Geçenlerde sağlık sorunumdan dolayı Dr a gittim , EMG istedi bugün de sonuç için gittim bişey yok dedi ( nasıl yoksa benim sıkıntı hala aynı çok şükür) sana bir ilaç yazıcam geçmezse mutlaka beyin cerrahisine git dedi , eczaneye gittim…devamıGeçenlerde sağlık sorunumdan dolayı Dr a gittim , EMG istedi bugün de sonuç için gittim bişey yok dedi ( nasıl yoksa benim sıkıntı hala aynı çok şükür) sana bir ilaç yazıcam geçmezse mutlaka beyin cerrahisine git dedi , eczaneye gittim bir poşet ilaçla çıktım,la hani benim bişeyim yoktu bu kadar ilaç neeee 😱😱😱
Neysem oyum yanlış yada doğru yapcak bir şey yok bileğim sağlam olsun burnum daha düz olsun yeter birde saçım sakalım sağlıklı olsun cinsel isteğim de sağlıklı ve yerinde olsun çok da çalışkan olayım, kendimle ilgilenim sürekli e.a. sendromunu sikip atim…devamıNeysem oyum yanlış yada doğru yapcak bir şey yok bileğim sağlam olsun burnum daha düz olsun yeter birde saçım sakalım sağlıklı olsun cinsel isteğim de sağlıklı ve yerinde olsun çok da çalışkan olayım, kendimle ilgilenim sürekli e.a. sendromunu sikip atim özgür olim millet de sikimde olmasın çok çalışkan olim yeter
"Ben Çok İyi Bir Cadı Olucam!" *Küçük Cadı Kiki, insana sıcacık bir his veren, eğlenceli ve huzurlu bir anime. Kiki, 13 yaşına geldiğinde ailesinden ayrılıp kendi başına bir hayat kurmak ve bir cadı olarak kendini kanıtlamak için yola çıkıyor. Aslında…devamı"Ben Çok İyi Bir Cadı Olucam!"
*Küçük Cadı Kiki, insana sıcacık bir his veren, eğlenceli ve huzurlu bir anime. Kiki, 13 yaşına geldiğinde ailesinden ayrılıp kendi başına bir hayat kurmak ve bir cadı olarak kendini kanıtlamak için yola çıkıyor. Aslında bu, onun için büyümenin ve hayata atılmanın başlangıcı..🧹
Animede cadılık anlayışı da çok sevimli. Geçmişte cadı avlarıyla, uğursuzlukla ve korkuyla özdeşleştirilen cadıların aksine burdaki cadılar toplumun içinde doğal bir şekilde yaşıyor. Cadıların siyah giyinmesi ve yanlarında siyah bir kedi olması da hoş bir detay ama pek Kiki'ye göre değil; çünkü o da diğer çocuklar gibi istediği her rengi giyebilmek istiyor.. ama maalesef cadı kuralları belli.. her cadının siyah bir kedisinin olması aslında normal insanlar için biraz korkutucu sjhjhh Bu anlayış günümüzde de mevcut saçma sapan 'siyah kedi uğursuzluk getirir' inanışları hjhjh ( Valla ben şahsen siyah bir kedi gördüğümde özellikle bana baksın diye sesleniyorum hahahhh Bahtımın karası daha ne kadar karalabilir sjhjhjj)
Bu arada cadıların bazı özelliklerini kendimde keşfettiğimi de söylemeliyim 😂 cadıların daima siyah giydiği meselesi mesela sjsjsj öğrendiğim anda kendimden şüphe etmeye başladım sjhjh Acaba ben de cadı mıyım? diye düşünmedim değil düşündüm ama sonra uçan bir süpürgemin olmadığı aklıma gelince düşünmekten vazgeçtim ama her cadının da uçan süpürgesinin olması şart değil bence hahahhh
Neyse....
