İlk yarısı ilk filmdekiyle nerdeyse aynı başlaması çok tembelce olsa da 2. Yarısı da bir o kadar yaratıcıydı. 2. Yarısı bana Resident Evil havası vermesi de çok hoşuma gitti...
Şu sıralar ne yaşıyorum nasıl hala ayaktayım bende bilmiyorum. Bir haftadır doğru düzgün iştahım yok tüm günü bir kahvaltıyla bitirmeye başladım. Sürekli mide bulantısı baş ağrısı başladı. Bunların hepsine tahammül edebilirim ama artık gündüzleri de bi anda gözlerim dolmaya başladı…devamıŞu sıralar ne yaşıyorum nasıl hala ayaktayım bende bilmiyorum. Bir haftadır doğru düzgün iştahım yok tüm günü bir kahvaltıyla bitirmeye başladım. Sürekli mide bulantısı baş ağrısı başladı. Bunların hepsine tahammül edebilirim ama artık gündüzleri de bi anda gözlerim dolmaya başladı ve ben buna tahammül edemem. İçimde yeniden kendimle savaşmaya başlıyorum ama bir kez daha galip gelebilir miyim emin değilim.
Hepimizin meşhur "drei glaser" sahnesiyle bildiğimiz bir film. Yoğun gerilimi, sürükleyiciliği ve müthiş oyunculuklar filmi ön plana çıkarıyor. Zaman zaman uzun diyaloglarıyla seyirciyi sıksa da olayların nasıl sonuçlanacağını merak ettirdiği için son ana kadar ekranda tutmayı başarıyor. Yapım Yahudi yanlısı…devamıHepimizin meşhur "drei glaser" sahnesiyle bildiğimiz bir film. Yoğun gerilimi, sürükleyiciliği ve müthiş oyunculuklar filmi ön plana çıkarıyor. Zaman zaman uzun diyaloglarıyla seyirciyi sıksa da olayların nasıl sonuçlanacağını merak ettirdiği için son ana kadar ekranda tutmayı başarıyor.
Yapım Yahudi yanlısı olmakla eleştirilmiş ve tarihsel gerçekliği yansıtmadığı yönünde pek çok eleştiri almış. Fakat ben Tarantino'nun bilinçli olarak yaptığını düşünüyorum ve bir yorumda görmüştüm: "gerçekte böyle olmadı ama keşke böyle olsaydı" fikri üzerine bu filmi yaptığını düşünüyorum. Bu nedenle gerçeklikten ziyade kurguya odaklanmak daha mantıklı olacaktır. Filmde ayrıca öne çıkan bir karakter var Hans Landa;
Çok etkileyici bir şekilde yazılmış bu karakter. Zekası, soğukkanlılığı.. Özellikle ilk bölümde sütü son derece kibar bir şekilde içip ardından gerilimi yükseltmesi etkileyiciydi. Son sahnede karakteriyle çeliştiğini görüyoruz. Kimse böyle bir sonu beklemiyordu.
Spoiler vermek istemiyorum o yüzden açıkça yazmayacağım fakat finale doğru, Hitler'in ve o kadar üst düzey kişilerin bulunduğu sinemada üç beş kişi haricinde doğru düzgün bir güvenlik önlemi alınmaması fazlasıyla mantıksızdı. Hiçbir şüphenin oluşmaması, olayların bu kadar kolay gerçekleşmesi fantastik olmuş.
Yine de filmi aksiyonu ve oyunculukları öne çıkarıyor. Ayrıca filmde farklı dillerin kullanılması filmi kaliteli kılmış.
8/10
"Şampiyon olmak demek, bir gün kaybedeceğini bildiğin halde koşmaya devam etmek demek." "Bu işin büyüsü nedir biliyor musun? İki canlı birleşecek, ama sonuç iki olmayacak. Olabildiğim ilk gün o da sana teslim oluyor... Aşk gibi aslında, kendiliğinden olur. İkisinin de…devamı"Şampiyon olmak demek, bir gün kaybedeceğini bildiğin halde koşmaya devam etmek demek."
"Bu işin büyüsü nedir biliyor musun? İki canlı birleşecek, ama sonuç iki olmayacak. Olabildiğim ilk gün o da sana teslim oluyor... Aşk gibi aslında, kendiliğinden olur. İkisinin de bir şey yapması gerekmez. Ama bozulması için içlerinden birinin oyunun kurallarını çiğnemesi gerekir. Mesela biri diğerinin ne istediğiyle ilgilenmemeye başlar. Çünkü kendisiyle, kendi istekleriyle, sorunlarıyla meşguldür. Görüyordur, duyuyordur aslında ama görmemezlikten gelir."
"Bir artı bir eşittir bir. Aşk gibi aslında."
"Bizim için bazen tek mesele kazanmak oluyor. Öyle olunca da 'ya diğer yarısı kaybedersek?' diye diğer yarışa başlamak istemiyoruz."
