Hicbiseyi kaybetmiş değilim Dahaaaa😜 rabbim ne derse ooo olur ⭐ Benim geleceğim hakkında kimse bilgeye sahip değil rabbim sen bana bol şans nasip eyleeeee ⭐⭐🧿🙂🙂🙂🙂
Spoiler içeriyor
Öyle “izledim, güzeldi” deyip geçebileceğiniz bir film değil. İçinde o kadar çok şey var ki… İzlerken duygusal olarak sıkışıyorsunuz, sürekli ikilemlerin içinde kalıyorsunuz. Huzursuz hissederek ama gözünüzü de ayıramadan izlemeye devam ediyorsunuz. Aslında bu hissi genel olarak İran sinemasında sıklıkla…devamıÖyle “izledim, güzeldi” deyip geçebileceğiniz bir film değil. İçinde o kadar çok şey var ki… İzlerken duygusal olarak sıkışıyorsunuz, sürekli ikilemlerin içinde kalıyorsunuz. Huzursuz hissederek ama gözünüzü de ayıramadan izlemeye devam ediyorsunuz. Aslında bu hissi genel olarak İran sinemasında sıklıkla bulabilirsiniz.
Filmin adı neden Leyla’nın Kardeşleri?
Çünkü Leyla sayesinde hayatları değişebilirdi. Bir adım ileri gidebilir, bir şeyler başarabilir, bir kimlik kazanabilirlerdi. Ama onlar kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey yapmadılar.
Leyla’nın Kardeşleri olarak kaldılar.
İzlerken kendini onların yerine de koyuyorsun tabii. Hak da veriyorsun vermiyor değilsin. Ama Leyla’nın çabasını, mücadelesini nasıl görmezden gelebildiniz? Üstelik sadece ve sadece sizin için uğraştı.
Kime daha çok kızdım kimi daha çok anlamaya çalıştım bilmiyorum. Üzerine düşündükçe cevap değişiyor.
Alireza sürekli “insanların hayatlarına karışmamalıyız, burnumuzu sokmamalıyız.” diyip durdu. Çok haklıydı. Ama hayatına karışmadığın baban senin ve diğer kardeşlerinin hayatına karışmaktan öte içinden geçmişti.
Leyla’yı suçlamak daha kolaydı değil mi?
Ah Leyla… Keşke bu ailenin akıllısı sen olmasaydın. Bu kadar farkında olup hiçbir şey yapamamak ve sadece bakakalmak çok zor.
Sonu ise kimine göre mutlu son kimine göre mutsuz… hangi pencereden baktığınıza göre değişir.
Kısa ama etkisi uzun süren bir belgesel. 15 dakikanızı ayırıp mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Yas her zaman siyahla tutulmaz bazen de kırmızıyla tutulur.
“Ey aşk! Ateştir senin nesebin; niteliğin dumandır, kaynağın ise rüzgâr.. Su, tufâna dönüştü; toprak da küle.. Senin kokunla ateş rüzgâra karıştı.. Şirin’siz her saray, bisütûn gibi virânedir.. Ferhat’sız her dağ, bir saman çöpüdür rüzgârda.. Yedi nesil öteye, tüm atalarımız gâmdı..…devamı“Ey aşk!
Ateştir senin nesebin; niteliğin dumandır, kaynağın ise rüzgâr..
Su, tufâna dönüştü; toprak da küle..
Senin kokunla ateş rüzgâra karıştı..
Şirin’siz her saray, bisütûn gibi virânedir..
Ferhat’sız her dağ, bir saman çöpüdür rüzgârda..
Yedi nesil öteye, tüm atalarımız gâmdı..
Bize miras kalan, hep sonsuz keder oldu.
Rüzgar esince toprağımızdan senin kokun geliyor
Sadece Sen kalacaksın;
Biz hepimiz gidince…”
“Geldi üzerime üç keder, bir anda;
Yalnızlık, esaret ve sevgilinin hasreti.
Yalnızlık ve esaretin çaresi var,
Ama, sevgilinin hasreti.
Sevgilinin hasreti...”
