İyi bir film yapmak için çok paraya ihtiyaç olmadığının bir kanıtı. Dram ve gizem dolu harika bir film. Her sahnesinde başka bir ayrıntı gizli ve her gerçekleşen olayda hayretler içine düşüyorsunuz. Kaçırmayın derim👌
aylar önce editi sayesinde keşfeterek film listime eklediğim, ama bir türlü izleyemediğim o filmi sonunda izledim vee BA YIL DIM!!!!! çocukluktan agata christie kitapları okuyarak dedektif hikayeleri çook severdim ve bu filmin tam olarak o kitapları okurkenki heyecanımı yaşatması..3cü filmini…devamıaylar önce editi sayesinde keşfeterek film listime eklediğim, ama bir türlü izleyemediğim o filmi sonunda izledim vee BA YIL DIM!!!!! çocukluktan agata christie kitapları okuyarak dedektif hikayeleri çook severdim ve bu filmin tam olarak o kitapları okurkenki heyecanımı yaşatması..3cü filmini sabırsızlıkla bekliyoruuuumm🤩🌟🪄
Apex. Avusturya’nın sert doğasını arka plan yapan film, gerilim ve hayatta kalma temasını öne çıkarıyor. Ormanlar, dağlık alanlar ve izole atmosfer filmin en güçlü yanı. Mekân kullanımı sayesinde sürekli bir tedirginlik hissi veriyor. Hikâye zaman zaman tahmin edilebilir olsa da,…devamıApex. Avusturya’nın sert doğasını arka plan yapan film, gerilim ve hayatta kalma temasını öne çıkarıyor. Ormanlar, dağlık alanlar ve izole atmosfer filmin en güçlü yanı. Mekân kullanımı sayesinde sürekli bir tedirginlik hissi veriyor.
Hikâye zaman zaman tahmin edilebilir olsa da, doğa ile insan arasındaki mücadele ve psikolojik baskı unsuru izleyiciyi tutuyor. Büyük aksiyon yerine gerilimli takip ve atmosfer sevenlere daha uygun.
Müthiş bir film. Kesinle izleyin.
Umudun Tükendiği Bir Dünyada İnsanlık Children of Men, insanlığın geleceğine dair oldukça karanlık ama bir o kadar da gerçekçi bir tablo çizen etkileyici bir yapım. Doğumların durduğu bir dünyada, düzenin nasıl hızla kaosa sürüklendiğini ve toplumun nasıl çözüldüğünü çarpıcı şekilde…devamıUmudun Tükendiği Bir Dünyada İnsanlık
Children of Men, insanlığın geleceğine dair oldukça karanlık ama bir o kadar da gerçekçi bir tablo çizen etkileyici bir yapım. Doğumların durduğu bir dünyada, düzenin nasıl hızla kaosa sürüklendiğini ve toplumun nasıl çözüldüğünü çarpıcı şekilde gösteriyor.
Hikâye, bu umutsuzluk içinde sıradan ve umursamaz bir karakterin, o karanlığın içinde gördüğü küçük bir umut ışığıyla hayatını yeniden anlamlandırmasını konu alıyor. Bu ışık, onu yavaş yavaş bir amaca bağlarken, izleyiciye de umudun ne kadar dönüştürücü olabileceğini hissettiriyor.
Filmi benzerlerinden ayıran en önemli taraf, bu distopik evreni abartıya kaçmadan, son derece doğal ve gerçekçi bir şekilde sunması. Özellikle tek plan gibi görünen sahneler, izleyiciyi doğrudan olayların içine çekerek gerilimi sürekli canlı tutuyor.
Bana göre filmin en çarpıcı yanı, umutsuzluğun dünyayı nasıl kaosa sürükleyebildiğini gösterirken, umudun ise bunun tam tersi yönde, hatta savaşları bile durdurabilecek kadar güçlü bir etki yaratabildiğini hissettirmesi. Bu karşıtlık, filmin duygusal etkisini oldukça derinleştiriyor.
Kısacası, Children of Men, karanlık atmosferine rağmen içinde güçlü bir umut barındıran ve izledikten sonra da düşündürmeye devam eden bir yapım.
İyi seyirler.
kendi mutsuzluklarını ifade etmek icin başkalarının üstüne basıp geçmeyi sorun etmeyen insanlardan zerre haz etmiyorum. sen üzülüyorsun da biz davul zurna çağırıp oynuyor muyuz? hoş değil.
