izledigim ilk kdramalardan biriydi o kadar iyiydi ki buyulenmistim o zamandan beri kdrama izleme bagimlisiyim bu diziyi de gecen tekrar bayila bayila bastan izledimm diziye baslama sebebim Jinyounga olan askim olmus olabilir ama konusu falan muthisti eger izlemediyseniz bi sans…devamıizledigim ilk kdramalardan biriydi o kadar iyiydi ki buyulenmistim o zamandan beri kdrama izleme bagimlisiyim bu diziyi de gecen tekrar bayila bayila bastan izledimm diziye baslama sebebim Jinyounga olan askim olmus olabilir ama konusu falan muthisti eger izlemediyseniz bi sans verin derim ayrica kasinti olmayan bi ana karakter oldugu icin de ayrica bayiliyorum lee ahn karakterine
Yine listemde olan bir dizi Queen of tearsdan uyarlandigi için izlemek istemiştim.Orijinal seri zaten çok güzel olduğu için bunuda merak edip başladım baya güzel😭🤌🏻💜 Sorun şu ki gül gibi projeyi senaristler yüzünden aceleye getirilmiş ve final istediğim gibi değildi zaten…devamıYine listemde olan bir dizi Queen of tearsdan uyarlandigi için izlemek istemiştim.Orijinal seri zaten çok güzel olduğu için bunuda merak edip başladım baya güzel😭🤌🏻💜
Sorun şu ki gül gibi projeyi senaristler yüzünden aceleye getirilmiş ve final istediğim gibi değildi zaten son bölümün yarısı diğer bölümlerde izlediğim sahneleri eklemişler tamam güzel bitti ama bu nedir yani böyle final mi yapılır ya¿¿¿
Ya o kadar saçma sapan diziler ne kadar izlenip övülüyor bunda ise o kadar değer görülmedi ya.Başkalari ne der bilmem ama handenin oyunculuğu benim hoşuma gitti.
İzlemeyenler izlesin derim sadece 7 bölüm var :)
“Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama…devamı“Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı.”
Arkadaşlar az önce bazı insanların namazı Türkçe kıldığını gördüm bana çok mantıklı geldi sonuçta niye bilmediğim Arap sözcükleri ile tanrıdan bir şeyler istiyim ki? Namazı Türkçe yapmak konsuunda ne düşünüyorsunuz ve yapan varsa nasıl yapıyor?
Ay tam tam tam tam ben. Deli bi kızımız var kendime çok benzettim bu yüzden de çok sevdim herhalde. Bu tarz filmlere baaaa yıı lıı yo rum. Bunlardan 100 tane olsa da izleyemesem de üzülsem falan keşke. Varsa bildiğiniz bu…devamıAy tam tam tam tam ben. Deli bi kızımız var kendime çok benzettim bu yüzden de çok sevdim herhalde. Bu tarz filmlere baaaa yıı lıı yo rum. Bunlardan 100 tane olsa da izleyemesem de üzülsem falan keşke. Varsa bildiğiniz bu tarz film iletebilirsiniz hatta. Biraz oyunculuk götürüyor bu tarz filmleri. Hal tavırları harikaydı neyse çok sevdim işte bir miktar ağlatmış olsa da..
8/10
14.06.2025
biri haluk bilginer'i durdurabilir mi ya? dünyanın en yetenekli 3 insanından biri olması yetmiyormuş gibi bir de oyun çevirmiş, yetmemiş üstüne bir de oynamış aynı oyunda. ben artık fenalık geçireceğim, bir insan nasıl bu kadar yetenekli olabilir? dionysos musun, çocuğu…devamıbiri haluk bilginer'i durdurabilir mi ya? dünyanın en yetenekli 3 insanından biri olması yetmiyormuş gibi bir de oyun çevirmiş, yetmemiş üstüne bir de oynamış aynı oyunda. ben artık fenalık geçireceğim, bir insan nasıl bu kadar yetenekli olabilir? dionysos musun, çocuğu musun hocam?
