarlardan çıkarıp hayatın içine, bir kuşun kanat çırpışına ya da babasıyla yaptığı bir yürüyüşe sığdıran adam: Feynman. Keşfetme Hazzı, karmaşık dünyayı sadeleştirme rehberi gibi. 'Önemli olan sonuç değil, o sonuca giden yoldaki bulmaca çözme keyfi'…devamıİdolüm olan bir insan. Bilimi laboratuvarlardan çıkarıp hayatın içine, bir kuşun kanat çırpışına ya da babasıyla yaptığı bir yürüyüşe sığdıran adam: Feynman. Keşfetme Hazzı, karmaşık dünyayı sadeleştirme rehberi gibi. 'Önemli olan sonuç değil, o sonuca giden yoldaki bulmaca çözme keyfi' diyenler için muazzam bir yolculuk.
"Bir şeyin adını bilmekle, o şeyi gerçekten bilmek arasındaki devasa farkı Richard Feynman’dan daha iyi kimse anlatamazdı herhalde. Keşfetme Hazzı, bilimin sadece formüllerden ibaret olmadığını, aslında dünyaya bir çocuğun gözündeki o saf merakla bakabilme sanatı olduğunu hatırlatıyor. Bilginin ağırlığı altında ezilmek yerine, 'bilmemenin' verdiği o heyecan verici boşluğu sevdiriyor.
"Sıradan bir bilim insanı değil, bir 'merak ustası'. Feynman bu kitapta bize otoriteyi sorgulamayı, dürüstlüğü ve en önemlisi kendimizi kandırmamayı öğretiyor. Şüphe duymanın ve yanılabilmenin, aslında büyümenin en hızlı yolu olduğunu görmek çok ferahlatıcı. Keşfedecek daha çok şey var!"
"Bir konuyu, o konuda hiçbir bilgisi olmayan birine basitçe anlatamıyorsan, o konuyu tam olarak anlamamışsın demektir."
Ölüm, her zaman bir son mudur? Poe’nun karanlık şiirselliğini, yıkılmaya yüz tutmuş bir manastırın duvarlarına kazımış olan Corman, bizi bu sefer setlerden çıkarıp İngiltere’nin o rüzgar yemiş, çürümeye yüz tutmuş gerçek harabelerine götürüyor... Ligeia’nın varlığı her karede hissediliyor, bir kedinin…devamıÖlüm, her zaman bir son mudur?
Poe’nun karanlık şiirselliğini, yıkılmaya yüz tutmuş bir manastırın duvarlarına kazımış olan Corman, bizi bu sefer setlerden çıkarıp İngiltere’nin o rüzgar yemiş, çürümeye yüz tutmuş gerçek harabelerine götürüyor... Ligeia’nın varlığı her karede hissediliyor, bir kedinin tekinsiz bakışında ya da evin içine sinmiş o ağır, boğucu sessizlikte...
The Tomb of Ligeia, sadece bir korku hikayesi olmaktan ziyade bitmek bilmeyen bir yasın insanı nasıl adım adım deliliğe sürüklediğinin kanıtı. Ve biz, Vincent Price’ın güneş ışığından kaçan o hüzünlü, yorgun gözlerinde yasın nasıl yavaş yavaş bir deliliğe dönüştüğünü izliyoruz.
Ligeia’nın mezarının gölgesinde yeşeren bu hikaye bizlere gösteriyor ki, bazı aşklar toprağa gömülemeyecek kadar hastalıklı ve bazı iradeler ölümü bile kabul etmeyecek kadar inatçı...