Bazı diziler vardır kim oynasa fark etmez. Bazılarında ise asla başka biri-birileri oynayamaz dersin. Dizi zaten çok beğenilmiş. Bu begenigi pekiştiren unsurlardan birinin James Franco ve Sarah Gadon olduğunu düşünüyorum. Sadie ve Jake konusu gecmis zaman yolculuğu olan diziye bir…devamıBazı diziler vardır kim oynasa fark etmez. Bazılarında ise asla başka biri-birileri oynayamaz dersin. Dizi zaten çok beğenilmiş. Bu begenigi pekiştiren unsurlardan birinin James Franco ve Sarah Gadon olduğunu düşünüyorum. Sadie ve Jake konusu gecmis zaman yolculuğu olan diziye bir de büyülü bir yolculuk havasi katmislar.
Ferdi özbeğeni sanki o kadar özümsemişim ki (özümsemek diye bir şey olmayadabilir oladabilir) sanki sadece benim öz çocuğum diğer dinleyenlerin ise üveybeğeni got izliyorum ya üvey annesi kocasına olan sinirini üvey çocuğundan çıkarıyor ben üvey anne olsam nasıl olurdu diye…devamıFerdi özbeğeni sanki o kadar özümsemişim ki (özümsemek diye bir şey olmayadabilir oladabilir) sanki sadece benim öz çocuğum diğer dinleyenlerin ise üveybeğeni got izliyorum ya üvey annesi kocasına olan sinirini üvey çocuğundan çıkarıyor ben üvey anne olsam nasıl olurdu diye biraz düşündüm bu arada o çocuğa niye piç diyorlar babası belli soy ismini bile alamamış ben buna çok üzülüyorum bir şehire nasıl sığılamaz sözü varya tam o hiçbir yere sığamıyor boyut olarak değil babasıyla biraz olsun mutlu olsun çok isterdim
Ne sen o eski sen
Ne ben o eski ben
Aşka inanmıyorum ama birisiyle inanmış rolü yapmak isterdim belki ikna da olurdum
Aşkını bir sır gibi senelerdir sakladım
Pazartesiden beri Trabzon'a 3 kere gittim geldim otobüs şoförü değilim hayır pilot hiç değilim gözüm bozuk
Beni böyle yapayalnız bırakmasan olmaz mı
Sabır da tükenir, ömür de. Bi sen tükenmezsin, Bitmezsin. İçime içime ağlarım da Bi sen duymazsın. Görmüyorum diye, Sevmiyorum sanma. Sen benim uzaklarda atan kalbim, Sarılmak için can attığımsın. Şair/🙋♂️ Günaydın.. 🙂
VIZIJİŞİ GUENDE Sakat ruhlar sendikası, Kalın bıyıklı ve ince kaşlı. Tırnaklara ilişince mazhar dudaklı, Devranın bir değişik fazlı. Günlerden sabır Çarşambası, Haftalardan beşinci Perşembe. Kırık ruhlar kumpanyası, Kumpas dolu entrikası. Çırılçıplak duaları, Bu işin içinden geçerek. Günlerden vesilalık Salı, Haftalardan…devamıVIZIJİŞİ GUENDE
Sakat ruhlar sendikası,
Kalın bıyıklı ve ince kaşlı.
Tırnaklara ilişince mazhar dudaklı,
Devranın bir değişik fazlı.
Günlerden sabır Çarşambası,
Haftalardan beşinci Perşembe.
Kırık ruhlar kumpanyası,
Kumpas dolu entrikası.
Çırılçıplak duaları,
Bu işin içinden geçerek.
Günlerden vesilalık Salı,
Haftalardan yırtık paça pantolonlu güz güneşleri.
İçine işleyince günah sevap gibi,
Senelerden beşinci vardığımız yerler.
Yerler var daha amansız,
Öldü gitti şimdi her şey daha.
Günlerden vesilalık bir dolambaç,
Evreni kısır döngüye doğurur.
Herkesin bir amacı var,
Kimisinin yok.
Ruhlar vardır ki tok,
Belki başkalarını düşlüyorum ben.
Kafam karıştı şempazesine,
Adını unuttuğum şeyleri deme.
AYKUT BARIŞ ÇELİK