Fritz Lang'in yönetmenliğini yaptığı, sinema tarihinin ilk uzun metrajlı filmi. Yer altında yaşayan işçiler ve yer üstünde daha konforlu bir yaşam süren yönetici sınıf var insanlık ikiye bölünmüş durumda. İki farklı dünya iki insanın aşkıyla ulaştırılmaya çalışılmaktadır. Çıktığı dönemde Naziler…devamıFritz Lang'in yönetmenliğini yaptığı, sinema tarihinin ilk uzun metrajlı filmi. Yer altında yaşayan işçiler ve yer üstünde daha konforlu bir yaşam süren yönetici sınıf var insanlık ikiye bölünmüş durumda. İki farklı dünya iki insanın aşkıyla ulaştırılmaya çalışılmaktadır. Çıktığı dönemde Naziler tarafından çok beğenilmiş ve takdir edilmiş bir film
Ben Kirke’yi, yazarın mitolojiyi kullanarak bir kadının gelişim yolculuğunu anlattığı feminist bir metafor olarak görüyorum. Yazar, bir kadının çocukluktan ergenliğe, ergenlikten kadınlığa ve olgunluğa geçiş sürecini mitolojik bir hikâye üzerinden betimliyor. Hikâyenin başında babasına hayran bir çocuk olan Kirke, ergenliğe…devamıBen Kirke’yi, yazarın mitolojiyi kullanarak bir kadının gelişim yolculuğunu anlattığı feminist bir metafor olarak görüyorum.
Yazar, bir kadının çocukluktan ergenliğe, ergenlikten kadınlığa ve olgunluğa geçiş sürecini mitolojik bir hikâye üzerinden betimliyor.
Hikâyenin başında babasına hayran bir çocuk olan Kirke, ergenliğe adım attığında baba figürüyle ilgili hayal kırıklıkları yaşamaya başlıyor. Aynı dönemde kendisinden büyük kardeşleri tarafından zorbalığa uğraması, ondan küçük kardeşine karşı koruyucu bir rol üstlenmesine neden oluyor.
İlk büyük kırılmayı ise ergenlik döneminde yaşadığı aşk sebebiyle deneyimliyor ve evden ayrılıyor.
Romanın devamında Kirke’nin kendini yetiştirmesini, erkek egemen bir dünyada ayakta kalabilmek için savunma mekanizmaları geliştirmesini okuyoruz. Ardından, yasak aşkı ve anne olma arzusu üzerinden şekillenen olgunluk dönemi ilişkileriyle karşılaşıyoruz.
Finalde ise Kirke’nin geçmişiyle hesaplaşmasına tanıklık ediyoruz. Ancak geçmişiyle yüzleştiğinde gerçek benliğini bulabiliyor.
Japon klasikleri arasında en merak ettiklerimden biriydi ama ne yazık ki bende beklediğim etkiyi bırakamadı. Kitabın dili sakin ve zarif, kiraz çiçeklerinin altında kurulan atmosfer ise oldukça başarılı. Fakat güzel bir atmosfer, tek başına güçlü bir hikâye anlatmaya yetmiyor. Karakterlerle…devamıJapon klasikleri arasında en merak ettiklerimden biriydi ama ne yazık ki bende beklediğim etkiyi bırakamadı. Kitabın dili sakin ve zarif, kiraz çiçeklerinin altında kurulan atmosfer ise oldukça başarılı. Fakat güzel bir atmosfer, tek başına güçlü bir hikâye anlatmaya yetmiyor.
Karakterlerle aramda bir bağ kuramadım. Yaşadıkları duyguları anlamaktan çok, dışarıdan izliyormuşum gibi hissettim. Olayların ilerleyişi de yer yer gereğinden fazla durağandı ve bazı bölümlerde aynı duyguların tekrar edildiğini düşündüm. Özellikle karakterlerin iç dünyasının daha derin işlenmesini isterdim.
Belki de beklentim, okuduğum diğer Japon klasiklerinin bende bıraktığı o güçlü hissiyattan kaynaklanıyordu. Onlarda sayfalar bittiğinde zihnimde kalan onlarca düşünce olurdu; bu kitap ise kapağını kapattığım anda sessizce geride kaldı. Ne çok etkiledi ne de uzun süre üzerine düşündürdü.
Elbette seveni olacaktır. Özellikle melankolik ve ağır tempolu anlatıları seven okurlar kitaptan daha fazla keyif alabilir. Ama benim için, güzel bir atmosferin içinde kaybolmuş, duygusal anlamda tam derinleşememiş bir hikâye olarak kaldı. Diğer Japon klasikleriyle kıyasladığımda ise ne yazık ki listenin alt sıralarında yerini aldı…📚