insan, zaman zaman bazen de çoğu zaman kendi içinde kendisiyle çatışıyor, fikir ayrılığı yaşıyor. evet, yaşıyoruz. ama kim olduğumuzu gerçek mânâda bilebiliyor muyuz? ben bilemiyorum. Zehra karakterini izlerken kendime dair bir çok şeye rastladım. bu "şey" ne tam olarak bilmiyorum.…devamıinsan, zaman zaman bazen de çoğu zaman kendi içinde kendisiyle çatışıyor, fikir ayrılığı yaşıyor. evet, yaşıyoruz. ama kim olduğumuzu gerçek mânâda bilebiliyor muyuz? ben bilemiyorum. Zehra karakterini izlerken kendime dair bir çok şeye rastladım. bu "şey" ne tam olarak bilmiyorum. fakat karmaşa, kaygılarımız, endişelerimiz, bir yere sığamayışlarımız ve duygularımız benzer yöne yuva yapmış. kendisini anlatamamasının verdiği huzursuzluğu ve agresif tavırları beni yansıtıyordu.
dizinin şiirsel havasına bayıldım. dizinin bazı kısımlarını izlerken beni alıp götürüyordu. yerine geç bıraktı. bazı yerlerde de düşüncelere dalıp gittim. "daha önce tanıyorum sanki" hissiyle izledim diziyi.
her karakterin farklı hikayesi ve ayrı bir havası vardı. oyuncuları ve karakterleri çok beğendim. finalde karakterler daha iyi, hissettiğim şekilde anlatıldı.
mini bir dizi olduğu için daha rahat izledim. fakat bazı şeyler eksik kaldı. mesela geçmiş. çoğu karakterin geçmişini izlemek isterdim. ve Zehra karakterini de daha fazla izlemek isterdim. umarım 2. sezon olur. böyle bitsin istemem.
spoi oluyorlar mı bilmiyorum ama yine de -SPOİLER-
Zehra ve Harun... bu ikiliyi çok sevdim. beraber çok tatlılardı. biraz birbirlerini tanıma fırsatı verselerdi daha anlaşılır olabilirlerdi birbirleri için. yine de bir şekilde birbirlerini anladılar ve birbirlerinin yanlarında oldular. çok güzeldi.
Aylin ve Nesrin... onların olduğu bölüm bana aşırı işledi. diziyi izlerken bir yandan da düşüncelere daldım. içime içime işledi.
daha derinden izlemek isterdim onları. geçmişlerini çok merak ediyorum. aralarındaki ilişkiyi tam olarak anlayamadım. ama tek anladığım şey birbirlerine olan kırgınlığın özlem duygusuyla harmanlanması.
ailelerimizin hayatlarımıza olan etkisini bir kez daha Emel karakterinde gördüm. bir insan bu hâllere her zaman kendi başına gelmiyor. ya da kolay bir şekilde gelmiyor. bir ömür ve o ömrü nasıl yaşayacağını bilemiyorsun. bunun arkasında genellikle aile olur. Emel'i de az çok anladım, hissettim. neredeyse tüm karakterleri bir parçada olsa hissettim. empati kurmama gerek kalmadan hissetmek bir nebze üzdü tabii beni.
Kur'an okuduğu sahne o kadar güzeldi ki... demek ki okumayı biliyor. çok güzel okudu, içime dokundu. 🥹
-
9/10 veriyorum. bazı yerler eksik kaldı benim için. ama yinede 10/10 bir dizi olduğunu değiştirmiyor. fazlasıyla anlamlı, içime dokunan, düşüncelere daldıran bir diziydi. iyi ki izledim.
-
dizide içime işleyen bazı kısımları kaydettim.
"burasının senin evin olduğunu söylüyorlar Allah'ım. doğru mu? sen evlere sığar mısın ki? bende sığmıyorum merak etme. yine sığamadım bir yerlere ve sığındım bu ermeni baylan ailesinin yaptığı müslüman mabedine. ama sanki bu şehre sığdım. sığdırdım kendimi. çünkü bu şehirde "ilerleyelim arkada boşluklar var" diye bağırıyor birileri. birileri dakik olmak için hayatı yakalama ihtimalimi çalsa da. ben galiba o metrobüs şoförlerinin umuduna tutunuyorum. arkalarda bir yerlerde boşluk olduğuna dair o umuda sığıştırdım kendimi."
"aslında boşlukta kapladığım yer bu işte, bir bavul. güvenliğe bırakırım sabahları kendimi, ders çıkışı alırım işte. sen benim evim olursun. yuvam ve kabuğum. kabuğum ve yuvam. ben senin etli, sulu, canlı tarafın olurum. bir deniz minaresi gibi uzatırım ellerimi, kollarımı sokaklara. kendine ait bir bavul, bir kabuk. bir odası ışık, durduğum sokaklarda. hayatıma kabuklu hayvan olarak devam etmeye karar verdim, evet. anne ben bavul oldum."
"- şahit olmak için yaşıyoruz demiştin ya. peki ya günahlara şahit oluyorsak? o zaman ne yapar insan?
+ o zaman tövbe eder. bazen sarsılsa ne yapacağını bilemez bir hâlde olsada her zaman bir ümit olduğunu bilir. senin için bağrını açmadık mı? indirmedik mi senin sırtından o yükünü? o sırtında gıcıdırdamakta olan ve sana eziyet veren yükünü. senin şanını yüceltmedik mi?demek ki zorlukla beraber kolaylık var. evet, zorlukla beraber bir kolaylık var. o hâlde boş kaldığımda yine kalkıyorum. ancak Rabbinden ümit et, hep ona doğrul."
"bırak birilerinin kalbi kırılacaksa kırılsın. sen ne istiyorsun? kimsenin ne dediğinin bir önemi yok."
"hem nereye gidersen git arkanda bıraktığın şehir hep arkandan gelir."
"cenge, ispata, korkuya, koşuşa değil. ışıl ışıl bir arayışla ben ancak keşfe ve şehadete geldim."
"belki de o yüzden hep kaybetme duygusuyla yaşadım. o yüzden biraz uçarı ve kaçıklıyım. her an yok olacak gibi hissediyorum. ama biliyorum eğer ben geldiysem dünyaya, korkumu yenmek için. çünkü biliyorum ki bunlar yaşadığımız hayatın sonucu değil. yaşadığımız hayat bu hissi sebebi sadece."
"ve artık hangi toprakta büyümek istediğimi bilmiyorum bile. tek bildiğim gezinmek kendimde, tutunmak bir söze."
"felaketler eğer her şey yolunda giderken bir duraksa, mucizelerde bazı kayboluşların güzergahındadır. bunu kim bilebilir. benim tek bildiğim ben yine benim Zehra."
-