korku ve gerilim filmlerine bayilirim sinemada izlemek asiri keyifliydi izlerken cok zevk aldim sonrasinda ne olacagini bilmemek cok heyecan vericiydi gerilim dozu cuk oturmuss sevdim
Spoiler içeriyor
🔥 • İntikam planınız uğruna, en nefret ettiğiniz insanın evinde hizmetçilik yapmak, ona her zaman güler yüz göstermek ve size karşı güven duymasını sağlamak için çabalamanın ne denli zor ve sabır gerektiren bir iş olduğunu bilirsiniz. Anzu için bu, intikam…devamı🔥 • İntikam planınız uğruna, en nefret ettiğiniz insanın evinde hizmetçilik yapmak, ona her zaman güler yüz göstermek ve size karşı güven duymasını sağlamak için çabalamanın ne denli zor ve sabır gerektiren bir iş olduğunu bilirsiniz. Anzu için bu, intikam planı için titizlikle hazırladığı yol haritasındaki ilk adımdı sadece. Eskiden yaşadığı eve bu kez hizmetçi olarak girmek ve Yamauchi Shizuka kimliğini benimsemek. Ama hesaba katmadığı başka şeyler vardı...
Annemle, soluksuz izlediğimiz bu diziyi çok sevdik. Genç kızın pes etmeyen duruşu, kalbindeki sönmeyen umut ışığı ve dur durak bilmeyen azmi, çabası, çırpınışları... Her bölüm büyük bir cliffhanger ile bitti, bu yüzden diziyi tamamlamamız uzun sürmedi.
Anzu ve Kiichi arasındaki romantizm de çok tatlı ve özeldi. Kiichi, uzun süre annesi tarafından bastırılmış, kendine karşı güveni kırılmış bir çocuktu. Büyüdükçe asosyalliği ve insanlara olan güvensizliği de katlanarak arttı. Dağınık odasından hiç çıkmayan, karanlıkta yaşayan bir genç adam. Kendi başına hiçbir şey yapamayacağına o kadar inandırılmış ki, hayatta hiçbir amacı veya hayali yok.
Ve bu dar dünyaya tıpkı bir güneş gibi doğan kız, Anzu. Onun için sadece kuru bir partner değil, yol gösterici ve içten bir arkadaş... Öz annesinin yerle bir ettiği özgüvenini ona tekrar kazandıracak kişi, ve Kiichi bundan sonra artık yapayalnız olmayacak. Düşmanlıkla başlayan iletişim, içten bir aşk hikayesine dönüşecek. Ve bu ikisi, aşka leke getiren içgüdüsel eylemlere hiç bulaşmadılar. Aşkın kutsiyetini ve masumiyetini korudular.
Ama bu serüven sadece romantizmden ibaret değil. İnsanı içine hapseden bir gizemi, bir bölüm daha dedirten gerilimi, ve sonunu taçlandıran bir ters köşesi var.
Gerçekten, annem de ben de bayıldık ve "Mitarai Evi Alevler İçinde" dizisi hoş bir anı olarak kalacak zihnimizde. Altyazısız, Orijinal dilinde izledik ve ben anneme tercüme ettim. Benim için güzel bir pratik oldu aynı zamanda. Hem de anneciğimle ortak zevkimizde buluştuk, bir taşla iki kuş.
Bunun kadar/ya da yakın derecede ilgi çekici ve ikimize de uygun başka Japon dizisini ne zaman bulurum bilmiyorum. Ama bu anne-kıza J-drama dünyasının da kapısı açılmış oldu. Ve bence güzel bir yerden başlangıç yaptık.
"Çabalamaktan vazgeçme. Bu sana gökyüzünden bir mesaj."
Açıkçası beni düşündüğümden daha çok etkileyen ve efsane plot-twist leri olan bir yapımdı. Açıkçası beğendim, buna rağmen bir şeyler eksikti ve mükemmel gelmedi. Bunun sebebi yüksek ihtimalle 3 adamın da sanki dünyada başka insan yokmuş gibi nedensizce ona aşık olup…devamıAçıkçası beni düşündüğümden daha çok etkileyen ve efsane plot-twist leri olan bir yapımdı. Açıkçası beğendim, buna rağmen bir şeyler eksikti ve mükemmel gelmedi. Bunun sebebi yüksek ihtimalle 3 adamın da sanki dünyada başka insan yokmuş gibi nedensizce ona aşık olup garip bir şekilde takıntı yapmalarıydı ve ben hala o takıntılarının sebebini bilmiyorum, bu olay dizinin merkezindeydi bu yüzden bu kısmın sebepsiz kalması büyük bir boşluk oluşturdu içinde ama onun dışında belki çoğu kişiyi gıcık edebilecek olan Daon un herkesi sırayla sevmesi beni o sebepsiz takıntılar kadar sinir etmedi. Çünkü Daon hepsinden aynı anda hoşlanıp "Ay hangisini seçsem?" demiyor ve bunu yaparak büyük bir onur gösterisi yapıyor aslında hayatından hiç ailesinden sevgi görmeyip herkesten sevgi koparmak isteyebileceğine rağmen o, birisinin kötü olduğunu anladığında o klasik uke affetmelerini yapmıyor ve onları affetmeyip gerçekten iyileşmeyi seçiyor bu yüzden o tatlı diğer müdür yardımcısı beyi hak ettiğini kanıtlıyor. Yine de dizi boyunca neredeyse kimin gerçekten iyi olduğunu seçemiyorsunuz ve acaba Daon kimi seçecek, sorusu sizi sonunu bilseniz bile acaba?, diye sorgulatabilecek cinsten. Ben beğendim, benim için sadece normal ve geçici bir dizi olmadı o kadar da bu yüzden beni aslında etkilediğini söyleyebilirim.
