İyi günler Raf ailesii.Umarım iyisinizdir.Buraya çocukluğumun yansıması aynı zamanda bazı uykusuz gecelerin yardımcısı bir diziyle geldim.Açıklama yapmayacağım.Bende çok hatırlamıyorum zaten.Sadece sevdiğim dizinin burada da kalmasını istiyorum✨
Arkadasım tam olarak bugun izlemeye basladi.Hemen dedim ki sakın bolumler arasini uzun tutmuyorsun ve nacizane fikrim yasanan olaylari tarihleriyle ve sirasiyla bir yere not al.Zaten baska diyebilecegim bir sey yok muthis bir yapim.Tek diyebilecegim sey dizinin yapimcilarinin Dark bittikten sonra…devamıArkadasım tam olarak bugun izlemeye basladi.Hemen dedim ki sakın bolumler arasini uzun tutmuyorsun ve nacizane fikrim yasanan olaylari tarihleriyle ve sirasiyla bir yere not al.Zaten baska diyebilecegim bir sey yok muthis bir yapim.Tek diyebilecegim sey dizinin yapimcilarinin Dark bittikten sonra başladığı "1899" yapimini keske devam ettirselerdi.Orda da hikaye cok farkli bir yere gidiyordu.Neyse mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
"We're perfect match don't ever believe anything else" -Dark
Bu kısa diziyi hiç olmaması gereken bir vakitte başlayıp bitirmiştim.Genelde gerçek hayatta yaşanan olayların yapıldığı dizi ve filmleri severim ama bu başka bir seviyeydi.Ciddili o dizinin atmosferine giriyorsunuz.Bitirdikden sonra YouTube'dan Çernobile giden insanların videolarini ve o tarihte yaşananların gerçek görüntülerini…devamıBu kısa diziyi hiç olmaması gereken bir vakitte başlayıp bitirmiştim.Genelde gerçek hayatta yaşanan olayların yapıldığı dizi ve filmleri severim ama bu başka bir seviyeydi.Ciddili o dizinin atmosferine giriyorsunuz.Bitirdikden sonra YouTube'dan Çernobile giden insanların videolarini ve o tarihte yaşananların gerçek görüntülerini izleyince bir kez daha anlıyorsunuz dizinin çok iyi olduğunu.İzleyin mutlaka
Çok kafaya takmak ve bunu bırakamamak da bağımlılıktır.Bir sınırı vardır ya hepten koyverip o eşiği atlayıp hiç kimseyi önemsemeyeceksin ya da aynı olduğun yerde sayacaksın.Ben o eşiği geçemeyecek kadar korkak ama yerimde saymaktan da bir o kadar bıkmış bir insanım
26/10/2025 Pazar Zaman.Satın alınamayan, yerine koyulamayan, geri getirelemeyen ve herkese adil olan.Sadece bunlarla kalmayıp iyileştiren,kötüleştiren,geliştiren,büyüten...Ve aklıma gelmeyen dolu şey.Zaman herkese adil işliyor bunda hemfikiriz.Peki zamanı yeterince kullanabiliyor muyuz? Bu aralar bir hayli hızlı akmakta kendileri.Her sene her geçen zaman bir…devamı26/10/2025 Pazar
Zaman.Satın alınamayan, yerine koyulamayan, geri getirelemeyen ve herkese adil olan.Sadece bunlarla kalmayıp iyileştiren,kötüleştiren,geliştiren,büyüten...Ve aklıma gelmeyen dolu şey.Zaman herkese adil işliyor bunda hemfikiriz.Peki zamanı yeterince kullanabiliyor muyuz? Bu aralar bir hayli hızlı akmakta kendileri.Her sene her geçen zaman bir öncekinde daha az hissedilir daha kısa olmaya başladı.Eskiden demek istemiyorum ama cidden eskiden günler bitmek bilmezdi.Sabahtan öğleye gelinceye kadar dolu şey yapardık.Anca öğlen olurdu.Öğle yemeği öğle uykusu derken saat 5 olsa da dışarı çıkıp oynasak diye dakika sayardık.Saat 5 oldugunda ver elini dışarı 8'e kadar sürekli oyun oynardık.Hiç de geçmezdi zaman.Bi 3 saat bu kadar mı uzun sürerdi.Sürüyordu işte.Git gide bunları kaybetmeye başladık.Büyümek dediler başta ama eminim ki öyle bir şey değil bu.Büyümek buysa lanet olsun büyümek istedigim zamanlara :) Sonra zamanın bizden aldıkları ve verdikleri var.Verdiklerinden bahsedecek olursak öğrenmeyi öğreniyoruz.Büyümeyi, birey olmayı.Birey yani insan olmanın özünü öğreniyoruz.İnsan olmanın öyle sadece nefes alıp vermek olmadığını.Yaşamanın o olmadiğini öğreniyoruz.Acısıyla tatlısıyla dostluklar kazanıyoruz.Sevip seviliyoruz.Ama her güzel şeyin sonu oldugu gibi bunların da sonu olmaya başlıyor.Zaman almaya başladığı zaman ise geri dönüşü olmayan bir yola çıkıyoruz.Bizden bazen sevdiklerimizi bazen hayallerimizi bazen kendimizi alıyor.Sonra bir tur onlara alışmakla geçiyor.O zaman da biz zamandan yiyoruz.Garip bir kısır döngü işte.Sadece şunu diyebilirim ki geri kalan zamanda cidden insan olmanın özüne inmek istiyorum.Cok da abartmadan ama.En önemlisi sevmek ve sevilmek bence.Bunu sadece insan özelinde algılamayın.Bir işi sevmek de aynı şeydir bir insanı da.İlerde geriye dönüp bakınca keşke dememek bütün mesele zaten.Zamanın kıymetini bilmek gerek.Anın tadını çıkarmak lazım.İnsanız sonuçta :)
