kanla kirlenmiş evrak karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. aşklarım, inançlarım işgal altındadır tabutumun üstünde zar atıyorlar cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar denize yaklaşınca kumlar ve çakıl taşları geçmiş günlerimi aşağılamaktadır. karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.…devamıkanla kirlenmiş evrak
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
aşklarım, inançlarım işgal altındadır
tabutumun üstünde zar atıyorlar
cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır
toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar
denize yaklaşınca kumlar ve çakıl taşları
geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
ve rüzgar buruşturuyor polis raporlarını
kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar
bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden
çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satırları arasında.
gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin
küfre yaklaştıkça inancım artıyor.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.
1972
- ismet özel
.
hâlâ aşklarım ve inançlarım işgal altındadır. yurdum selâm yurdu olana dek cebheye doğru koşmaya, ulaşabilirsem ön safdan ayrılmamaya ve tabii ki savaş meydanında kâfirin süngüsünün ucunda bırakdıklarımı dönüp almaya niyet ediyorum. gayrı niyet etdim allah rızâsı için şu çayı demlemeye.
benim için ghibli'nin çoğu filminden daha zevkliydi, çok kıymetli ve acîb bir film fikrimce ancak ba'zı ayrıntılar sebebiyle çocuk filmi olmadığını da belirteyim. filmi @uzumakisora ile berâber seyretdik (aramızda şehirler olsa dahi) ki bu da filmin keyfine keyif katmış olabilir.…devamıbenim için ghibli'nin çoğu filminden daha zevkliydi, çok kıymetli ve acîb bir film fikrimce ancak ba'zı ayrıntılar sebebiyle çocuk filmi olmadığını da belirteyim.
filmi @uzumakisora ile berâber seyretdik (aramızda şehirler olsa dahi) ki bu da filmin keyfine keyif katmış olabilir.
ne yaşarsak yaşayalım biz biz gibi kalamıyorsak vardığımız çözüm çözüm değildir. allah bizi gâvurlaşmakdan da, her türlü fransızlaşmakdan da, amerikanlaşmakdan da, sömürgecileşmekden de, odunlaşmakdan da, insana köleleşmekden de, hayvanlaşmakdan da, canavarlaşmakdan da, siyonistle tokalaşmakdan da, zâlimin yanında olmakdan da muhâfaza eylesin. âmîn.
göğsümüzün kıllarını koparalım, şiir yapalım; saçlarımızı uzatalım, kilim yapalım; çok sevelim, örtü olsun sevgimiz de hırkamız da abamız da sevdiklerimize; fikrimizi uzatalım, otağ yapalım ama günü görebilelim, yıldızları görebilelim ki doğru yolda mıyız bilelim.
"külâhın sat yine lâkin yokuncul olma nâmerde
cihânda kelle sağ olsun külâh eksik değil merde"
- necîb (sultan üçüncü ahmed.)
.
.
beş numara, duâtepe, istanbul
yirmi bir şevval bin dört yüz kırk altı, cum'artesi
|hayde!
hâlâ çivi: "çünki tuna elden gidince vatan kalmıyor" - nâmık kemâl . . . "saatın əqrəblərini zamandan ayırarsan"¹ . ve kitap idrâke sürüyor, derin düşünmek zorunda kalıyorsun; hayâtın içinde gözlemci kalmamak. cemil meriç fildişi kulesinden gecikmiş bir haykırışın girdâbına sokuyor…devamıhâlâ çivi:
"çünki tuna elden gidince vatan kalmıyor"
- nâmık kemâl
.
.
.
"saatın əqrəblərini zamandan ayırarsan"¹
.
ve kitap idrâke sürüyor, derin düşünmek zorunda kalıyorsun; hayâtın içinde gözlemci kalmamak. cemil meriç fildişi kulesinden gecikmiş bir haykırışın girdâbına sokuyor sığistanın dâimi vatandaşlarını yani bizi.
sürükleyiciliğin damarlarıma işlemesi, bir tür serum benim için.
.
"sözlerim gerçektir
yüreğim kardeştir her zaman"²
.
.
¹okaber; çağır gəlim, 2016
²pentagram; sonsuz, akustik konser 2017, 2022
ya'nisi: bomba
beş safer bin dört yüz kırk dört perşembe bir eylül iki bin yirmi iki
son tanzim: yirmi ramazan bin dört yüz kırk altı
deste 1.01 يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُطٖيعُوا فَرٖيقًا مِنَ الَّذٖينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ اٖيمَانِكُمْ كَافِرٖينَ ﴿١٠٠﴾ âl-i imrân 100 - ey îmân edenler! kendilerine kitab verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, îmânınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar. ........................................................................ izm'ler…devamıdeste 1.01
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُطٖيعُوا فَرٖيقًا مِنَ الَّذٖينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ اٖيمَانِكُمْ كَافِرٖينَ ﴿١٠٠﴾
âl-i imrân 100 - ey îmân edenler! kendilerine kitab verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, îmânınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.
