poop thrust engine. boklu tahrik sistemleri. disiplinime yönelik bu teknolojiyi onaylıyorum. seks manyağı eski sovyet vatandaşı abla tamamiyle sovyetler’e geçiriyor. valla belgesele bile amerikan propogandası sıkıştırmışlar. bir de eşşek amerikalılar aynı şirketin (carnival) 3 sene önce yine bir yangın sebebiyle…devamıpoop thrust engine.
boklu tahrik sistemleri.
disiplinime yönelik bu teknolojiyi onaylıyorum.
seks manyağı eski sovyet vatandaşı abla tamamiyle sovyetler’e geçiriyor. valla belgesele bile amerikan propogandası sıkıştırmışlar.
bir de eşşek amerikalılar aynı şirketin (carnival) 3 sene önce yine bir yangın sebebiyle denizde mahsur kalan bir gemisi olduğunu bilmiyorlar mı, bunu bile bile mi biniyorlar?
umarım sonlara doğru teknik kısmı anlatırlar ama sanmıyorum çok magazinsel olmuş. şirketin bir şeyleri saklamaya çalıştığını izlemek de eğlenceli (başta bahsettiğim abla sovyetler’e sallarken)
Mükemmel bir dizi 👍🏻 Konusu: okuldaki istismar, şiddet, zorbalık ve çocuk suçluları 'ıslah' eden bir eğitim projesiyle 4 kişilik bir ekibin yaptığı çalışmaları ele almış. Ama izlerken Kore'den ziyade kendi ülkemizdeki şiddet vakalarını anımsatan dizi, adete ders niteliği taşıyor .…devamıMükemmel bir dizi 👍🏻
Konusu: okuldaki istismar, şiddet, zorbalık ve çocuk suçluları 'ıslah' eden bir eğitim projesiyle 4 kişilik bir ekibin yaptığı çalışmaları ele almış. Ama izlerken Kore'den ziyade kendi ülkemizdeki şiddet vakalarını anımsatan dizi, adete ders niteliği taşıyor .
Modumuz ; Öğrenci öğrenciliğini, öğretmen öğretmenliğini yapmalı.
şuraya bakın California'da uzanıyor. Aleyna California'da çimlere uzanıyor ben 20 liraya sahne alıyorum Aksaray'da. soytarı hokkabaz gibi 20 liraya sahne alıyorum 20. çıngıraklı bir maymun gibiyim hokkabaz gibiyim hokkabaz. şu hayata bak hayata şu eve bak. bitmiş. şuna bak.hergün burdan…devamışuraya bakın California'da uzanıyor. Aleyna California'da çimlere uzanıyor ben 20 liraya sahne alıyorum Aksaray'da. soytarı hokkabaz gibi 20 liraya sahne alıyorum 20. çıngıraklı bir maymun gibiyim hokkabaz gibiyim hokkabaz. şu hayata bak hayata şu eve bak. bitmiş. şuna bak.hergün burdan böörek yiyorum böörek kanser olmama ramak kaldı. şu dolaba bakın cezaevi kapısı sanki içerden mahkum fırlayacak diye açamıyorum amk. allah kurtarsın! allah kurtarsın kardeşim allah kurtarsın.
Öncelikle tek kelimeyle mükemmeldiiii. 2 ayda soluksuz izledim. Ve gerçekten son yazdan sonra Türk dizilerinin aksine mükemmel bir yapım sema Ergenekon'un kalemine sağlık. Dizide o kadar çok yer var ki söylenecek anlatasam kitap çıkar... gönül isterdi ki 4.sezonu görmek ama…devamıÖncelikle tek kelimeyle mükemmeldiiii.
2 ayda soluksuz izledim.