22/10/2025 Çarşamba Umutlar,çekinceler,keşkeler ve belirsizlikler.İnsan olmanın ötesinde değil özündeki duygular.Bazen ne hissettiğini bilemez, bildiğin hâlde hoşuna gitmediği için kabul edemezsin.Zaten çoğu kimsenin yaptığı da bu değil mi? Mantığın bildiğini kalp kabul etmez ve sürekli bahaneler arar.Çünkü canı yanar.Körü körüne yanlışa…devamı22/10/2025 Çarşamba
Umutlar,çekinceler,keşkeler ve belirsizlikler.İnsan olmanın ötesinde değil özündeki duygular.Bazen ne hissettiğini bilemez, bildiğin hâlde hoşuna gitmediği için kabul edemezsin.Zaten çoğu kimsenin yaptığı da bu değil mi? Mantığın bildiğini kalp kabul etmez ve sürekli bahaneler arar.Çünkü canı yanar.Körü körüne yanlışa gider.Bu da insan olmanın özündeki duygulardan biri.Ve asıl sorun bunların sonuçlarına katlanmaya başladığında başlar.Hele ki kendinden ödün vermişsen.İşte o zaman geri dönülemez bir kor yüreğinde yanmaya başlar.Köz olana kadar da yanmaya devam eder.Bu süreç de kısa bir süreç değildir ha.Böyle okkalı bir dönüşüm gibidir.İnsanı değiştirir dönüştürür.Böyle böyle kavrulursun işte de giden senin duygularına olur o zaman.Bir şey hissedemez kendine bir değer veremez ve üstüne üstlük kendini aşağılamaya başlarsın.Yani mantığın kazanırken kalbin kaybetmeye başlar sırf başta hissettigi için.İşte budur tüm olay.Bütün yanlış duygularımızı yanlış insanlarda yanlış zamanlarda harcarız.Gerçeğine kalamayacak kadar.İşte böyledir hayat.Sanırım tüm bunlari yaşamamak için en iyisi kendi yoluna devam etmek hiçbir şeye takılmadan :)
19/10/2025 Cumartesi Mutluluk neydi? Nasıl elde edilirdi? Kendin mi inşa ederdin tuğlalarını teker teker taşıyarak? Yoksa zaten sana verilmiş bir şey miydi? Yani seninle beraber gelen ve gidecek olan mıydı? Bilmiyorum.Uzun zamandır bunun cevabını dışarıdan biraz bilinmez bir şekilde, içimde…devamı19/10/2025 Cumartesi
Mutluluk neydi? Nasıl elde edilirdi? Kendin mi inşa ederdin tuğlalarını teker teker taşıyarak? Yoksa zaten sana verilmiş bir şey miydi? Yani seninle beraber gelen ve gidecek olan mıydı? Bilmiyorum.Uzun zamandır bunun cevabını dışarıdan biraz bilinmez bir şekilde, içimde ise çokça irdeliyorum. Bazen bu dünyayı çok abartıyormuşuz gibi geliyor.Yani yaşamak oyun gibi.Oyun bitince her şey bitecek zaten.Ama bazen de o kadar anlamlı geliyor ki.İnsan olmak günden güne o kadar zorluyor ki.Hele ki empati yeteneğiniz üst seviye ve düşünceleriniz çok derin ise.Hiçbir şey zaten göründüğü gibi değil.Karşınızdakinin hareketlerinden ne kadar aksini iddia etse de bunu anlayabilirsiniz.O göstermediğini zanneder ama bütün hareketleri asıl olana işarettir.Ben ise gerçekleri bu kadar görmekten çok yoruldum.Gelişine yaşamayı ne kadar da çok isterdim.Bir zamanlığına takıntılarımı bırakmayı, sinirlenmemeyi öğrenmeyi, düzeltemeyeceğim bir şey için kendimi yıpratmamayı. Bakın bunlar da bir çağrı aslında.Sadece gösteriş biçimi farklı.Tekrar diyorum insan olmak zor.Küçükken büyümenin büyülü bir şey olduğunu zannederdim.Hep büyümek ve çevremdeki sorunları halledip sorunsuz olmayı dilerdim.Ama öyle değilmiş.Büyüyünce kendi sorunların oluyormuş peşinden de eski sorunlar geliyormuş.Kısacası insan olmanın doğasında sorun varmış.Sorunsuz ilerleyemiyormuşsun. Ve ben ki sadece sakince durmak istemiştim.Aklımda hep bir yerlerde bir şeylerin çalması insana yük de olabiliyormuş.Kendini dinlemek gerekmiş.Kalp her zaman doğruyu hissetmez, akıl her zaman doğru olanı bulmaz, mantık ise her zaman devreye giremezmiş. Bunların hepsiyle yüzleşip kendin olmak, kendini dinlemek gerekiyormuş.Geçecek herhalde ya hep böyle devam edecek hali yok ya :)
izledikten sonra travma yaratmasın diye sürekli elimle yüzümü kapattığım ve ona rağmen çığlık attığım için arkadaşımla gülme krizine girdiğimiz bir filmdi.İzleyin korku dolu