Kuzey Carolina'daki kurgusal Tree Hill kasabasında geçen ve aynı babayı paylaşan iki üvey kardeşin rekabeti, aşkları ve büyüme hikayeleri anlatılıyor. Bu dizinin yeri bende çok ayrı. Yani izlerken basit bir lise dizisi gibi gelse de, her karakterin hikayesi insana bir…devamıKuzey Carolina'daki kurgusal Tree Hill kasabasında geçen ve aynı babayı paylaşan iki üvey kardeşin rekabeti, aşkları ve büyüme hikayeleri anlatılıyor.
Bu dizinin yeri bende çok ayrı. Yani izlerken basit bir lise dizisi gibi gelse de, her karakterin hikayesi insana bir şeyler katıyor. O yüzden her defasında yeniden başlayasım geliyor. İlk bölümlerde sinir olsam da favori karakterim kesinlikle Brooke. Favori çiftim ise Naley çiftidir net. Uzun soluklu bir gençlik dizisi arıyorsanız bu dizi tam size göre.
DANACIOBASI KAVRULDU O GÜN Bir köyün hafızasında silinmeyen acı… Bir gecede yaşanan büyük felaketin ardından geride kalan ağıtlar, gözyaşları ve unutulmayan hatıralar… “Danacıobası Kavruldu O Gün”, Keskin’in Danacıobası köyünde yaşanan acı olayı konu alan bir ağıttır. Bu eser; hayatını kaybeden…devamıDANACIOBASI KAVRULDU O GÜN
Bir köyün hafızasında silinmeyen acı…
Bir gecede yaşanan büyük felaketin ardından geride kalan ağıtlar, gözyaşları ve unutulmayan hatıralar…
“Danacıobası Kavruldu O Gün”, Keskin’in Danacıobası köyünde yaşanan acı olayı konu alan bir ağıttır. Bu eser; hayatını kaybeden canların hatırasını yaşatmak, geride kalanların acısını paylaşmak ve yaşananları gelecek nesillere aktarmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Doksan yedi canın acısını, köyün sessizliğini ve geride kalanların yüreğindeki tarifsiz hüznü anlatan bu ağıdı saygıyla sunuyorum.
Bu eser, değerli dostum; Edebiyat Öğretmeni, Tiyatro ve Sinema Eğitmeni Osman Çağrı Çevik’in özel isteği üzerine hazırlanmıştır.
Daha on üçünde, goncadan güldü.
Kınası yakıldı, gamzesi güldü.
Ecel nişanını, yarıda böldü.
Danacıobası, kavruldu o gün.
Yollar kapalıydı, borandı kardı.
Analar kül oldu, fidanlar kaldı.
Sevincin yerini, figanlar aldı.
Danacıobası, kavruldu o gün.
Görülmemiş duman, mahşerden bir an.
Daracık odada, doksan yedi can.
Yetiş itfaiye, kurtar El Eman!
Danacıobası, kavruldu o gün.
Erkekler odaya, canhıraş koştu.
Yaklaşmak ne mümkün, çabalar boştu.
Köyün dörtte biri, Hakk'a kavuştu.
Danacıobası, kavruldu o gün.
Keskin'in yeline, ağıtlar sindi.
Selâlar okundu, tabutlar indi.
Nice omuzlara, ne yükler bindi.
Danacıobası, kavruldu o gün.
Görülmemiş duman, mahşerden bir an.
Daracık odada, doksan yedi can.
Yetiş itfaiye, kurtar El Eman!
Danacıobası, kavruldu o gün.
Söz Mutlu Kılıç
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.
Bestelenmiş halini YouTube kanalımdan ve tüm müzik platformlarından dinleyebilirsiniz.
Spoiler içeriyor
Anime değil de herhangi bir animasyon izliyormuşum gibi geldi. Suyun bile gözü var, karakter tasarımları eğlenceli ve muhteşem. Balık insan kanı içiyor diye elleri ve ayakları çıkıyor nerden baksan çok yaratıcı. Deniz cadısı favorim oldu. Çok canlı altın sarısı renkler…devamıAnime değil de herhangi bir animasyon izliyormuşum gibi geldi. Suyun bile gözü var, karakter tasarımları eğlenceli ve muhteşem. Balık insan kanı içiyor diye elleri ve ayakları çıkıyor nerden baksan çok yaratıcı. Deniz cadısı favorim oldu. Çok canlı altın sarısı renkler ile görsel bir şölen sunuyor bize. Zaten hepimiz kabarcıklardan oluşmuyor muyuz, su altı dünyasının açısından yeni bir felsefi akım. Envai çeşit deniz canlısı görüyoruz. İçinde mum olan oyuncak tekne büyüyor ve binip geziyorlar. Yüzünüzde Merak ve gülümseme ile bırakıyor film sizi. Paylaşmaya da teşvik ediyor böyle değerlere günümüzde pek çok yapım el atmıyor. Trendleri takip ediyor sadece. Japonya yaş ortalaması yüksek olduğu için filmlerinde bolca yaşlı karakter rastlıyoruz. Kötü karakter ve ufaktan aksiyon iyi olmuş.
Spoiler içeriyor
A Separation kötü bir film değil hatta oyunculukları ve gerçekçi anlatımı oldukça başarılı ama nedense ben filme pek bağlanamadım. Karakterlerin yaşadığı sorunlar ve sürekli devam eden çatışmalar bir süre sonra yormaya başladı.
