Filmin karakterleri fikir olarak bir dizinin içinde çok daha iyi olabilirdi. Daha iyi hikayelerle bu karakterlerden güzel bir platform dizisi çıkabilir. Film hikayenin kendini tekrara düşmesi ve gereksiz uzayan dialogları sebebiyle vasata bağlıyor.
Film sadece mübadeleyi anlatan bir film değildi. İnsanın ait olduğu yeri, geçmişini ve ailesini kaybetmesinin ne kadar derin izler bıraktığını hissettiren bir filmdi. En etkileyici yanı da bunu dedenin günlük hayatı ve torunuyla ilişkisi üzerinden doğal bir şekilde anlatmasıydı. İzlerken…devamıFilm sadece mübadeleyi anlatan bir film değildi. İnsanın ait olduğu yeri, geçmişini ve ailesini kaybetmesinin ne kadar derin izler bıraktığını hissettiren bir filmdi. En etkileyici yanı da bunu dedenin günlük hayatı ve torunuyla ilişkisi üzerinden doğal bir şekilde anlatmasıydı. İzlerken hem sıcacık bir aile hikayesi görüyoruz hem de insanların istemeden koparıldıkları toprakların acısını hissediyoruz. "Bir insanın gerçek memleketi neresidir?" diye düşündürüyor film bitince.
"İyi bir şey bulup kaybetmektense, ona hiç sahip olmamak daha mı iyidir?" 8/10 Neredeyse her şeyin istatiğinin verilmesi eğlenceliydi. Karakterlerin birbirleri için olan çabaları güzeldi. Film tatlıydı genel olarak beğendim diyebilirim.
İlk defa sade, tatlı, romantik türde bir roman okumayı denedim. Aslında reading slump'tan çıkmaya çalışıyorum çünkü bu tarz kitapların dili daha basit, yormayan ve daha pozitif hissettiren yanları var. Eleanor ve Park bu son saydığımı karşılamasa da ben 2 günde…devamıİlk defa sade, tatlı, romantik türde bir roman okumayı denedim. Aslında reading slump'tan çıkmaya çalışıyorum çünkü bu tarz kitapların dili daha basit, yormayan ve daha pozitif hissettiren yanları var. Eleanor ve Park bu son saydığımı karşılamasa da ben 2 günde okuyup bitirdim. Konu ve olaylar bakımından akıcı bir kitap değil aslında ama ben kendimi tamamen kitaba odaklamaya çalıştım ve bir anda okuma çakralarım amuda kalktı. Yormayan bir dilinin olması büyük ölçüde hızlı okumamı sağladı.
Kitap 1986 yılında geçiyor bu yüzden okurken eski zamanların gençlik dizisini izliyormuşum gibi hissettirdi (gençlik film/dizilerinin eskisi makbuldür). Konusuna gelirsek; Eleanor sümsük bir aileden geliyor, Park onun yanında biraz zengin bebesi gibi ama sıfır ego (bi' zahmet). Onun dışında Eleanor'ın tamam zorlu bir aile hayatı var ama ergenliğin nirvanasını yaşadı, bazen Park'a olan tavırlarını okurken sinir oldum. Park onun yanında çok efendi kalıyordu, bana kalırsa gram yakışan bir çift de değillerdi. Üstelik Eleanor ne istediğini bilmeyen birisiydi. Neyse hiç konu falan anlatamıcam bu kadarla yetinin, zaten yazıyor.
Genel olarak ikisi de 16 yaşındaki herkes gibi hormonların şaha kalktığı bir dönemde tanıştıkları için yaşadıklarını aşk sanmış iki gençti. Neysecime, rs'den çıkardığı için iyidir. Bu arada kitabın ciltli kapağı çok soft hissettiriyor, sırf kitaplığıma renk katsın diye satın almak istemiştim ama bu ayki kitap alışverişimde param yetmediği için alamadım 🥲. Ha ama eğer elinde olup da hediye etmek isteyen falan varsa seve seve alırım🐧. (Buradan sonrası alıntı)
" 'Sen onu baban gibi hissedebiliyor musun?' 'Bilmiyorum.' dedi, 'Bahsettiğin şey nasıl bir duygu ki?' "
"Eleanor'a dünyanın tahmin ettiği gibi bir yer olmadığını düşündürtmüştü ve bu iyi bir şeydi, olabilecek en iyi şeydi."
"Bu şarkıyı parçalarına ayırmak ve her parçasına ölesiye âşık olmak istiyorum."
"Yatağına uzanıp da farklı bir yerde olduğunu hayal ettiği zamanlar dışında kendini herhangi bir yere aitmiş gibi hissedemiyordu."
"Sanki etrafına tuhaf bariyerler örmüşsün ve benim sadece küçücük bir parçana ulaşabilmemi istiyorsun..."
"Onun yüreğini acıtan asıl şey umuttu."
"Park onu hiçbir zaman vedalaştıkları o gün olduğu kadar çok sevmeyecekti ve Eleanor onun kendisini bundan daha az seveceğinin düşüncesine bile katlanamıyordu."
"Yazdığı mektupları postaya vermekten vazgeçtikten aylar sonra bile ona mektup yazmaya devam etti."
