çok tatlı görüntüler vardı yalan yok ama obama'nın iklim değişikliği hakkındaki nutuklarını dinlemek o kadar bayıcıydı anlatamam bro senin bu konu hakkında çok konuşma hakkın yok sanki ha kapasan mı çeneni artık
Hayatımın öyle bir dönemindeyim ki; konuşacak, küsecek, kavga edecek, barışacak uğraşacak halim yok. Devran dönmüş dönmemiş ne fark eder ki? Ben artık çok başka bir evredeyim. Kim ne demiş, ne yapmış, hakkımda ne düşünmüş hiç ilgilenmiyorum. Ben kendimden, iyi niyetimden…devamıHayatımın öyle bir dönemindeyim ki; konuşacak, küsecek, kavga edecek, barışacak uğraşacak halim yok. Devran dönmüş dönmemiş ne fark eder ki? Ben artık çok başka bir evredeyim. Kim ne demiş, ne yapmış, hakkımda ne düşünmüş hiç ilgilenmiyorum. Ben kendimden, iyi niyetimden emin olduktan sonra siz ne demişsiniz bir önemi yok ki.
Sınavım yarın bitiyor ve bolca internetim var. Çok hızlı nokta atışı ne var ne yoksa mini dizi ve filmler öncelikli olmak üzere öneri istiyorumm tesekkürlerr
Sen değiştin, resimlerin hiç değişmedi Nasıl seviyorum bilmezsin şu albümü Resimler yalancı değil, resimler ölmüyor, Aslında acı olan şey; sevgilerin ölümü Sahte renkler yerini gölgelere bırakmış Resimlerde siyah beyaz gözlerin, dudakların İşte bak! ellerin ellerimi arıyor Resimlerde besbelli anlatamadıkların Şimdi…devamıSen değiştin, resimlerin hiç değişmedi
Nasıl seviyorum bilmezsin şu albümü
Resimler yalancı değil, resimler ölmüyor,
Aslında acı olan şey; sevgilerin ölümü
Sahte renkler yerini gölgelere bırakmış
Resimlerde siyah beyaz gözlerin, dudakların
İşte bak! ellerin ellerimi arıyor
Resimlerde besbelli anlatamadıkların
Şimdi bir çerçeveden gülümsüyorsun bana
Hatırlıyor musun bu resim çekildiği günü
Bakışların ne kadar duygulu, ne kadar sıcak
Anlıyorum neler düşündüğünü.
Bir başka resimde biraz kederlisin
Hüzünlü bir şarkı dökülüyor dudağından
Şimdi senden çok uzak bir şehirde
Seni seyrediyorum bir albüm yaprağında
Bu karanlık yoktu, bir zaman sen vardın
Yaşamak cömertçe sunduğun bir ışıktı
Sen değiştin, onlar hiç değişmedi
Resimlerin senden vefalı çıktı...
Ümit Yaşar Oğuzcan
Benim bütün çözümlemelerim insan varoluşundaki evrensel zorunluluklar fikrine karşıdır. Bu çözümlemeler kurumların tesadüfiliğini gösterir ve hangi özgürlük alanlarından faydalanabileceğimizi ve her şeye rağmen ne ölçüde değişimin gerçekleştirilebileceğini ortaya koyar." Sabit "antropolojik kısıtlamalar" tarafından belirlenmeyiz; bilakis değiştirilebilen, dönüştürülebilen ve hatta alaşağı…devamıBenim bütün çözümlemelerim insan varoluşundaki evrensel zorunluluklar fikrine karşıdır. Bu çözümlemeler kurumların tesadüfiliğini gösterir ve hangi özgürlük alanlarından faydalanabileceğimizi ve her şeye rağmen ne ölçüde değişimin gerçekleştirilebileceğini ortaya koyar." Sabit "antropolojik kısıtlamalar" tarafından belirlenmeyiz; bilakis değiştirilebilen, dönüştürülebilen ve hatta alaşağı edilebilen tarihsel ve politik kuvvetler tarafından biçimlendiriliriz.
Dünyamızda değişimden azadeymiş gibi görünen birtakım bakış açıları mevcuttur. Bu bakış açılarının önümüze koyduğu sınırlara riayet etmeye ve dünyamızı zihnen bu sınırlara göre düzenlemeye mecbur kalırız. Eğer söz konusu sınırlar yalnızca bariyerler gibi dışarıdan yapılan engellemeler değil de, bilakis insani…devamıDünyamızda değişimden azadeymiş gibi görünen birtakım bakış açıları mevcuttur. Bu bakış açılarının önümüze koyduğu sınırlara riayet etmeye ve dünyamızı zihnen bu sınırlara göre düzenlemeye mecbur kalırız. Eğer söz konusu sınırlar yalnızca bariyerler gibi dışarıdan yapılan engellemeler değil de, bilakis insani varoluşun asıl dokusuna işlenmiş kısıtlamalarsa, bir mecburiyetle karşı karşıyayız demektir. Böylesi sınırların üstesinden gelmeyi denemek ve başka türlü yaşamaya çalışmak boşunadır. Başka türlü yaşama tasarısı, bir özgürleşme emaresi olmak şöyle dursun, bir anormallik semptomuna dönüşür.
Foucault'ya göre tarihsel araştırma, bu "içsel" sınırların birçoğunun varlığımızın yaratılışından değil ilişkilerimizin politiğinden kaynaklandığını açığa çıkarır. Bu sınırlamalar ne doğal ne de kaçınılmazdır. Foucault der ki, "Şeylerin daha iyi olamayacağını söylemeye dayalı bir iyimserlik vardır. Benim iyimserliğimse birçok şeyin değiştirilebilir ve kırılgan olduğunu, apaçık olmaktan çok rastlantısal olduğunu, kaçnılmaz antropolojik kısıtlamalara sahip olmaktansa oldukça karmaşık, fakat geçici tarihsel koşulların konusu olduklarmı söylemeye dayalıdır."
Uzun bir film olmasına rağmen hiç tekrara düşmemesi, olayların dolu dolu ve akıcı olması, ilk filminin üstüne koyarak gitmesi ve bütün farklı durumların en sonunda ortak bir çatıda toplanması gerçekten muazzamdı. Görsel efektler ve evreni yine harikaydı. Bazı izleyiciler tarafından…devamıUzun bir film olmasına rağmen hiç tekrara düşmemesi, olayların dolu dolu ve akıcı olması, ilk filminin üstüne koyarak gitmesi ve bütün farklı durumların en sonunda ortak bir çatıda toplanması gerçekten muazzamdı. Görsel efektler ve evreni yine harikaydı.
Bazı izleyiciler tarafından iyi ve kötü tarafın savaşının bir aile özeline mal edilmesi hoş karşılanmasa da benim gayet hoşuma giden bir durumdu. Sadece aile olarak değil Jake Sully'nin kararlarının sonuçları olarak baktığım içindir belki de yaşananlara. Hayatımda en hızlı geçen 3 saat 21 dakikalık filmdi.