Bir spiderman hayranı olarak bu dizinin normal bir dizi olarak gayet güzel bir yapım olduğunu ama spiderman dizisi olarak bence çok eksik ve spidermanlik göremiyoruz adamın ağ attığını 3 kere falan görüyoruz.
League of Legends oynayan oynamayan herkesin hikayeyi yoksaysan bile animasyon kalitesi olsun müzikleri olsun kesinle izlemesi gereken bir dizi hikayesini seven var sevmeyen var bence gerçekten muazzam 10/10 bir dizi sadece ekkoyu daha çok görmek onun arka hikayesini görmek cok…devamıLeague of Legends oynayan oynamayan herkesin hikayeyi yoksaysan bile animasyon kalitesi olsun müzikleri olsun kesinle izlemesi gereken bir dizi hikayesini seven var sevmeyen var bence gerçekten muazzam 10/10 bir dizi sadece ekkoyu daha çok görmek onun arka hikayesini görmek cok isterdim ama yinede 10/10 bir dizi
Stajyer 7.1/10 İnsana iyi gelen filmlerden. Sıcacık hikâyesi, samimi karakterleri ve özellikle Robert De Niro’nun hayat verdiği Ben karakteriyle yaşın, tecrübenin ve hayata yeniden tutunmanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Film boyunca dostluk, iş hayatı, güven ve insan ilişkileri üzerinden…devamıStajyer 7.1/10
İnsana iyi gelen filmlerden. Sıcacık hikâyesi, samimi karakterleri ve özellikle Robert De Niro’nun hayat verdiği Ben karakteriyle yaşın, tecrübenin ve hayata yeniden tutunmanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Film boyunca dostluk, iş hayatı, güven ve insan ilişkileri üzerinden güzel mesajlar verirken yüzünüzde tebessüm bırakmayı da başarıyor.
Bazı filmler bittiğinde sadece hikâyesini değil, hissettirdiği duyguyu da hatırlarsınız. Stajyer de tam olarak böyle bir film.
Tecrübe asla modası geçmeyen bir şeydir..
Roman aslında sersefil bi hayatın içinden gelen eğitimsiz ve fakir bir gencin, farklı bir sınıfa ait tanrıça olarak gördüğü kadına duyduğu aşkla hayatını dönüştürmesini anlatıyor. Sevdiği kadına ulaşmak için gösterdiği insanüstü çaba onu geçmişte kendisini hor görenlerin özendiği ünlü bir…devamıRoman aslında sersefil bi hayatın içinden
gelen eğitimsiz ve fakir bir gencin, farklı bir sınıfa ait tanrıça olarak gördüğü kadına duyduğu aşkla hayatını dönüştürmesini anlatıyor. Sevdiği kadına ulaşmak için gösterdiği insanüstü çaba onu geçmişte kendisini hor görenlerin özendiği ünlü bir yazar yapsa da, bu dünyanın içine girdikçe o sınıfın yozlaşmışlığını ve hayran olduğu insanların yapmacıklığını fark eder. Tanrıçalaştırılan kadının aslında sıradan biri olduğunu anlaması ve bildikçe tükendiğini görmesiyle aşkı, inancı ve yaşama sevinci yok olur zekâsı ve iradesiyle kendi sonunu hazırlar. Arzulanan hedeflere ulaşıldığında gelen bu boşluk ve anlamsızlık duygusu, ülkemizde çoğunlukla üniversite sınavı sonrasında görülse de işe girme, terfi alma veya evlenme gibi hayatın ilerleyen basamaklarında da kendini hissettirir. Bu sendromdan kurtulmanın iki yolu vardır Ya kişinin kendine hedefler koymayıp anın ve elindekilerin kıymetini bilmesi ya da uğruna ömrün adanacağı bir yolun, örneğin sosyalizmin yolcusu olması bu kadar net ve
açık.
Okumadıysanız bu hayat dersi niteliğindeki başyapıtı muhakkak listenizin başına ekleyin çünkü hedeflere ulaşıldığında gelen o büyük boşlukla yüzleşmek ve hayatı yeniden sorgulamak için mükemmel bir fırsat sunuyor.