Ortalama bir filmdi filmde ki insanları izlerken sinir krizi geçirdim hatta bazı yerleri ileri sardım işin kötü tarafı gerçek hayatta da böyle insanlar olmaya başladı ve onları ileri saramıyorum . Sonu daha anlamlı ve güzel bitebilirdi .
Çok iyi film. Oyunculuklar çok sağlam, hikâye de sürüklüyor. Rambo vari bir direniş tarafı var ama öyle aşırı şiddete boğmuyor. Esaretin Bedeli havasında, hapishanede geçen destansı bir hikâye.
Kızılderelileri aşağılayan filmelere tamamen karşı biri olarak bu film inanılmaz iyi. Ve bence çoğu tarihi kaynaktan daha gerçekçi. Kimler saldırgan, kimler masum… Çok iyi yönden ele almış bir filmdi. Bayıldım herkes izlesinnnnnnnn
~ Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat herşeyden habersiz , yaşayıp gidecektim. ~ Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır , ben onu kaybettim. ~ Otuz beş seneye yaklaşan ömrümde, ancak üç dört ay kadar yaşamış, sonra benimle…devamı~ Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat herşeyden habersiz , yaşayıp gidecektim.
~ Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır , ben onu kaybettim.
~ Otuz beş seneye yaklaşan ömrümde, ancak üç dört ay kadar yaşamış, sonra benimle alakası olmayan manasız bir hüviyetin derinliklerine gömülüp kalmıştım.
Kitabın ayrı bölümlerinden alıntıladığım aşağıdaki iki paragraf, günümüz Türkiye’nin özeti olsa böyle olurdu diyebileceğim paragraflar sanırım. Çünkü yaşadığımız tam olarak bu, uyuşmuş ve bu duruma alıştırılmış bir millet maalesef. Daha da acısı bu kitap yanılmıyorsam 1923 yılında yayımlanmış yani cumhuriyetimizin…devamıKitabın ayrı bölümlerinden alıntıladığım aşağıdaki iki paragraf, günümüz Türkiye’nin özeti olsa böyle olurdu diyebileceğim paragraflar sanırım. Çünkü yaşadığımız tam olarak bu, uyuşmuş ve bu duruma alıştırılmış bir millet maalesef.
Daha da acısı bu kitap yanılmıyorsam 1923 yılında yayımlanmış yani cumhuriyetimizin kurulduğu yıl. Yüz yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen aynı şeyleri yaşamak ve bu duruma hala ayıkamamış olmak benim için çok üzücü olmakla birlikte alıştırıldığımızın kanıtı niteliğinde.
“Devletlerin kuvvetlenmesi ve zayıflaması, milletlerin yükselmesi ve düşüşü, yalnız devlet adamlarının ehliyet ve iktidarından ya da dirayetsizliğinden ileri gelmez. Yönetenler iyi ve kötü, kahraman veya zalim olsun, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdır. Onlar milli ruhun birer kopyasıdır. Onlar halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, onu yönetenler de onun gibidir. İşte bundan dolayıdır ki, eskiden beri, ‘Her millet layık olduğu idareye ve idare adamlarına sahip olur,’ denilmiştir.”
"Milletimiz ne kadar büyük olduğunu sabır ve tahammülle göstermiştir. Aç kalır, soğuktan donar, yokluklar içinde yaşar; ama asla şikayet etmez, bunlara katlanmasını bilir. Bunlar, milletin sabırlı ve tahammüllü oluşundan coşkuyla söz ederek, milletin bu mecburiyetini sanki dinin bir emriymiş gibi kabul ederler. “
Dün bitirdim, güncele geç başlayıp sonra beklemem gerekti. Tamamiyle Wi Ha joon var diye izledim başrol kızımızı severdim lakin son dönemlerde bir hastalığa mı tutuldu nedir ayakta zor duracak hale geldi izleyesim gelmiyordu. Bu dizide çok donuk bi karakteri oynuyor,…devamıDün bitirdim, güncele geç başlayıp sonra beklemem gerekti. Tamamiyle Wi Ha joon var diye izledim başrol kızımızı severdim lakin son dönemlerde bir hastalığa mı tutuldu nedir ayakta zor duracak hale geldi izleyesim gelmiyordu. Bu dizide çok donuk bi karakteri oynuyor, baya tepkisiz bi kadın. Zor şeyler yaşamış ve bir cinayet şüphelisi ama insan kendinden emin de olsa öylece susmaz insani tepkiler verir. Wi ha joon bey ise bir sigorta şirketinde müfettiş, oyunculuğu tamamen gerçekçi geçiyor onu izlemek güzeldi ama bu kıza bişeyler oldu doğal bir oyuncuyken izlemekten keyif aldığım biri değil artık. Umarım eski haline döner. Dizi kötü değil bu arada, sürükleyici izletiyor kendini. Bir süre sonra gerçek katili de tahmin ettim. Sadece arada çok ruhsuz olduğu anlar oldu izlerken insan sinirleniyor. Herkes karakterini yaşıyor yansıtıyor olması gerektiği gibi.