Spoiler içeriyor
Dün akşam filmi izlemek için annemle beraber gittik ama iki kişi için seans açamayacaklarını en az dört kişi olması gerektiğini filme bizim dışımızda kimsenin gelmediğini söylediler. Başka bir yolu yok mu diye kıvranırken adam dört kişilik bilet alırsanız seans açabilirim…devamıDün akşam filmi izlemek için annemle beraber gittik ama iki kişi için seans açamayacaklarını en az dört kişi olması gerektiğini filme bizim dışımızda kimsenin gelmediğini söylediler.
Başka bir yolu yok mu diye kıvranırken adam dört kişilik bilet alırsanız seans açabilirim ancak deyince memnuniyetle kabul ettim.
Ortaokuldan beri delicesine hayran olduğum üzümlü kekim Michael için verdiğim parayı gözüm görmedi desem yeridir.
Koskoca salonda annem ile rahat rahat izledik filmi
Kimi zaman uzandım kimi zaman ayaklarımı uzattım ama hangi pozisyonda olursam olayım hem dans ettim hem izledim.
Hatta açık konuşmak gerekirse ben film için yer bulamam bulsam dahi o kadar insan içinde nasıl sakince izlerim dayanamam dans ederim diyordum ama şans başka şekilde güldü yüzüme.
Yani bu durum büyük oranda işime geldi ve mutlu etti beni.
Molaya çıktığımızda adam ile ayak üstü sohbet ettik ve insanlar vizyonsuz bunlara vereceksin küfürlü komediyi başka birşey izlemez bunlar sanattan anlamaz dedi.
O kadar haklıydı ki ben yağmur çamur demeden filme geldim ama insanların zerre ilgisi yoktu ve hala bunun şokundayım.
Aradan sonra filme devam ettik ve ben kameralar beni kaydettiği halde öyle kendimden geçtim ki film bitip yazıları akmaya başladığında ayağa kalkıp sonuna kadar dans ettim.
Hatta bir ara adam gelip film bitti ama neden çıkmadılar hala diye düşünmüş olacak ki gelip kontrol etti😅
Hayatımın en en güzel anlarıydı.
Filme gelecek olursak harika yansıtmışlar elbette çıkartılan sahneler ile bir çok eksik var mahkeme olayları ve atılan iftiralara dair birşey yoktu onlar ikinci filme bırakılmış zaten ama kalan olaylar ile harikaydı.
Film aile hayatının ve onun özgürlüğe dair attığı adımları ele alıyor.
Jaafar Jackson adeta amcasını oynamak için doğmuş gibi birebir yaşamış ve oynamış.
Hatta oynamış demek hakaret olur annem bir ara bunlar orijinal sahneler mi yoksa değil mi anlayamıyorum dedi ve yeğeni oynamış anlaması ne kadar zor değil mi dedim
Film o kadar güzeldi ki öyle güzel geçti ki bana ikinci film için sabırsızlanıyorum.
az önce sushi yapmayı denedim evde. yapmayı merak ediyordum. yapay zekaya bir şeyler sordum ve biraz videolara baktım. yapabileceğimden peki ümitli değilim. öyle de oldu. 😀 tadı güzel (!) ama yedikçe dağılıyor. arkadaşıma attım diyor ki "gariban sushi" jskdnekenek çok…devamıaz önce sushi yapmayı denedim evde. yapmayı merak ediyordum. yapay zekaya bir şeyler sordum ve biraz videolara baktım. yapabileceğimden peki ümitli değilim. öyle de oldu. 😀 tadı güzel (!) ama yedikçe dağılıyor. arkadaşıma attım diyor ki "gariban sushi" jskdnekenek çok güldüm. ilk denemelerde böyle olur zaten (!), yapacak bir şey yok. 🥢
Rüyalarda bu kadar güzel anlatılabilirdi doğanın gücü, insanların bitmeyen ihtirasları ve doğayla koparılan bağlar...Görsel şölen ve anlatımın şiirselliği muhteşem ... 🌿🌻🌏
●Aile olmak zor iş ve herkes gerçekten de anne, baba olmamalı ve son olarak neden erkeklerin çoğu kendi çekirdek ailesinden çok sülesindeki kendisini hiç umursamayan insanları umursar, onlar için kendi ailesini yani eşini ve çocuklarını ezer geçer. Anne ve babaya…devamı●Aile olmak zor iş ve herkes gerçekten de anne, baba olmamalı ve son olarak neden erkeklerin çoğu kendi çekirdek ailesinden çok sülesindeki kendisini hiç umursamayan insanları umursar, onlar için kendi ailesini yani eşini ve çocuklarını ezer geçer.