Bu arda jeamin, ben senin ananı s🤬😡🤬
Okurken bana soğuk terler döktüren İlhan Berk'in botanik hakkındaki denemesi Şifalı Otlar Kitabı, başta otlar hakkındaki temel bilgiler, faydaları, ünlü kimselerin otlar üzerine fikirleri ve söyleyişleriyle ilgimi çekse de, neredeyse tamamıyla aynı bilgilerin kitabın sonunda tekrar ve tekrar verilmesi, bir…devamıOkurken bana soğuk terler döktüren İlhan Berk'in botanik hakkındaki denemesi Şifalı Otlar Kitabı, başta otlar hakkındaki temel bilgiler, faydaları, ünlü kimselerin otlar üzerine fikirleri ve söyleyişleriyle ilgimi çekse de, neredeyse tamamıyla aynı bilgilerin kitabın sonunda tekrar ve tekrar verilmesi, bir sürü ilaç ve macun tarifinin ölçüleriyle birlikte verilmesi ile beni yoran bir kitap oldu.
5/10
Hayatımda izlediğim en etkileyici ve iyi tasarlanmış filmlerden olabilir; dokusu, anlattıkları, estetik, farklı bakış açılaro, uyandırdıkları duygular ve size kattığı anlamlar... Tam anlamıyla beni her yerinden ayrı ayrı vurmuş bir yapım olduğunu söyleyebilirim. O herkese göre asıl "canavar" ın farklı…devamıHayatımda izlediğim en etkileyici ve iyi tasarlanmış filmlerden olabilir; dokusu, anlattıkları, estetik, farklı bakış açılaro, uyandırdıkları duygular ve size kattığı anlamlar... Tam anlamıyla beni her yerinden ayrı ayrı vurmuş bir yapım olduğunu söyleyebilirim. O herkese göre asıl "canavar" ın farklı oluşu sizin empati yeteneğinizi sorgulatıyor. Benim için top5 te bir eser.
Hicbiseyi kaybetmiş değilim Dahaaaa😜 rabbim ne derse ooo olur ⭐ Benim geleceğim hakkında kimse bilgeye sahip değil rabbim sen bana bol şans nasip eyleeeee ⭐⭐🧿🙂🙂🙂🙂
Spoiler içeriyor
Öyle “izledim, güzeldi” deyip geçebileceğiniz bir film değil. İçinde o kadar çok şey var ki… İzlerken duygusal olarak sıkışıyorsunuz, sürekli ikilemlerin içinde kalıyorsunuz. Huzursuz hissederek ama gözünüzü de ayıramadan izlemeye devam ediyorsunuz. Aslında bu hissi genel olarak İran sinemasında sıklıkla…devamıÖyle “izledim, güzeldi” deyip geçebileceğiniz bir film değil. İçinde o kadar çok şey var ki… İzlerken duygusal olarak sıkışıyorsunuz, sürekli ikilemlerin içinde kalıyorsunuz. Huzursuz hissederek ama gözünüzü de ayıramadan izlemeye devam ediyorsunuz. Aslında bu hissi genel olarak İran sinemasında sıklıkla bulabilirsiniz.
Filmin adı neden Leyla’nın Kardeşleri?
Çünkü Leyla sayesinde hayatları değişebilirdi. Bir adım ileri gidebilir, bir şeyler başarabilir, bir kimlik kazanabilirlerdi. Ama onlar kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey yapmadılar.
Leyla’nın Kardeşleri olarak kaldılar.
İzlerken kendini onların yerine de koyuyorsun tabii. Hak da veriyorsun vermiyor değilsin. Ama Leyla’nın çabasını, mücadelesini nasıl görmezden gelebildiniz? Üstelik sadece ve sadece sizin için uğraştı.
Kime daha çok kızdım kimi daha çok anlamaya çalıştım bilmiyorum. Üzerine düşündükçe cevap değişiyor.
Alireza sürekli “insanların hayatlarına karışmamalıyız, burnumuzu sokmamalıyız.” diyip durdu. Çok haklıydı. Ama hayatına karışmadığın baban senin ve diğer kardeşlerinin hayatına karışmaktan öte içinden geçmişti.
Leyla’yı suçlamak daha kolaydı değil mi?
Ah Leyla… Keşke bu ailenin akıllısı sen olmasaydın. Bu kadar farkında olup hiçbir şey yapamamak ve sadece bakakalmak çok zor.
Sonu ise kimine göre mutlu son kimine göre mutsuz… hangi pencereden baktığınıza göre değişir.
Kısa ama etkisi uzun süren bir belgesel. 15 dakikanızı ayırıp mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Yas her zaman siyahla tutulmaz bazen de kırmızıyla tutulur.