animenin asıl güzelliği cadılıktan çok daha büyük bir yerde duruyor. İnsanın dışarıdan nasıl göründüğünden ziyade içindeki gerçek güç, ne için çabaladığı ve bunu hangi amaçla yaptığı önemli..:)
Baskının, korkunun ve "şöyle olmalısınların" olmadığı, herkesin kendi yolunu bulmaya çalıştığı bu dünya gerçekten çok güzeldi. Barbie ya da Peri olduğumu düşünen küçük çocuklar belki hayal kırıklığına uğrayacaklar ama keşke ben de cadı olsaydım 😂 Belki de gerçekten cadıyımdır, uçan süpürgesi olmayan cadılardan hahahhh
uni hayatı çok relaxmıs ya sabah dersim vardı gittim hoca 20 dk bişiler konustu sonra cıktık şimdi diğer dersimi bekliyorum o da seçmeli zaten muhtemelen çok surmez umarım haftaya bu laflarımı üç saatlik derslerle yememiş olurum❤
Spoiler içeriyor
Jurassic park ve fortnite vari bi film olmuş mahallenizin 200 milyon yıl öncesine gittiğini ve zaman da yolculuk yaptığınızı düşünün tekinsiz ve vahşi hayvan ve dinazorlarla baş etmek zorundasınız bence ilerde kült film olur şimdiden iyi seyirler.
“Are you the strongest because you’re Saturo Gojo, or are you Saturo Gojo because you’re the strongest? If I were able to become you for a moment, this foolish idea would become a lot more grounded and real, don’t you…devamı“Are you the strongest because you’re Saturo Gojo, or are you Saturo Gojo because you’re the strongest? If I were able to become you for a moment, this foolish idea would become a lot more grounded and real, don’t you think?”
Piyanist 8.5/10 II. Dünya Savaşı sırasında Polonya’da yaşayan piyanist Władysław Szpilman’ın mücadelesini anlatıyor. Savaş filmlerinden farklı olarak büyük kahramanlık hikâyeleri yerine hayatta kalmaya çalışan tek bir insanın çaresizliğini anlatıyor. Sessiz, ağır ve gerçekçi bir film. Finali de uzun süre akılda…devamıPiyanist 8.5/10
II. Dünya Savaşı sırasında Polonya’da yaşayan piyanist Władysław Szpilman’ın mücadelesini anlatıyor.
Savaş filmlerinden farklı olarak büyük kahramanlık hikâyeleri yerine hayatta kalmaya çalışan tek bir insanın çaresizliğini anlatıyor. Sessiz, ağır ve gerçekçi bir film. Finali de uzun süre akılda kalıyor.
Bazen insanın hayatta kalması için tek ihtiyacı olan şey umuttur.
Çünkü Üşüyorum..
• Bahçenize herkes girmesin, ektiğiniz çiçekleri herkes görmesin. Siz sadece çiçekleriniz için lazım gelen bakımı yapın, gerekli özeni göstermeye dikkat edin. Bahçenizin başkalarının ayakları altında çiğnenmesine izin vermeyin, bu çok sevdiğiniz biri bile olsa, mesafesinin farkında olsun. Kendine saygı duyan…devamı• Bahçenize herkes girmesin, ektiğiniz çiçekleri herkes görmesin. Siz sadece çiçekleriniz için lazım gelen bakımı yapın, gerekli özeni göstermeye dikkat edin. Bahçenizin başkalarının ayakları altında çiğnenmesine izin vermeyin, bu çok sevdiğiniz biri bile olsa, mesafesinin farkında olsun. Kendine saygı duyan birine saygı göstermek daha kolaydır.
• “Bana karşı büyük hatalar yaptın. Sana çok kırgınım ve bütün bu olanlardan dolayı da çok üzgünüm ama yine de ilişkimiz düzelsin, eskisi gibi olalım istiyorum” dediniz.
Şu cümlelerinizin her harfinin üzerine oturmuş o ağır değersizlik hissiyle yüzleşin lütfen.
• Sevilme ihtiyacı karanlık bir kuyudur. Çocuk yaşta açılan ve zamanla giderek derinleşen karanlık bir kuyu…
Kuyunun içini doldurmak için yaşam boyu ne gerekiyorsa ve ele ne geçiyorsa fütursuzca fırlatılır o boşluğa. Hayır diyemeyenlerin çoğunun en büyük kaygısıdır sevilmemek. Onlar hep birbirlerini kaybetmekten, kırmaktan, üzmekten korkarlar ama temelde en büyük korkuları karşısındaki kişi tarafından sevilmeyeceğine şartlanmasıdır.