Anne ve babaya çok kızdım izlerken çünkü aşırı sorumsuz ve bencillerdi ve bu bence bu toplumun en büyük ve en ciddi yaralarından biri. En çok da böyle anne babalardan dolayı şu anda toplum böyle.
Kardeşlerde ise en çok Leyla'ya üzüldüm ve en çok ona hak verdim ama bir kadın olduğu için değil, gerçekleri dürüstçe dile getirdiği ve savaştığı için, tabii ailede tek başına savaşmak ne yazık ki işe yaramıyor ama...
Ve yoksulluk her devirde, her yerde öyle bir çaresizlik ki!..
Bu arada düğünlerde atılan paralar, takılan altınlar meselesi aynı bizim ülkedeki gibi, özellikle de Doğu taraflarında olduğu gibi ve bu çok sinir bozucu, çok aptalca bence.
Sonuç olarak güzel ve gerçek bir filmdi.
2011 yapımı bu Fransız filmi, gerçek bir hikâyeden uyarlanmış ve oldukça sevilen bir yapım. Film, geçirdiği kaza sonrası boynundan aşağısı felç kalan zengin bir adam ile ona bakıcı olarak işe alınan, hayatı biraz dağınık ama enerjik bir genç arasındaki beklenmedik…devamı2011 yapımı bu Fransız filmi, gerçek bir hikâyeden uyarlanmış ve oldukça sevilen bir yapım. Film, geçirdiği kaza sonrası boynundan aşağısı felç kalan zengin bir adam ile ona bakıcı olarak işe alınan, hayatı biraz dağınık ama enerjik bir genç arasındaki beklenmedik dostluğu anlatıyor.
Dram ve komediyi çok dengeli bir şekilde harmanlıyor. Özellikle karakterlerin birbirine zıt dünyalardan gelmesi ama zamanla birbirlerini tamamlamaları filmi izlerken en etkileyici taraflardan biri oluyor. Çok ağır bir dram değil; aksine yer yer oldukça eğlenceli ve sıcak bir havası var.
Can dostum,dediğim gibi aslında tamamen kurgu değil; gerçek bir hayat hikâyesinden esinleniyor.
Filmin gerçek hayattaki ilham kaynağı, Philippe Pozzo di Borgo adlı Fransız aristokrat bir iş insanı. Philippe, 1993 yılında geçirdiği bir yamaç paraşütü kazası sonrası boynundan aşağısı felç kalıyor. Bu olaydan sonra hayatı tamamen değişiyor ve uzun süre büyük bir yalnızlık ve bağımlılık içinde yaşıyor.
Bir süre sonra ona bakıcı olarak Abdel Sellou adlı Cezayir kökenli, Paris’in banliyölerinde büyümüş genç bir adam işe alınıyor. Abdel’in geçmişi filmdeki karaktere çok benziyor: disiplinli bir bakım geçmişi yok, daha çok sokak kültüründen gelen, kurallarla pek ilgilenmeyen biri.
Gerçek hayatta da bu ikili ilk başta “uyumsuz” bir çift gibi görünüyor. Philippe daha eğitimli bir çevreden geliyor; Abdel ise tabiri caizse sokaklardan geliyor. Ama zamanla aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor. Abdel, Philippe’e sadece fiziksel bakım sağlamakla kalmıyor; onu yeniden hayata bağlayan bir dost oluyor. Philippe de Abdel’e bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor.
Gerçek Philippe daha sonra bu süreci anlatan bir kitap yazıyor ve hikâye oradan geniş kitlelere ulaşıyor. Abdel Sellou da sonradan hayatını farklı bir yöne çeviriyor ve geçmişini geride bırakmaya çalışıyor.
Filmdeki en önemli farklardan biri tonlama. Gerçek hikâyede bazı kısımlar daha zorlayıcı ve sertken, film bu hikâyeyi daha sıcak, komik ve izleyiciye uygun bir hale getiriyor. Yani film bire bir biyografi değil; gerçek olaylardan esinlenen dramatize edilmiş bir uyarlama.
Kısacası film, gerçek hayatta yaşanmış güçlü bir dostluk hikâyesini alıp daha sinematik, daha akıcı ve duygusal açıdan dengeli bir şekilde yeniden anlatıyor. Temelde değişmeyen şey ise şu: tamamen farklı dünyalardan gelen iki insanın birbirinin hayatını derinden değiştirmesi.
Dipnot:2025 yılında çıkan,başrolünde Haluk Bilginer ve Feyyaz Yiğit'in yer aldığı "Yan Yana" filmi tamamen bu filmin uyarlaması olarak çekilmiştir.