Spoiler içeriyor
Schmid kitabında mutluluk halinin pozitif, mutsuzluk halinin ise negatif algılar uyandırmasının karşısında duruyor. Ona göre 'mutlu olmama hali' derhal onarılması gereken bir hal değil aksine insanın normali. Muzun varsa muz yersin muzun yoksa muzsundur ama muzsuz olman sende ekstra bir…devamıSchmid kitabında mutluluk halinin pozitif, mutsuzluk halinin ise negatif algılar uyandırmasının karşısında duruyor. Ona göre 'mutlu olmama hali' derhal onarılması gereken bir hal değil aksine insanın normali. Muzun varsa muz yersin muzun yoksa muzsundur ama muzsuz olman sende ekstra bir eksiklik yaratmaz. Yani kimse senin etinden bir ısırık almaz mesela. Heh işte. Mutluluk da sende mut olma halidir. Bazen mutun vardır e ama genelde de yoktur.
Kitap toksik pozitifler için nefis bir topraklama kitabı. İçinizdeki kaygıyı, mutluluk ideallerine ulaşma yolunuzda üzerinizde oluşturduğunuz baskıyı hafifletiyor. Gerçi bunun için Alman psikologlara kadar gitmeye de gerek yok. Daha bize yakın düşünürler çok daha derin kavrayışlar sunabilirler bize. Schmid'in bahsettiği modern çağdaki anlam eksikliğine de şifa olabilirler belki. Kestik.
Kitap hem akıcı hem ortalı. Tersine bir yerden, kronik negatif insanların da mutsuzluğu sahiplenmesi sahici bulunmayabilir. Çünkü mutsuzluğu daha sakin bir oluş, karşılayış şeklinde anlatıyor sanki.
Kutupsallıktan bahsetmiş. Sağlıklı olma halini iyi yapanın sağlıksızlığın da var oluşu olduğunu anlatmış.
"Kainatta her şey zıddıyla kaimdir."
Melankoli ve depresyon arasındaki geçişin muğlaklığından bahsetmiş. Birçok melankoliğin hasta olmamasına rağmen bu geçişin net olmayışından dolayı ilaç kullandığını söylemiş. Öyle anladım yani. Haklılık payı yüksek. Xanax, antidepresan boldan dağıtılıyor gibi. Uzman değilim ama lobi işi olabilir hocam. Ben düz halkım. Komplo teorilerine inanırım.
İnsanın her şeyden önce imeceye, bir diğerine, ötekine, kendinden olmayana inancının ve muhabbetinin artması sonra da hayatı sadece tiklerle doldurulacak bir oldurma mekanı sanmayı bırakması gerekiyor. Başkası mutsuzken mutlu olmak ZOR. Mut enflasyonu yoğun. Herkes kendine ve sevdiklerine sahip çıksın valla.
Hoşlandığım kıza "1957 yapımı isveç sinemasına ait film izliyorum" demek için başına oturdum fakat film bittiğinde uzun zamandır bu kadar entelektüel ve varoluş hakkında derin düşüncelere sokan bir film izlemediğimi fark ettim. Gerçekten bazı filmler insanlığın enetlektüel gelişimnin nasıl ilerlediğini…devamıHoşlandığım kıza "1957 yapımı isveç sinemasına ait film izliyorum" demek için başına oturdum fakat film bittiğinde uzun zamandır bu kadar entelektüel ve varoluş hakkında derin düşüncelere sokan bir film izlemediğimi fark ettim. Gerçekten bazı filmler insanlığın enetlektüel gelişimnin nasıl ilerlediğini düşündürür. Bu film de onlardan biri. Aslında beni korkuttu bu film, 70 yıl önce yaşayan insanların da aynı entelektüel sorunlardan müzdarip olması işte bu benim için de yeniydi. Onca süre geçti fakat hala hiçbir çözüm bulamadık hatta gram ilerleyememişiz. Bu süre zarfında hala tanrıyı arıyoruz, hala hayatımızın boş geçmesinden korkuyoruz, hala insan sevgisinin hayattaki yerini sorguluyoruz. Evet filmin sinematografisi, yer yer gösterdiği imgeler, filmin içindeki felsefeler saatlerce konuşulabilir ama bu film detaylarla değil hissettirdikleriyle bende yer kaplayacak. 70 yıl sonra da eminim aynı entelektüel, varoluşsal sorunları yaşayacağım. Ölümle santranç oynamaktan korkmuyorum ama eğer bir gün santranç oynamayı bırakıp sadece mat olmayı beklersem o zaman dünyadaki en korkak insan olurum.
Yaşama anlam katan tek şey Allah'ın var olduğu gerçeğidir. Bize anlam katan da başka bir şey değildir. Şimdi tutunmak zamanı hayata,tırnaklarımızı hayata geçirmek zamanı.Yüzünü yere indirme, senin utancın değil yaşadıkların. Yarım kalan tüm hesapların ödeneceğine dair inancını diri tut. Allah…devamıYaşama anlam katan tek şey Allah'ın var olduğu gerçeğidir. Bize anlam katan da başka bir şey değildir. Şimdi tutunmak zamanı hayata,tırnaklarımızı hayata geçirmek zamanı.Yüzünü yere indirme, senin utancın değil yaşadıkların. Yarım kalan tüm hesapların ödeneceğine dair inancını diri tut.
Allah seni annenden ve babandan daha çok sever.