Ve gerçekten son yazdan sonra Türk dizilerinin aksine mükemmel bir yapım sema Ergenekon'un kalemine sağlık. Dizide o kadar çok yer var ki söylenecek anlatasam kitap çıkar... gönül isterdi ki 4.sezonu görmek ama 3 sezon boyunca sıkılmadan izledim. Vee gelelim en güzel yere. Başrollere çok güzel şeyler yazılmıştır kesin o yüzden ben benim favorilerime geçiyorum. Eren komiser ve yekta tilmen off en çok sizi ozlicemmmm çok güzeldiii diyecek söz yokk ve sizi iki favorilerimle baş başa bırakıyorum.
Yekta: "Komiserim, bana neden öyle bakıyorsunuz?"
Eren: "Çünkü her baktığımda yeni bir suç ihtimali görüyorum."
Yekta: "Ben masumum."
Eren: "Onu mahkeme de duysun, ben ezbere biliyorum."
Yekta: "Tesadüf."
Eren: "Senin tesadüflerin bile avukatla geliyor."
Yekta: "Beni yanlış anlıyorsunuz."
Eren: "Yok, seni fazla iyi anlıyorum."
Yekta: "Çay içer misiniz?"
Eren: "Önce ifadeni içelim."
Yekta: "Bu sefer bir şey yapmadım."
Eren: "İşte en çok o cümle korkutuyor."
Yekta: "Bana güvenmiyor musunuz?"
Eren: "Güvensem meslek değiştiririm."
Yekta: "Siz beni hiç sevmiyorsunuz."
Eren: "Sevmek ayrı, dosyalarını ezberlemek ayrı."
Teach You a Lesson bana göre sadece okul şiddetini anlatan bir dizi değildi; yetişkinlerin görmezden geldiği çocukların sesini duyurmaya çalışan bir hikâyeydi. Her vaka ayrı ayrı etkileyiciydi ama otomotiv lisesi bölümleri bende bambaşka bir yer edindi. Başlarda birbirlerine öfkeyle yaklaşan…devamıTeach You a Lesson bana göre sadece okul şiddetini anlatan bir dizi değildi; yetişkinlerin görmezden geldiği çocukların sesini duyurmaya çalışan bir hikâyeydi. Her vaka ayrı ayrı etkileyiciydi ama otomotiv lisesi bölümleri bende bambaşka bir yer edindi. Başlarda birbirlerine öfkeyle yaklaşan o iki öğrencinin zamanla aynı safta durup birbirlerine güç olmaları dizinin en güzel karakter gelişimlerinden biriydi. O dostluk o kadar doğal işlendi ki finalde onları izlerken yüzümde kocaman bir gülümseme vardı.
Na Hwa-jin ise tam anlamıyla “konuşarak olmadıysa…” ekolünün temsilcisi. 😂 Attığı her tokatta “tam yerine geldi” hissini yaşadım. Şiddeti övmek değil ama yıllarca başkalarını ezen insanların ilk kez gerçekten yaptıklarıyla yüzleşmesini izlemek fazlasıyla tatmin ediciydi.
Bir de Im Han-rim… Her bölüm o efsanevi “MÜKEMMEL!” diye bağırışı geldiğinde istemsizce gülümsemeye başladım. Bir süre sonra repliği bekler oldum. 😂
En sevdiğim yanı ise karakterleri siyah ya da beyaz çizmemesiydi. Zorbaların bile neden o hâle geldiğini, mağdurların sadece mağdur olmadığını gösterdi. Kimse tek bir duygudan ibaret değildi. Dizi bittikten sonra aklımda kalan olaylar değil, insanların taşıdığı yükler oldu. Uzun zamandır beni hem düşündüren, hem öfkelendiren, hem de yer yer çocuk gibi gülümseten bir Kore dizisi izlememiştim. Kesinlikle favorilerim arasına girdi.. E o zaman izleyin bence..🥹
Ev işinyaparken eğlenceli bir şeyler izlemek istedim,YouTube da denk geldiğim bu filmin yorumların da beğenen bir sürü kişi var diye bu filme başladım.Klişe ,çerezinde çerezi bir film.