........................................................................
izm'ler idrâkimize giydirilmiş deli gömlekleridir. irtibatları menşe'lerinden geliyor. hepsi de avrupalı.
- cemil meriç, bu ülke
şâhidlik ederim ki allah büyükdür, hepsinden daha büyükdür. . . denizsiz, ekrem abi'yi bulduğumuz yer beş şa'bân bin dört yüz kırk altı, pazarın ertesi ................................................................................................................................................ "Âh ah! Rosa Parks'ın nefretiyim; hokkasıyım Hasan el-Bennâ'nın ve vicdânımda hicrânım taşıyor, duydur beni uydurma…devamışâhidlik ederim ki allah büyükdür, hepsinden daha büyükdür.
.
.
denizsiz, ekrem abi'yi bulduğumuz yer
beş şa'bân bin dört yüz kırk altı, pazarın ertesi
................................................................................................................................................
"Âh ah!
Rosa Parks'ın nefretiyim; hokkasıyım Hasan el-Bennâ'nın ve vicdânımda hicrânım taşıyor, duydur beni uydurma kapalıkarşı esnafına, bilirim sen beni bilirsin. Gel dedin mi gelirim de "de"lerimi al, gel de geleyim, n'edeyim âcizim bendenim ya sen alîmsin habîrsin de ben külliyen habîsim ve bak yâ rabbim ben de geçtim köprüden düşdüm de küskünce delirdim düzgünce delirsem n'olurdu sanki ha yine yanına gelirdim, de mi?
Biraz zamân geçer amân da ses etme hâ bunun hesâbı yâr uzun daha, gönlüm bahâr ammâ nefsim de var: Buyrun hazân, efen'im yine hazân!
..."
Âh ah!/ İN-san
.
.
ekmek arası Yaşar dondurması
yirmi dört şaban bin dört yüz kırk dört perşembe on altı mart iki bin yirmi üç
........................................................................
"Bir de sabahın ayaz vakitlerinde sırtta çanta
Gözlerimde onca yorgunluk
Küfür dudaklarımda
Yaşamın sırıtan o güneşi buz misali soğuk
Çehremin ifadesinde hep matem
Bakışlarım donuk bu odada hep
Kırık bir pencereydi dışarı açılan ufuklarım
Ben rahat mıydım?
Onca dikenin ortasında bunca yanlış sonrasında
Mozz, haydi şimdi söyle aklın hangi yolda?"
Mozole Mirach, Angelistic, Sert Ünsüzler(Da Poet ve Raziel'le berâber)
.
.
bal kaymak dondurma
üç şaban bin dört yüz kırk dört perşembe yirmi üç şubat iki bin yirmi üç
........................................................................
"Bu kitap hakkında her zaman aynı yorumu yapıyorum, yine aynısını yapacağım: Bu kitap okuduğum en sürükleyici şiir kitabı ki şiir kitabı normalde baştan sona okunmaz ve sürükleyici sıfatı şiir kitapları için kullanılmaz ancak ben aşırı zevk alarak, aşırı hızlı bi' şekilde bu kitabı iki kere bitirdim ki ben kitapları normalde tekrar okuyan bi' insan da değilim.
Kısaca: Tavsiyemdir efendim."
demişim daha önce, şimdi fark ettim ki çok büyük bi' kusûru var kitabın. Kesinlikle içinde çok az şiir var, Şiir Avcısı kesinlikle avladıklarının çoğunu koymamış sofraya. Diğer şiirlerine nerelerden ulaşabilirim, biliyor musunuz?
dönüşüm (uzun hikâye)/ in fragman 1: "- ben artık amerikalı olmak istemiyorum." . . yeşil oda, merkezefendi, denizli üç rebîülevvel bin dört yüz kırk altı
kalktı göç eyledi/ muharrem ertaş (1998) 1. kalktı göç eyledi avşar elleri: aman! geldik beyim, yürüdük yürüdük yürüdük ve geldik. duranlara selâm olsun, uyurlara selâm olsun, biz yürümeye devâm edeceğiz. . . yeşil oda, merkezefendi, denizli yirmi dört safer bin…devamıkalktı göç eyledi/ muharrem ertaş (1998)
1. kalktı göç eyledi avşar elleri:
aman! geldik beyim, yürüdük yürüdük yürüdük ve geldik. duranlara selâm olsun, uyurlara selâm olsun, biz yürümeye devâm edeceğiz.
.
.
yeşil oda, merkezefendi, denizli
yirmi dört safer bin dört yüz kırk altı çârşenbe, yatsı