🗝️ 6/10
Dünyadaki insanlar bir anda uzaydan gelen bir virüs yüzünden robot gibi davranmaya ve ortak bir şekilde hareket etmeye başlar .Bu esnada bir anne ve oğlu robotlaşmadan hayatta kalmak için çaba sarf etmektedir .Yavaş başlayan dizi yerini hızlı bir aksiyona bırakıyor…devamıDünyadaki insanlar bir anda uzaydan gelen bir virüs yüzünden robot gibi davranmaya ve ortak bir şekilde hareket etmeye başlar .Bu esnada bir anne ve oğlu robotlaşmadan hayatta kalmak için çaba sarf etmektedir .Yavaş başlayan dizi yerini hızlı bir aksiyona bırakıyor .Konu çok özgün olmasa da ortalama bir film eş dost ve aile ile izlenir .Güzel vakit geçirmek isteyene tavsiye edilir .Nikole Kidman her zaman ki gibi muazzam .( dip not : kitabı ile filmin alakası yok )
İlk ben ben yanına kar birakmicam sonra ettiğim dualar ve ahlar Allah'ın izniyle yanına Hicbirsey kar kalmicak eden bulacakkk ayyy erdem.suzme salak adam tek senmi yaralisin benim kırılan yıkılan hayallerim Yaralı yüreğim ulan sen beni insan yerine bile koymadın oooo…devamıİlk ben ben yanına kar birakmicam sonra ettiğim dualar ve ahlar Allah'ın izniyle yanına Hicbirsey kar kalmicak eden bulacakkk ayyy erdem.suzme salak adam tek senmi yaralisin benim kırılan yıkılan hayallerim Yaralı yüreğim ulan sen beni insan yerine bile koymadın oooo ikiyuzunle acımasız insanlar insan olun ulan oooo haberlerde hep kadın cinayetleri geçmiş felsefeci yuzsuzler bana ders verirler hep siz kendinize verin oooo dersi ben yolumdan donmemmmmmmmm bana dokunani yasatmammmmm ben oooo kadar 😡😡😡😡😡😡😡😡😡😡😡😡
Aile ilişkileri çok güzel olan bir aileyi izledik.her anı çok duygusal geliyor mutluluktan da üzüntüden de ağlatıyor.gwan sik çok harika bir eş ve babaydi.cok tatlı bir dizi
Tamamen gerçek bir hikaye,baya şok edici bir olay. Uçak düşmesi sonucu rugby takımı bir yerde mahsur kalıyor ve verdikleri çetin,zorlu ve üzücü mücadeleyi anlatıyor. Kış,kar,hayatta kalma temalı bir film. İlginizi çekiyorsa izleyebilirsiniz,ben beğendim iyiyidi.
Her şey gerçek ve gayret normal ilerlerken fantastik dünyaya geçiş yapan ve sizi orada kaybettiren bir film. II. Dünya savaşı sırasında annesi hastanede yatmakta olan Mahito, hastanenin yanması üzerine annesini kaybeder. Bu kayıp kendisiyle birlikte devamlı yaşamaktadır. Babasının yeniden evlenmesi…devamıHer şey gerçek ve gayret normal ilerlerken fantastik dünyaya geçiş yapan ve sizi orada kaybettiren bir film. II. Dünya savaşı sırasında annesi hastanede yatmakta olan Mahito, hastanenin yanması üzerine annesini kaybeder. Bu kayıp kendisiyle birlikte devamlı yaşamaktadır. Babasının yeniden evlenmesi üzerine içten içe yeni annesini kabullenemez ve yaşamdan keyif almaz. Yeni taşındığı yerde ise kendisine pekte hoş geldin demeyen bir gri balıkçıl ile karşılaşır. Gri balıkçıl beklenenin üzerine bir dost, bilge vs değildir aksine yalancı ve köstekleyicidir. Gri balıkçıl Mahito'yu devamlı eski bir kulenin içine çekmeye çalışır. Yeni annesinin kulenin içine girip kayboluşu ve gri balıkçılın oyunu Mahito'yu sonunda kulenin içine çeker. Bu noktada fantastik evren başlar. Miyazaki her filminde nesnelerin, doğanın ruhunu ele alıyor bu filmde de kulenin ruhu olduğuna ilişkin inanç görülüyor. Oldukça yaratıcı, bol kuşlu sahneler var. Sahnelerin tasarımında geleneksel motifler dikkat çekiyor. Farklı evrenlerde yaşanan bir dizi olaydan sonra Mahito'ya bu evrende kalma ve kulenin yönetimi teklif ediliyor fakat Mahito yeni annesinin varlığını ve kendi annesinin ölümünü kabullenerek kalmayı reddediyor. Her şeyin kusursuz olması gerekmediğini vurgulayan güzel bir sahne de var en sonda. Genel olarak piskolojik bir film diyebilirim. Annesini kaybeden bir çocuğun bilinçaltı belkide. Sanırım Miyazaki'nin kendi çocukluğunu yansıtıyor. Ölümü ve öleni düşünerek hayatın yaşanamayacağının mesajını da veriyor aynı zamanda...